Game of Thrones’da Liderlik

Daenerys Targaryen - Jon Snow

Daenerys Targaryen – Jon Snow

(Dikkat spoiler içerir)

Game of Thrones dizisi baştan sona liderlik mefhumu üzerine kuruludur. Bütün krallıklar Iron Throne’da oturabilmek için birbiriyle mücadele ederken liderlik karakterler üzerinden derinlemesine işlenir. Daenerys Targaryen ve Jon Snow karakterleri liderlik adına en çok dikkat çeken iki kişiliktir.

Danerys Targaryen

Daenerys-Targaryen

Daenerys Targaryen

Ejdarhaların annesi (mother of dragons) sarışın güzeli Danerys Targaryen eskiden “Mad King” olarak bilinen acımasız babasının kaybolan itibarını ve Iron Throne tahtını tekrar geri almak için çabalar. Sıfırdan hiç bir şeyi yokken yeni evlendiği cesur kocası ve Dothraki lideri Khal Drogo bir cadı tarafından öldürülür. Yine de kocasıyla planladığı Iron Throne hülyasına kendi başına etrafındaki bir avuç insanla devam eder.  Aç susuz ve bir kaç yardımcısıyla kalsa bile onun gaye-i hayali kendisini ayakta tutan yegane unsurdur. Elindeki ejdarha yumurtalarını alevlerin içerisinden gerçek ejdarhalara dönüştürerek kendisini ilk takipçilerine kabul ettirir. Çok kritik anlarda danışmanının sözünü dinlemek yerine içtihadlarda bulunarak bir ordu satın alır (Unsullied ordusu). Davasının ilk yıllarındaki kırılma noktalarında en elzem olan şeyleri kendi içtihad yönüyle karara bağlar. Mesela en yakın danışmanının itirazına rağmen bir ejdarha karşılığında Unsullied ordusunu satın alır. Tabii sonra ejdarhasını geri alarak ejdarhalık anneliğinden ödün vermeyeceğini kanlı yöntemlerle ispat eder.

Yeri gelir kendisini dul tapınağına hapseden Dothraki’nin en güçlü erkeklerinin hepsini bir çadırda birden öldürür. Yeri gelir ele geçirdiği şehri zaptü rapt altına alabilmek için kısa sürecek olan bir evlilik gerçekleştirir. Yeri gelir tehlikeli olmaya başlayan ejdarhalarını zincire vurur. Yeri gelir şehrin bütün kölelerini zincirden kurtarır. Yeri gelir sevgilisini geride bırakarak bekarlığını ileride bir evlilikle noktalayacak stratejik hamleler kurgular. Bunların hepsini kendi içtihadıyla yapar. Ancak takipçileri arttıkça kendine bir danışman meclisi kurarak onların düşüncesine de önem verir. Zaman zaman şehri kontrol altına almak için danışmanlarının kararlarını da uygular. Hatta bazen kıvırcık saçlı güzel tercümanı Missandei’ye de akıl sorar. Sonunda elinde hiç bir şey yokken sıfırdan başladığı macerasında elinde 3 ejdarha, bir ordu, şehirler ve gemiler vardır. Derken artık güzel bekar kraliçemiz Danerys Targeren’in en büyük hayali Iron Throne’u almaya sıra gelmiştir. (7. Sezon’da muhtemelen)

Jon Snow

Jon Snow

Jon Snow

Gayri meşru olarak geldiği söylenen (piç) Jon Snow Stark ailesinin bir üyesidir. Jon Snow mütevazi bir yolu seçerek kuzeyin soğuklarında zombilere karşı Black Castle’da Night’s Watch ekibine katılır. Kardeşlerinin öldürüldüğü haberini alınca dönmeye niyetlense de sözünde durarak Night Watch ekibinde kalmaya devam eder. Night Watch önceki hayatlarından ümidini kesmiş tecavüzcüler, hırsızlar, ümitsizler ve hainlerin katılmış olduğu bir ekiptir. Bu ekip bütün hayatlarını geride bırakarak zombilere karşı büyük duvarda nöbet tutmaya kendilerini adamışlardır. Bunların arasında Jon Snow düşünce sistematiği, savaşma yeteneği ve iyi niyetiyle kendini diğerlerinden ayırır. Bin yıldır düşman oldukları Wildings’ler tarafından esir alındığında başka bir arkadaşının rızasıyla plan gereği arkadaşını herkesin gözünün önünde öldürüp Wildings’ler arasına katılır.

Kendi arkadaşlarından ziyade kendisini ilk önce düşmanına kabul ettirmiştir. Orada ispiyonculuk yaparak düşman bilgilerini Castle Black’e geri götürür. Daha sonra bu bilgiler Wildings’lere karşı zaferin anahtarı olacaktır. Sonunda Night’s Watch ekibinde liderliğe yükselir. Bu sefer farklı bir içtihad yaparak Wildings’lerle barışmaya karar verir. Taraftarları tarafından bu hainlik olarak görülmesine rağmen zamanla yine haklı çıkacaktır. Zira Wildings’lerin yardımıyla hem zombilere karşı daha güçlü olabilecek hem de esir olarak tutulan kardeşini kurtarmak için psikopat Ramsay Bolton’a karşı büyük bir savaş kazanacaktır. İkna ettiği sadece Wildings’ler değil Kuzey’de kalan bütün krallıkları da ikna ederek birleşik kuvvetler kurar ve kız kardeşi Sansa Stark’ın yardımıyla da Bolton ailesini hezimete uğratır. Sonunda kendisinin öyle bir talebi olmamasına rağmen diğer irili ufaklı krallıklar tarafından Kuzey’in Kralı (King of the North) seçilir. Jon Snow’un liderliğinde Kuzey’in bütün krallıkları tek bir çatı altında birleşmiştir.

 

Liderlik Çok Boyutludur

Daenerys Targaryen ve Jon Snow’un liderlik özelliklerini karşılaştırdığımızda ilginç benzerlikler ve farklılıklar görürüz. İkisinin de içtihad yönleri güçlüdür. İlk parlama yıllarında kendi bildiklerini okurlar. İkisi de iyi niyetlidir ve etik değerler etrafında bir anlayış benimserler. En zor zamanlarda bulundukları yerden ayrılmadıkları gibi önlerine çıkan bütün zorluklara karşı inanılmaz bir dirençle karşı koyarlar. Yalnız bu ikilinin farklılıkları sanırım daha fazla.

Daenerys Targaryen en baştan bir hayal kurmuştur. Gaye-i hayali Iron Throne kendisini büyük hamleler yapmaya zorlar. Bundan dolayı olabildiğince esnek ve pragmatiktir. Ekibini kurarken standartlara riayet eder. Bu standartların dışındakilerini gözünün yaşına bakmadan uzaklaştırmakta bir beis görmez. Çıtayı baştan çok yüksek tuttuğu için pek çok kere ikna ettiği takipçilerine Pep Talk (moral, cesaret konuşması) yapar. Zira hedeflediği büyük hayalini gerçekleştirmek kendi kitlesini heyecanlandırmak ve cesaretlendirmekle doğru orantılıdır. Onları sürekli motive etmek zorundadır. Bundan dolayı her bir sıçrama hamlesini doğru hesaplamaya özen gösterir.

Jon Snow’un ise hiç bir hayali yoktur. Tek derdi hayatının sonuna kadar söz verdiği Night’s Watch için Castle Black’de yapabileceğinin en iyisini yapmaktır. Jon Snow’da son derece kendinden motorlu doğal bir liderlik görürüz. O kadar doğal ki hiç Pep Talk bile yapmaya ihtiyaç duymaz. Kendisini Castle Black’ın liderliğine gelmesi yakın arkadaşı Sam’in Pep Talk konuşmasıyla gerçekleşir. Yani o kadar çok başarısından sonra kendisi Pep Talk yapabilecekken kendi arkadaşının Pep Talk konuşmasıyla ilk yıldızı parlar. Daha sonra Kuzey’in Kralı (King of the North) seçilmesinde bile sessiz kalacak ve birleşik krallıklar kendisini lider olarak seçeceklerdir.

Jon Snow’un çıtası düşük olduğu için büyük bir ordu kurma hayali yoktur. Tabii ki bu hedefi olmadığı anlamına gelmez. En büyük hedefi zombilere karşı düşündüğü direniştir zaten bunun için de bin yıllık düşman Wildings’lerle barışma yoluna gitmiştir. Zombilere karşı samimice yürüttüğü bu süreç kendisine liderliğin önünü açacaktır.  Yani Gaye-i Hayal ile Hedef farklı şeylerdir diyebiliriz.

 

Gaye-i Hayal ile Hedef Arasındaki Fark

Biz bunları Daenerys Targaryen  ve Jon Snow ikilisinde iyice görürüz. Daenerys Targaryen hem kendi için hem de halkı için hedefler kurarken, Jon Snow en büyük tehlikenin zombiler olduğu kanısına vararak sadece halkı için hedef koyar. Daenerys bir düzen bir sistem kurma peşindeyken, Jon zombi tehlikesini bertaraf için mücadele verir. Dolayısıyla Gaye-i Hayal’de her zaman bir hedef vardır ancak her hedefte bir hayal olmak zorunda değildir. İkisi de yerine göre birbirinden üstündür. Bu tamamen liderin tam olarak ne yapmak istediğiyle ilgili bir husustur.

Gerçekten de Daenerys Targaryen gibi çok büyük hedefleri bir hayal etrafında örgülüyorsanız çok stratejik ve pragmatik olmak zorundasınız. Büyük kitlelere hitap edebilme becerisinden tutun bazen çizginin dışına çıkabilmeyi gözönüne alabilmeniz gerekir. Yani Daenerys Targaryen Jon Snow’un yöntemleriyle hayalini gerçekleştiremez. Jon Snow da konum gereği Daenerys’in taktiklerini uygulayamaz.

Siz hayatınızda bir yardım kuruluşu için hedefler koyabilirsiniz. Yeni bir dil öğrenmekten tutun, yurt dışında okumak, yeni bir beceri sahibi olmak, dünyayı dolaşmak gibi hedeflerle kendinizin lideri olabilirsiniz. Jon Snow gibi sizin yeteneklerinizden etkilenen insanlar sizin etrafınızda sizi liderliğe de getirebilir. Ancak eğer bir şirket kurmak, kanaat önderi olmak veya sair kurumsal liderlik istiyorsanız en baştan çok ciddi planlar yaparak kitle psikolojisine hakim olmanız gerekir. Takım çalışmasını, yardımlaşmayı iyi bilmeli ve her bir hamlenizi iyi hesaplamalısınız. Bir yandan ihtiyaç duyduğunuz finans kaynağını sağlam kanallardan temin etmeli ve takipçilerinizi düzenli olarak motive etmeyi becerebilmelisiniz.

Evet Gaye-i Hayal’in bedeli sadece hedef koymaktan çok daha büyüktür. Büyük kitle hareketine giriştiğiniz için mevcut düzen tarafından tehdit edilme, hapsedilme, sürgün, kendi şirketinizden atılma, en yakınlarınız tarafından arkanızdan vurulma vs. gibi şeyleri göz önüne almanız gerekir. Başka bir zamanda size Spartacus’un liderlik yönlerini anlattığımda Gaye-i Hayale tekrar değinmek isterim.

Liderlik Gerçekçi Olmalıdır

Danerys Targaryen köleleri hürriyetine kavuşturduğunda her şeyin bir anda düzeleceğini sanmıştır. Zamanla efendiler ile köleler arasında büyük fitne başgöstermiş ve efendiler güçlerini kullanarak isyan etmiştir. En ilginç tarafı da bazı kölelerin tekrar geri efendilerine gitme isteği olmuştur. Benzeri bir durum Amerika’da köleliğin sona ermesinde de yaşanmıştır. Köleler kendi kendine hayatta kalabilme yetisine sahip olmadığı için aylar sonra efendilerine geri dönmüştür.

İslam Dini bile nüzul olduktan sonra binlerce yıllık uygulanan kölelik sistemine dokunmamıştır. Onun yerine kölelerin hayat standartlarını efendilerininkine yaklaştırmıştır. Efendilerin kölelerine  giydiklerinden giydirmeleri yediklerinden yedirmeleri öğütlenmiştir. Pek çok kere köle azad etmenin faziletleri dile getirilmiştir. Yani bir sistemi değiştirmekten ziyade sistemin niteliğini yükselterek haksızlıkları minimuma indirgemiştir.

İşte Danerys Targaryen’de böyle bir hata görürüz. Pek çok şeye çok acele etmek istemesine rağmen ilk önce kendi içindeki düzeni kurmanın zaman alacağını er geç anlamıştır. Fetih’ler yaparak, ordular satın alarak, köleleri azad ederek sistemsel yaklaşımlarla lider olabilmek mümkün değildir. Ancak kalpleri fethederek, insanların refahını yükselterek ve adil bir düzen kurarak insanlara kendinizi kabul ettirebilirsiniz.

Bugün süper güçlerin pek çok ülkede yaptığı gibi Demokrasi getireceğiz yalanından tutun, akıttığı paralara, kendi menfaati için desteklediği terör örgütlerine, yağmaladığı doğal yer altı kaynaklarına ve satın aldığı önderlere yaptığı aynı yanlıştır. Bununla dünyada sadece kaostan başka bir şey üretmez sadece kendinizden nefret ettirirsiniz. Siz onları süper güç olarak kabullenseniz bile nezdinizde kesinlikle sizin lideriniz olamazlar. Sadece onların gücüne ve imkanlarına saygı duyarsınız.

Bundan dolayı benim favori karakterim Jon Snow’dur. Kendisine liderlik veren halkına şaşkın bakışlarla bakan mütevazi lider tipidir. Her ne kadar Danerys Targaryen hem hükümdar hem iyilik meleği olsa da benim favorim her zaman Jon Snow olarak kalacaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s