Muhteşem Yüzyıl Tartışmasının Düşündürdükleri

muhtesemyuzyilMalumunuz Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Muhteşem Yüzyıl dizisini eleştirince yeni bir tartışma daha başlamış oldu. Yaklaşık bir haftadır gündemden düşmüyor. Bu tartışma aslında yeni değil, daha önce de Nur Cemaati lideri Fethullah Gülen Hocaefendi diziyi eleştirmişti.

Okumaya devam et

Kişisel Gelişimi Konumlandırabilmek

Sanayi devrimi ve şimdi digital devrimle birlikte insanoğlunun günlük hayatında çok köklü değişiklikler oldu. Özellikle yaşadığımız son 30 yıllık baş döndürücü Teknolojik gelişmelerden dolayı “Harikalar Asrı” nitelemesi yapan insanlar var. Bu süreçte fabrikalar, şirketler, gökdelenli modern şehirler, televizyon, mobil aygıtlar, uydu, sinema, müzik, sosyal medya,  derken günümüz insanı kendisini bir anda Alice Harikalar Diyarı‘nda buluverdi.

Okumaya devam et

Amerikan Halkı’nın Liderlik Kültürü

Barack Huseyin Obama Mitt Romney’e karşı verdiği mücadelesinde 303’e 206  oyla Amerika Birleşik Devlet’lerinin Başkan’ı olarak tekrar seçildi. Aslında bu seçimle ilgili analizlerimi yazacaktım ama sonradan vazgeçtim. Bu büyük devletin yapısı ve modeliyle ilgili yazılar yazmayı daha makul buluyorum. Evet ABD’de her şeyin bir modelini kurmuşlar, sistem oldukça oturmuş, bir Başkan gelir diğeri gider ama liderlik modeli değişmez.

Okumaya devam et

Popüler Kültürü Yeniden Şekillendirmek

Bu sıralar Bulut Atlası (Cloud Atlas) filminin yarattığı etki konuşuluyor. Filme gidenler hayranlıklarını gizleyemiyor. Farklı kurgusu ve senaryosuyla insanları büyülemeye devam ediyor. Şahsen ben de filme gittikten sonra felsefesiyle ilgili yazı yazmak ihtiyacı hissettim. Dünyanın gündemindeki son derece farklı bir filme kayıtsız kalamazdım.

Okumaya devam et

Cloud Atlas Felsefesi

Matrix’in yönetmenleri Lana and Andy Wachowski kardeşler ve “Run Lora Run” ın yönetmeni Tom Tykwer en zor senaryo kurgusuna sahip Cloud Atlas filmi için biraraya  geldiler.

David Mitchell tarafından yazılan  roman uyarlama olarak $100 milyon bütçelik filmle beyaz perdeye taşındı. Büyük bir merakla ben de bu filme dün gittim.

Okumaya devam et

Yeni Medya Düzeni’nde Savaşı Kim Kazanacak

Bir kaç hafta önce gözden kaçan çok önemli bir olay yaşandı. 20 gazete ortak bir kararla ‘‘Korsan Gazeteciliğe Hayır’ bildirisini yayımladılar. Bildiride kaynak gösterilse dahi, fotoğraf, yazı gibi herhangi bir içeriği kullanmanın emek hırsızlığı olduğu vurgulanıyordu. Halbuki Bilişim Avukatı Gökhan Ahi’ye göre gazeteler suç işliyordu.

Okumaya devam et

İngilizce’nin Nazikçesini Öğrenebilmek

Louisiana eyaleti yıllarımda New Orleans’ta bir Pizza lokantası işleten Türk işveren arkadaşım bana ilginç bir anısını anlatmıştı. Lokantadaki Amerikalı çalışanlar Türk’leri nezaketsizlikten dolayı kendisine şikayet etmişler. Türk çalışanların çok kaba ve sert konuştuğunu iddia etmişlerdi. O da hiç bir şey yapamamıştı.

Okumaya devam et

Felix Baumgartner’dan Öğrendiklerimiz

Dile kolay 39 bin metreden atlamak, uzaydan dünyaya atlamak. İnsanlık tarihinde bütün dünyanın gözü önünde imkansızı başarmak, sınırları aşmak. Dünyanın tepesinde, uzayın sınırında bir kapsül içinde hissedilen duyguları ekstrem sporcu Felix Baumgartner kadar anlayamayız. Ancak onun bu başarısında şimdiye kadar izlediği yöntemleri anlamamız ve ders çıkarmamız pekala mümkün.

Okumaya devam et

Taken 2 ve Hollywood’un Türk’lerle İmtihanı

Filmin fragmanını gördüğümde çok heyecanlanmıştım. İlk defa güçlü İstanbul vurgusuyla bir Hollywood filmi çekilecekti ve bütün dünyada gösterime girecekti. Gece yarısı ekspresi filminin yaptığı tahribatı bu film düzeltecek biz Türk’leri gururlandıracaktı. Liam Neeson gibi ünlü bir aktörün oyunculuğuyla sinema salonlarında zevkli dakikalar geçirecektik.
Okumaya devam et

Facebook biter mi?

Şimdiye kadar Facebook’un üye sayısı ile ilgili haberler çok fazla yapıldı. En son 1 milyar kullanıcıya ulaşmasıyla birlikte bilindik “Facebook biter mi” tartışması yine başladı. Ne zaman Facebook haberi çıksa yorumlara bakın insanlar Facebook’un artık biteceğini iddia ederler. Zaman tünelinden tutun artık eskisi gibi zevk vermediğine kadar haklı bazı yorumlar yaparlar.

Okumaya devam et

Girişimcinin Acziyet Silahı

Yazılarımı okuyanlar bilirler, çoğunu Amerika’dan yazsam da kendi Türk kültürümüze göre şekillendirmeyi tercih ederim. Günümüzde teknoloji, kişisel gelişim, seminerler, cep telefonları, filmler, şarkıcılar, aktörler, aktrisler, futbolcular her ne popülist tüketim kültürü varsa batıdan veya Amerika’dan bize intikal etmiştir.
Okumaya devam et

Mark Zuckerberg’ün Kişilik Özellikleri

Son beş yılda iki kişi dünyanın dengesini bozdu. Birincisi Apple’ın kurucusu Steve Jobs bir diğeri de Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg. Birisi mobil alanda çığır açarken diğeri de İnternet’te yeni kültür sosyal medyanın mucidi. Steve Jobs hakkında çok şeyler yazıldı çizildi ancak Zuck hakkında daha çok Facebook ön plana çıkartıldı ve kişiliği geri planda kaldı. Kanımca Zuck hakkında elde edindiğimiz bilgi popülist Social Network filminden başka bir şey değil.
Okumaya devam et

Devir yerel girişimci devri

Son zamanlarda Türk İnternet pazarında ilginç gelişmeler oluyor. Enuygun.com’un kurucusu Çağlar Erol’un Türkiye’de kalifiye programcı bulmanın zorluğundan bahseden“IT’de nitelikli işgücü krizi ve çözümü” yazısından sonra deyim yerindeyse yer yerinden oynadı, herkes içini döktü, konu inanılmaz yorum bombardımanına maruz kaldı. Webrazzi’yi bu kadar çok hareketli gördüğümü hatırlamıyordum. Şahsen Çağlar Bey’in çözüm olarak topu devlete atması ve yurt dışından yabancı IT elamanı ihtiyacı karşılama fikri beni de çok şaşırttı. Yurtdışından Türkiye’ye dönüş yapmayı planlayan benim gibiler eminim bu yazıdan sonra iyice alınmıştır.
Okumaya devam et

Başarıda yaş faktörü ne kadar önemli?

Uçak’ta tatilden dönerken eski bir film izlemeye karar verdim. “Büyük İskender” 1996 yılı  Angelina Jolie’nin de İskender’in annesi rolünde oynadığı sürükleyici bir film. Ben henüz yeni izledim ve oldukça etkilendim. Beni etkileyen 20’li yaşlarda bir gencin Adriyatikten Çin seddine kadar İmparatorluğunu genişletmesiydi. Büyük İskender’i merak edip İnternet’ten araştırma yaptım ve filmi mümkün olduğunca gerçeklere uygun olarak yaptıklarını öğrendim. Büyük İskender Makedonyalı genç bir kraldır ve babası II. Filip’in ölümüyle tahta geçmiş,  Pers İmparatorluğu’nu dize getirerek Yunanistan’dan Hindistan’a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuş, Eski Yunan uygarlığının Doğu’ya yayılmasında etkili olmuş efsanevi bir kahraman komutana dönüşmüştür.
Okumaya devam et

Youlike Projesi ile ilgili ilk İzlenimlerim

Ersan Özer sonunda beklenen projesi Youlike.com’u davet yoluyla kullanıcılara açmış oldu. Benim gibi meraklı insanlar davet alır almaz hemen üye olup kullanma şansına sahip oldu.

İlk öncelikle böyle bir projenin global bir hedef olması Türk İnternet sektörünün eninde sonunda artık dışarıya açılmak zorunda kalacağının ilk sinyali sayılabilir. Dışarıya açılmayı bir rekabet unsurundan ziyade zamanla ihtiyaç olarak göreceğiz artık zira Türk piyasasına sığmadığımızı ve Türkiye sınırlarının bize dar geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Okumaya devam et

Girişimcinin Düştüğü Fikir Tuzağı

Genelde girişimcilerin düştüğü yanlışlıklar dile getirilir, ben ise yanlışların aslında birer tuzak olduğu görüşündeyim. Bir girişimci başlangıç aşamasındaysa büyük bir duygu yoğunluğu içerisindedir ve daha çok duygularıyla hareket ettiği için de hislerine yenik düşme olasılığı daha çoktur.
Okumaya devam et

Tekno-Girişimcilikte Kısmet Faktörü

Dikkatinizi çektiyse son zamanlarda “doğru zamanda doğru yerde” tabiri girişimcilik seminerlerinde çok kullanılır olmaya başladı. Ben buna kısaca kısmet diyorum. Kısmet aslında aynı zamanda İngilizce bir kelime ve  “i” harfiyle yazılıyor: “kismet”.
Okumaya devam et

Bir ihtimal daha var!

Ezel dizisinde Ramiz dayının en sevdiği ve ağzından düşürmediği şarkı repliğiydi: “Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin”. Ezel dizisi bitti, geride Ramiz Dayı’nın repliklerini bırakarak gitti. Ezel bile unutuldu ama Ramiz Dayı’nın gençliği, kendisi ve replikleri hiç unutulmadı.
Okumaya devam et

Bana erdemlerinden bahset

Bir blogçu olarak başka güzel blogları da okuyup faydalanmaya çalışıyorum. En son yazılarını büyük beğeniyle takip ettiğim Zeynep Selvili’nin bloğundaki “Nerede O Eski Aşklar” yazısını okuyunca erdemlerle ilgili bir yazı yazmaya karar verdim.
Okumaya devam et

Türkiye’de yaratıcılık için sanal kafaya ihtiyacımız var

Türk müzik klipleriyle yabancı kliplerini karşılaştırdığınızda yabancı müzik klibinde bariz bir şekilde sanallığın baskın olduğunu siz de benim gibi farketmişsinizdir.

Özellikle Amerikan şarkıcıların kliplerinde kullanılan uçuk kaçık sanal alem motifleri ve her tarafa serpiştirilmiş cicili bicili renkleri rahatlıkla algılayabilirsiniz.
Okumaya devam et

Lider Kime Denir?

Liderlikle ilgili o kadar çok şey yazılıp çiziliyor ki, üstüne yüzlerce konferansların yapıldığı ve binlerce kitapların, DVD’lerin çıkarıldığı bir devirdeyiz. Liderliğin bu kadar çok tanımlanıp, tartışıldığı tarih dilimi hiç olmamıştır sanırım. Liderlikle ilgili içerik çok artınca olgunun kendisi de karmaşıklaşabiliyor. Bu yazımda liderliği indirgemeye çalışacağız.
Okumaya devam et

Kendin Olabilmek

Dünyanın en zor şeyidir herşey ters gittiğinde işi oluruna bırakmak, tevekkül edebilmek. Birisi sizi incittiğinde karşılık vermek istersiniz, ona ağzının payını vermek istersiniz. Şartlar sizi olduğunuzun dışında bir yapıya büründürür ve farklı bir karakterle sahne alırsınız hayatta.

Okumaya devam et

MENA Modeli

Daha önceki yazımda “Türk Girişimcilerin Ego ile İmtihanı” konusuyla MENA’ya atıfta bulunmuştum. Tekrar hatırlatayım MENA Middle East and North Africa yani Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi demek oluyor. Buradaki ülkeleri listeleyecek olursak: İsrail, Mısır, Türkiye, Ürdün, Lübnan, Fas, Tunus, Cezayir, İran, Yemen, Suriye, Irak, Sudi Arabistan, Katar, Umman, B.A.E, Kuveyt, Bahreyn ve Libya.
Okumaya devam et

Türkler Korku Filmi Çekebilir mi?

Dabbe, Araf, 3 Harfliler Marid, Gen, Semum, Münferit, Konak, Musallat, Büyü gibi Türk korku filmlerimiz olsa da şu ana kadar iyice korkup gerildiğini söyleyene henüz rastlamadım. Bu filmlerin hepsini izlemedim ama haklarında oldukça yorum okudum. Bu yazımda amacım bu filmleri eleştirmek değil genel olarak korku filmlerdeki eksikliğimizin nedenlerini irdelemek.
Okumaya devam et

İnternet’te Klonlama İyi midir?

Bu yıl Arabnet konferansında Türk İnternet sektörü konuşuldu. Panelde klonlama konusuna da değinildi. Webrazzi’nin kurucusu Arda Kutsal bir soru üzerine klonlamanın kötü bir şey olmadığı ve yeniliklerin klonlama sürecinin ardından geldiğini vurguladı. Bu tarz toplantılarda en çok sorulan sorulardan birisi hep “İnternet’te Klonlama” olmuştur. Türkiye’deki İnternet klonlarının  çokluğu her zaman tartışma konusu olmuştur. Bundan dolayı Türkiye’de Arda Kutsal gibi öncü isimlerin karşılaştığı tipik sorulardan birisidir bu soru.
Okumaya devam et

Arabayı Nasıl Kullanıyorsun?

Amerika gibi hayatımızın arabada geçtiği bir yerde insanları en iyi tanımanın yollarından birisi insanların otomobili nasıl kullandıklarını gözlemlemektir. İş arkadaşlarımdan tutun yakın dostlarıma kadar insanların otomobil kullanma biçimleri karakterleri hakkında bana sayısız gözlemleme imkanı vermiştir.
Okumaya devam et

The Hunger Games

Amerika’da bir kitap tutuladursun Hollywood üzerine atlayıp hemen filmini yapıyor. Piyasada tutmuş roman uyarlamaları Amerikalı senaristlerin en çok hoşlandıkları ve yapımcıların en çok güvenip para yatırdıkları yöntemler oluyor. Roman uyarlamaları tipini göre farklılık arzediyor. İngilizce’de “dystopia” ve Türkçe’sini zor bela  “distopya” olarak çevirdiğimiz ütopyanın tam tersi “çok fena koşullar, yaşam şartlarının olabildiğince  berbat olduğu gelecekteki sanal bir yer” şeklinde tanımlanıyor. Amerikan “distopya” türündeki epik öğeli filmler bütün dünya tarafınan çok büyük ilgi görüyor.
Okumaya devam et

Türkiye’nin Yeni Üretim Modeline İhtiyacı Var

Sürekli lisansını satın alıp kopyaladığımız show programları ve yarışmalar, klonladığımız İnternet projeleri, dışarıdan ithal ettiğimiz kanunlar, hiç sorgulamadan uyguladığımız kişisel gelişim metodları, bizde de bir Hollywood veya Silikon Vadisi çıkar mı sorularını ve örneklerini görünce Türkiye’nin ciddi bir üretim modeline ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz.
Okumaya devam et

Bir Spider-Man Analizi

Spider-Man denince insanın aklına mutlaka bir şeyler gelecektir. Kahramanımızın bir şehir içinde binalar arasından uçtuğunu, binalara tırmandığını, şehir eşkiyalarını ağıyla kıskıvrak yakaladığını filmlerin bütün serilerden iyi biliyoruz. Bir örümceğin ısırmasıyla başlayan serüvenine de oldukça aşinayız ve dolayısıyla örümcek ile olan ilişkisinin nasıl başladığı hakkında da malumat sahibiyiz.
Okumaya devam et

Kony 2012 Gerçeği

Şu anda dünyanın gündemi “Kony 2012”.  Uganda’da Joseph Kony isminde bir eşkiyanın çocukları kaçırıp, beyinlerini yıkayıp onları terörist yapmasını anlatıyor aşağıdaki video.

Video dünyada müthiş bir yankı uyandırarak sosyal medyada en çok viral yapan içerikler arasına girdi. Facebook ve Twitter’da duymayan kalmamıştır sanırım. Oradan duymazsanız bile haber bültenlerinde kesinlikle duymuşsunuzdur. Bir suçlunun reklamının bu kadar yapıldığını hiç hatırlamıyorum. Şahsen ilk önce videoyu tuttum sonra kendimi sorgulamaya başladım. İsterseniz siz videoyu ilk önce izleyin çünkü 30 dakikalık uzun bir video.
Okumaya devam et

Dünya ile rekabet edebilmek

Çok iddialı bir başlık olduğunun farkındayım. Bu konuda uzmanların hoşgörüsüne sığınarak bir kaç kelam etmek istiyorum. Toplum olarak yabancı markalı teknojoji aletlerini kullanıyoruz, yabancı model arabalara biniyoruz ve başka ülkelerin eğlence sektöründeki fimleriyle ve müzikleriyle kendimizden geçiyoruz. Bunun sonsuza kadar gidemeyeceğini hepimiz bal gibi bildiğimiz halde geniş çapta bir çözüm ve uğraş içinde de gözükmüyoruz.
Okumaya devam et

İngilizce Eğitiminde “Listening”

Yurt dışında zaman zaman değişik resepsiyonlara katılıyorum. En son Türkiye’den milletvekillerinin de katıldığı ve Houston Başkonsolosluğu dahil olmak üzere pek çok Türk iş adamının iştirak ettiği bir resepsiyona katıldım. Bir milletvekilimiz meramını anlatmak için tercüman kullandı ve konuşmasının başında aynen şunu söyledi: “Türkiye’de aldığım İngilizce eğitimi bu konuşmayı yapmak için yeterli değil, bundan dolayı tercüman aracılığıyla düşüncelerimi dile getireceğim”
Okumaya devam et

“Merak” Duygusunu Kamçılama Sanatı

Türkler olarak ahkam kesmeyi seven bir milletiz. Bir araya geldiğimizde yeri gelir memleketi yeri geldiğinde de dünyayı bile kurtarırız. Bazen eğitim sistemini eleştiririz ama bir yandan da kitap az okuduğumuzu kabulleniriz. Dizileri yerden yere vururuz ama izlemekten çekinmeyiz. Türkiye çelişkilerin olduğu yegane ülkelerden biridir bana göre. İnsanların çok konuştuğu, vakitlerini boş yerlerde bozuk para gibi harcadığı, İnternette gereksiz laf kalabalığının yapıldığı biricik ülkedir Türkiye.
Okumaya devam et

Şimdi Öğrenci Olmak Vardı

Zaman çok hızlı akıp geçiyor. Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde okurken hiç bitmeyeceğini sanmıştım. Dersler o zamanlar çok ağırdı. Gereksiz kredili dersler vardı. Mezun olmaya yakın gereksiz dersleri kaldırarak kredileri azaltmışlardı. Bana yetişmedi yeni sistem. Çok derslerin altında özellikle ağır projelerle ve labaratuar dersleriyle çok ciddi bir emek harcıyorduk. Çok iyi bir öğrenci olduğumu da söyleyemem. Ancak geriye baktığımda öğrenci olmanın ne kadar da büyük fırsatlar içerdiğini şimdi daha iyi anlayabiliyorum ve tekrar öğrenci olmayı özlüyorum.
Okumaya devam et

Twitter’ın Facebook’tan Üstün Yönleri

Sosyal medya denince ilk önce akla Facebook sonra da Twitter geliyordu. Şimdi de yakın arkadaşlarım Twitter’ın Facebook’tan üstünlüğünü anlata anlata bitiremediklerinden Twitter’ın Facebook’tan üstün yönlerini yazmaya karar verdim.
Okumaya devam et

Diyalektik Yazarlar

Yılmaz Özdil’in yazıları sosyal medyada çok dolaşınca benim de ilgimi çekmeye başladı. Kendisinin pek çok yazısını tesadüf ile sosyal medyadan okumaya başladım. Ondan sonra merak edip arşivlerden artık bütün yazılarını okudum desem yeridir. Aynı şekilde Ahmet Hakan, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan gibi yazarların da aynı formatta yazdığını bildiğimden hepsininin ortak yönlerini teker teker incelemeye başladım ve hepsinin “diyalektik” tekniğini çok iyi kullandığı sonucuna vardım.
Okumaya devam et

Bir MİT Ajanının Filmi Yapılsın

Gündem olmayan bir kurum vardı, dayanamadık artık devletin bekası için örgütleri, iş adamlarını ve yazarları takip edip ispiyonlayan MİT’i de kendi gündemimizin içine sokmayı başardık. Demek ki içimizde biriktirmişiz. MİT’i de gündem yapmasak olmayacakmış. Onu gündeme alıp böyle önemli bir kurumumuzun varlığını da böylece öğrenmiş olduk.
Okumaya devam et

Amerikan Şarkıcıların Ekip Çalışması

Eğer siz de benim gibi Youtube delisiyseniz ünlü Amerikalı şarkıcıların şarkılarına son derece aşinasınızdır demektir. Youtube’ta çok fazla yabancı müzik dinlediğim için son zamandaki Amerikalı şarkıcıların davranışlarını ve birlikteliklerini de gözlemleme şansım oldu. Bu şarkıcıların çoğu düet yaparak birbirlerini desteklemektedirler. Son zamanlarda düet sayısında gözle görülür bir artış oldu.
Okumaya devam et

Demokrat Gençlik Yetiştirelim

Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz” sözü üzerine gündem oltasına takılan çok yazar oldu. Özellikle laikliğie hassas kesimin içlerinde bastırmış oldukları korkular tekrar gün yüzüne çıkarak daha önceden hep tanık olduğumuz laiklik-din eksenli tartışmalar tekrar alevlendi. Bu tartışmalara bayılan büyük bir medya kitlemiz olduğuna bir kez daha şahit olduk. Böyle bir söylemin Ata’ya saygısızlık olduğundan tutun ileride dindar gençliğin ülkeye Şeriatı getireceğini iddia edene kadar pek çok şey yazılıp çizildi. Böylelikle bir kez daha milletimiz içindeki görüş ayrılıkları gün yüzüne çıkarak kutuplaşmayı birebir görme imkanı yakaladık.
Okumaya devam et

Türkiye’den Silikon Vadisi Çıkar mı?

Hemen ümidinizi kırarak başlayayım, Türkiye’den silikon vadisinin çıkması halihazırda çok zor bir ihtimaldir. İnkübasyon merkezleri, yaratıcı internet fikirleri, büyük Teknoloji şirketleri, başarılı tekno-girişimciler ve tekno-yatırımcılar çıkabilir ancak bir silikon vadisinin çıkması devletin yapısı, politikası ve ekonomisi ile ilgili bir husustur.
Okumaya devam et

40-70 Nesli

Şimdiye kadar sosyal medyada hep 80 veya 90 nesli ile ilgili fotoğraflar dolaştı. Fotoğraflı sunumlarla nostalji yaparak eski güzel günlerimizi yadettik. İnsan elbette kendi neslini daha çok merak edecek ve yaşıtlarının yaşamış olduğu aynı kültürü bir kez daha paylaşmaktan daha çok zevk alacaktır. Bu sefer kendi genç neslimiz yerine hiç değinmediğimiz 1940-1970 arasında doğan nesli inceleyelim dedik.
Okumaya devam et

Kağıt Büyük Devlet Demektir

Bir devletin büyüklüğünü farklı ekonomik göstergelerle anlayabileceğimiz gibi ülkede dolaşan “kağıt” sayısına göre de anlayabiliriz. Büyük devletlerde “kağıt” döngüsü son derece fazladır ve bir nevi büyük devlet olmanın sembolü durumundadır.
Okumaya devam et

Hristiyanlık Dünyasında Büyük Tartışma

(Aşağıda İngilizce Terimler ve cümleler göreceksiniz)

Hristiyanlık dünyasında pek çok tartışmaya şahit olmuştum ama böylesini görmemiştim. Herşey Jefferson Bethke isimli yakışıklı bir delikanlının “Why I Hate Religion, But Love Jesus || Spoken Word”  adlı bir video koymasıyla başladı. Açık alandaki bu videoda Hz. İsa’nın dinden daha büyük olduğunu (Jesus > Religion,  Hz. İsa > Din) işleyerek önemli bir tartışma başlattı. Jefferson Bethke’nin kendi yazmış olduğu şiirinde mesajını son derece sade ve etkili bir biçimde anlatmayı başarıyordu. Siyah deri ceketli, düz saçlı ve uzun boylu karizmatik duruşuyla da hafızalarda yer edinen Jefferson, Hrisitiyanlık dünyasını son derecede kızdıracak bir varsayımda bulunuyordu.
Okumaya devam et

Steve Jobs’ın Ardından

Steve Jobs‘ın öldüğü aynı ay bilgisayar dünyasının önemli bir ismi Dennis Ritchie de vefat etmişti. Dennis Ritchie günümüzde kullandığımız işletim sistemlerinin temelini oluşturan “C” programlama dilinin mucididir. Bilgisayar dünyasının atalarından kabul edilir. Steve Jobs’un ölümünün medyatik oluşu ve Dennis Ritchie’nin de hiç anılmayışı beraberinde ciddi bir tartışma başlattı.
Okumaya devam et

Amerika Ergenliği Yeniden Keşfetti

Amerika filmlerine, şarkılarına ve kültürüne alışkın olan dünya nüfusu şimdiye kadar hiç bu kadar çok ergen merkezli popüler kültür üretimine şahit olmamıştı. 13-17 yaş arası “teenager” olarak tanımlanan yüzü sivilceli gençler kendilerini anlatan o kadar çok film, aktör, aktris ve şarkıcı ile tanıştılar ki kimisi onlar gibi giyindi, kimisi onlara dokunabilmek için sabahladı kimisi de şarkılarıyla hemdem oldu.
Okumaya devam et

New Orleans: Burası Amerika mı?

İlk öncelikle hafızanızı tazeleyerek başlayayım. Hatırlayın, 2005 yılında Katrina kasırgası bütün şehri felç bırakmış, gölün  suyunu bütün şehre bırakmıştı. Bazıları Amerika’nın çaresizliğini, bazıları da yardımların bilinçli geç yapıldığı şeklinde demeçler vermeye başlamıştı. Evet, New Orleans şehrinden bahsediyorum, Amerika’nın güneyinde Louisiana eyaletinde Fransız kültürüyle cem olmuş, eskiden Amerika’nın New York’u olarak bilinen yerin ta kendisi.
Okumaya devam et