Bir Amerikan Düğününden İzlenimler

IMG_4121

Amerika’da yıllardır yaşamama rağmen bir Amerikan düğününe katılma fırsatım hiç olmamıştı. Louisiana’daki eski okul arkadaşım Jason’ın düğününe davet edilince fırsatı kaçırmadım. Louisiana’da   aynı okulu okuduğum Türkmen çalışma arkadaşım Devran’la birlikte hem 6 yıl önceki okulumuzu ziyaret edip anılarımızı tazeledik. Sonra da Baptist bir Hristiyan düğününe katılma fırsatı yakaladık.

Texas Houston’dan 5,5 saatlik mesafedeki düğün için Louisiana eyaletinin küçük Amite şehrine doğru yola çıktık. Şehir demeye bin şahit lazım, küçük mütevazi bir kasaba aslında. Düğünün tam başlangıcına yetiştik. Düğün beklediğimizin aksine klise yerine kiralanan bir seminer salonunda organize edilmişti.

Girer girmez gördüğüm manzara karşısında şaşırdım tabii. Bizim düğünler gibi şatafatlı bir ortam bekliyordum. Masalar mütevazi, insanlar mütebessim ve sakin herkes heyecanla nikahı bekliyordu. Damat adayımız Jason Pastörle birlikte ayakta gelini bekliyordu. Beyaz renkli kıyafetli genç bayanlar eşliğinde onlara eşlik eden takım elbiseli yakışıklı erkek kavalyeler yavaş yavaş müzik eşliğinde nikah yerine doğru yavaş adımlarla ilerliyordu. Arkasından 4 yaşında küçük tatlı bir kız geçtiği yerlere beyaz çiçekler dağıtıyordu. Bizim damat ise çok rahattı, elleri cebinde müstakbel eşini beklemeye devam ediyordu.

En son gelin ve ona eşlik eden babası çıktılar ve nikah yerine doğru ağır adımlarla ilerlediler. Babası gelini damadımıza teslim ettikten sonra Pastör nikahlarını kıymaya başladı. Dini içerikli güzel etkili bir konuşma yaptıktan sonra damat ve gelin yüzüklerini birbirlerinin parmağına taktılar. Sonunda Pastör onları karı koca ilan ettikten sonra damat gelini öptü. Amerikan filmlerinden aşina olduğum tek şey bu öpüşme anıydı onun dışında her şey bana farklı geldi.

Neden mi çünkü mütevazi düğünlere bir Türk olarak aşina değilim de onun için. Nikahın kıyıldığı yerin arkasındaki ayaklı ve kapılı bölmeye beyaz bir tülbent asılmıştı. Devran ile birbirimize baktık, ikimiz de tülbentin farkına varmıştık çünkü afedersiniz çok amele bir şeydi. Sanki depoda duran gelişi güzel beyaz örtüyü bulup kapıp getirip arka beyaz bir fon oluşturmuşlardı ancak kimsenin dekor mekor umurunda değildi. İnsanların tek odaklandığı şey çiftin mutluluğuydu.

Misafir masaları aynı şekilde sade bir beyaz örtüyle kaplanmıştı. Ayakta kalan misafirler için kokteyl tarzında yüksek masalar da vardı tek tük. Nikahtan sonra herkes yemek için açık büfe sırasına geçti. İnsanların çok acelesi yoktu. Bazıları sıraya bile girmeye bile tenezzül etmiyordu. Açık büfe olmasına rağmen yemeğin çoğu arttı.

Kısa süre sonra pasta faslına geçildi. Meğersem iki türlü pasta varmış. Birisi bizim bildiğimiz şekilde üst üste bölmeli diğeri de çiftin yaşam tarzına uyarlanmış düz bir pasta. İkinci pastada gelin ve damat çiftçi oldukları için çiftlik pasta tasarlanmıştı. Ben büyük şaşaalı bir pasta seremonisi yaparlar dedim ama iki pasta da salonun arka tarafındaydı. İsteyenler gelip pasta kesme seremonisini izledi. Sonra isteyenler iki pastadan da kendi tabaklarına aldılar. İlginç şekilde 2 pastadan da oldukça arttı. Aynen yemekteki gibi insanların gönlü de gözü de toktu. Bir düğün pastasının self servis olmasını ve üstelik artmasını ilk kez görüyordum. Tabii biz Türk’ler pastalardan doyasıya yedik.

Bana en ilginç gelen kısım ise hediye organizasyonuydu. Bir kere hediye seremonisi zaten yoktu ve bizdeki gibi altın kültürü olmadığı için hediye namına tek bir hareket olmadı. Sadece küçük kafes şeklindeki bir sandukçaya insanlar hediye zarflarını bırakıyorlardı. Bu yöntem son zamanlarda Türkiye’de de kullanılan bilindik bir yöntem. Yani insanlar parayı, altını her neyse zarfın içine koyup oy verir gibi sandığa atıyorlar. Fark şu ki bizde çalınma ihtimaline binaen sandığın başına birisini dikiyorlar. İşte bu birisi düğünün başından sonuna kadar Türk misafirlerine karşı polislik görevini ifa ediyor çünkü bütün paralar bu sandıkta. Katıldığım bu Amerikan düğününde ise kafes açıktı, yani uyanık birisinin bütün zarfları götürmesi bir an meselesiydi ancak insanları aklından bile geçmiyordu.

Şimdi diyeceksiniz ki bu Kovboylar ne kadar da temiz ve dürüst. Tamam dürüstler ama işini ironi kısmı ise şuydu. Bir kaç gün önce damadımız Jason’ın evine hırsızlar girmişti ve evinde ne kadar değerli eşya varsa alıp götürmüşlerdi. Düğününde bundan dolayı morali biraz bozuktu. Yani Amerikalının hırsızı da profesyonel, öyle ulu orta düğün zarflarını çalmak yerine işini zamanında yerinde ve kapsamlı yapıyor. Hani bizim hırsızlar kutu kutu para çaldıklarında bütün dünya alem acemiliklerini görüyor ya hatta bunu örtmek için ülkeyi ateşe bile atmaktan kaçınmıyorlar ya onun için söylüyorum. İşte hırsızlık bu kovboy memleketinde oldukça profesyonel yapılıyor. Alavere dalavereyle cebinizdeki paraya bir şekilde ulaşıyorlar.

Düğünün sonlarına doğru aynen bizdeki gibi fotoğraf çektirmeler başlandıktan sonra dans faslına geçildi. Amerikan güney kültürüne has bizim folklor tarzına sıra gelince içimden bir an geçirdim eşlik edeyim mi diye. Ben de onların kültür danslarını az çok biliyorum ama ben halen düğünün etkisi altındaydım doğrusu ve folklör dansına eşlik etmedim.

Düğün toplam 3 saat sürdü. Arkadaşım Devran da ben de düğünün sadeliğinden, insanların gözü tokluğundan çok etkilendik. İnsan nasıl etkilenmez ki bizim kültürde her şeyi zorlaştırıyorlar. Bizim düğünlerde israfın dibine vuruyorlar. Altınlar, araba konvoyları, pahalı elbiseler, gelinlikler, lüks düğün salonları derken israfın savurganlığın dibine vuruyoruz. Bir de Türk bayanlarının kuaför masrafları gibi şeyler yok mu hani onu da damata yıkıyorlar. Damat bayanların kuaför masrafını neden öder halen anlamış değilim. Biz harbiden işin suyunu çıkartıyormuşuz. Bir de Müslümanız diye geçiniyoruz, elin Hristiyanı bizden daha zengin olduğu halde daha mütevazi sade ve bir o kadar daha iktisatlı.

Neyse genç çiftimize mutluluklar diliyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s