Bir Nesil Steve Jobs ile Büyüdü

the_men_who_built_americaYakında Steve Jobs’ın yeni bir filmi daha çıkıyor. Daha önceki yazımda önceki filmine biraz değinmiştim lakin yine değinmek ihtiyacı hasıl oldu. Kanımca son on senedir bir nesil Steve Jobs’ın hikayesiyle büyüdü. Artık onun hayat hikayesini Atatürk’ünden bile daha iyi biliyoruz.

Hollywood Steve Jobs’ı anlata anlata bitiremedi. Onun hikayesini gençlere o kadar çok aşıladı ki Steve Jobs girişimciliğin, zenginliğin ve başarının simgesi oluverdi. Ben bu tabloda bir sorun görüyorum. Başarıyı bir ikon üzerinden putlaştırınca gençlerin modelleme yeteneğine zarar geldiği kanısındayım. Aynı numarayı şimdi Mark Zuckerberg ile yapmaya çalışıyorlar.

Başarı Hipnozu

Startup dünyasında inanılmaz bir hipnoz seansı dünzenleniyor. ABD’nin başını çektiği bu hipnoz seansları gençlerin düşünme yetisine de zarar verebiliyor. Steve Jobs gibi kendi devrinin şartlarında elde ettiği ivmeyi ve yıllar sonrasında aldığı semeresini sanki kısa zaman içinde elde etmiş gibi lanse ederek genç beyinleri zehirliyorlar. O zamanlarda rekabetin günümüzden daha az olduğu gerceğini atlayarak kendilerince yorumluyorlar.

Doğal olarak başarılı hikayeler ABD’den çıktığı için referans olarak orası alınıyor. Ne söyleseler mutlak doğru kabul ediliyor. İtikad bozukluğu da üstüne eklenince Silikon Vadisi hikayeleri putlaştırılıyor ve meşhur Jobs ikonları ortaya çıkıyor. Başarının aşırı kutsanması mutluluğun tek adresiymiş gibi gösteriliyor. Peki gerçek nedir? Başka bir kültürün tüm dünyaya dayattığı modeller, ikonlar neden bu kadar ilahlaştırılıyor? En önemlisi de bu kadar popülist Vadi hikayesine karşı insanlar kendilerini neden koruyamıyor? İnsanlar kendileri gibi kalacaklarına ve kendi kültürleri üzerinde yükseleceklerine neden başkası olmaya çalışıyor?

Amerika’nın Girişimcilik Tarihi

Kanımca Amerika’nın girişimcilik tarihi günümüzdeki çılgın teknolojik gelişmelerin hangi modelde devam ettiğine dair ip uçları sunuyor. Netflix’te izlediğim Men Who Built America serisini bundan dolayı herkese şiddetle tavsiye ederim. İki bölümlük dizi şeklinde çekilen yapım Amerika’yı şekillendiren adamların ilk önce kendi toplumunu sonra da bütün dünyayı nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor. Bu girişimci adamları anlamadan şimdiki baş döndürücü yenilikleri anlamak imkansız.

Evet bugün dünyayı Amerika dönüştürüyor. Günlük hayatımızda kullandığımız aygıtlardan izlediğimiz filmlere, yediğimiz yemeklere, dinlediğimiz müziklere kadar kafamıza, damarımıza ve ruhumuza giriyorlar. Bugün onların kurmuş olduğu dünyada yaşıyoruz. Cem Yılmaz’ın tabiriyle bunu tut teknolojisiyle her seferinde elimize yeni bir aygıt veriyorlar.

Amerikan İç Savaşı (Civil War)

Amerika’nın girişimcilik tarihi İç Savaş’tan (Civil War) sonra başlıyor. Artık kağıt üstünde siyahlar beyazlarla eşit, siyasi ve askeri olarak Kuzey galip olmuş ülke sonunda bir nefes almıştır. Siyasi kavgalar yerini ekonomik kavgalara bırakacaktır. 1800’lü yılların ortalarına doğru biten savaşta Kuzey ve Güney’in her ikisi de büyük kayıplar vermiştir. Sonunda Kuzey’liler üstünlük sağlamış ve Güney’deki tarıma dayalı kölelik ekonomisi son bulmuştur.

Amerika bölünmekten kurtulmuş, siyahiler kağıt üstünde özgürlüklerine kavuşmuştur. Yine de Güney’de zenginler tarafından pek çok siyahinin hakları geri alınmış siyah-beyaz sorunu uzun bir süre devam etmiştir. Güney’liler kölelik ekonomisini yeniden canlandırmak peşinde koşarken Kuzey’liler daha çok zenginleşmiş, Güney’liler onlara nazaran fakir kalmışlardır.

Bir savaş bittiğinde etkisi bir süre boyunca devam etse de Ekonomik olarak Amerika İç Savaş’tan sonra artık çok farklı bir kurvara girmiştir. İşte Amerika’nın gerçek kuruluş tarihi bundan sonra başlar. Bundan sonra Amerika’da yaşanacaklar bizim halihazırdaki hayatımızı etkileyecek kadar uzun sürecek önemli bir dönem olacaktır. Amerikan tarihinin bundan dolayı Türk müfredatında da anlatılması kanısındayım.

men1. Nesil Amerikan Girişimcileri

Dolayısıyla Amerika’nın gerçek kurucuları bazı tarihçiler tarafından farklı adlandırılır. Sivil savaştan sonra ülkeye yeni Ekonomi’yi kazandıran 4 büyük İş adamını kabul ederler: Conelius Vanderbilt, John D Rockefeller, Andrew Carnegie ve JP Morgan ilk nesil büyük girişimcilerdir. Daha sonra Henry Ford bu serüvene katılarak 2. nesil Amerikan girişimcileri temsil eder. Bunun dışında Thomas Edison ve Nicola Tesla da mucitler olarak bu kahramanların arasında kabul edilir. Aynı devirde yaşamış bu adamların hikayesi bizlere günümüz nanıma önemli ip uçları sunar.

1. nesil Amerikalı Girişimciler dünyayı değiştirmişlerdir. Conelius Vanderbilt vapur taşımacılığı ve tren yolları, John D. Rockefeller petrol işleri, Andrew Carnegie çelik sanayisi ve JP Morgan ise Elektrik ve Finans söktöründe Amerika’yı Amerika yapan kişilerdir. Bunların hepsi aynı devirde yaşamış, birbirleriyle acımasızca rekabet etmiş, çalışanlarının canlarını okumuş merhametsiz kapitalistlerdir.

Vanderbilt ülkenin dört bir yanını demir yollarıyla döşüyor, Rockefeller gaz yağıyla bütün ülkenin evinin içinde ışık oluyor, Andrew Carnegie dev gökdelenlerin oluşmasını sağladığı gibi Amerikan ordusunun sanayi alt yapısını oluşturuyor, JP Morgan ise Edison ile bütün dünyanın Elektrik’e geçmesinde öncülük ediyor. Hepsinin inanılmaz hikayeleri var. Hukukun tam oturmadığı zaman dilimlerinde geldikleri için büyük tekeller oluşturuyorlar, istedikleri zaman Başkan atayıp Başkan indiriyorlar, JP Morgan gibiler Devlet’e borç bile verir hale geliyorlar.

Ünlü dörtlü zenginliklerini korumak için lobi faaliyetlerine girerler. Amerika Devleti zamanı geliyor Rockefeller’a dava açar ve tekelleşmesinin önüne geçerek Standard Oil şirketini günümüzün tanınmış petrol firmalarına dönüştürür. (Exxon ve Chevron)

ACDC_2Edison & Tesla Rekabeti

Bu süreçte Edison’un yanında çalışan Asistan Nicola Tesla Edison’u Alternatif Akım konusunda ikna edemeyince ayrılıp kendi yatırımıcısını buluyor ve bundan sonra Elektrik alanında amansız bir AC-DC rekabeti başlıyor. Thomas Edison Doğru Akım konusunda ısrar edince yatırımcısı JP Morgan Edison’un inadını kaldıramayıp büyük değişikliğe gider. İlk önce uzun yıllar destek olduğu Edison’u şirketinden kovar. JP Morgan sonra günümüzün meşhur dev şirketi General Electrics’i kurarak yatırımını tamamen Alternatif Akıma ayırarak Tesla’yı haklı çıkartır.

Bundan dolayı Nicola Tesla Elektrik savaşında Edison’u manen yenmiş olur ancak Tesla’nın hayat hikayesi bir o kadar da acıklıdır. Cebinde beş kuruşu olmadan vefat eden Tesla geriye hepimizin istifade ettiği Elektrik icatlarını bırakır. Edison&Tesla rekabeti dünya için oldukça hayırlı olmuştur ve JP Morgan da onlar arasında anılması gereken bir kahramandır. Tesla’nın merhametsiz kapitalistlerin arasında zuhur etmesi kendisi açısından bahtsız bir durumdur.

henry_ford2. Nesil Amerikan Girişimcileri

Sahneye Henry Ford çıkar, kurduğu fabrikalarda insanca çalışma şartları onu halk kahramanı yapar. Öncekilerin aksine günde 12 saat çalışma süresini azaltır, hafta sonunu tatil yapar. Daha önemlisi artık herkesin bir otomobil alma gücü vardır. Henry Ford Amerikan orta sınıfını ilk yükselten kişi olduğu için halk tarafından çok sevilir. Bundan sonra çorap söküğü gibi yeni icatlar gelir. Los Angeles’ta Hollywood’un oluşması da bu devirde oluşur. Makyaj (make-up), renkli tvler, radyolar derken Amerika’nın artık ciddi bir girişimcilik kültür modeli oluşur. Amerikan rüyasının şekillenmesi 2. nesil Amerikan girişimcileriyle başlar. Amerikan rüyasında isteyen herkes başarılı olduğunda zengin olabilecek, ev araba alabilecek, kendi hayat standartlarını kendisi oluşturacaktır.


Ve Diğeleri

Yazının başında Steve Jobs’a değindim. Günümüz insanlarını aşırı derecede tekil ikonlara odaklamak çok zararlı. Bu numaraları yutmayın. Bill Gates, Steve Jobs gibiler de kendi jobs-gates-comicsdevrinin çocuklarıydı. Günümüze kadar bu böyle devri daim geldi. Mark Zuckerberg de günümüzün zararlı ikonu. Girişimcilik ekosisteminde ikon girişimcilerin yetişmesi oldukça normal bir süreç çünkü bunun 1800’lü yıllardan beri süregelen bir modeli var. Normal olmayan insanların ikonları putlaştırıp aşağılık kompleksine girmesidir.

Bir nesli harbiden Steve Jobs ile büyüttüler, Bill Gates ile dövdüler, Mark Zuckerberg ile uyuttular, Jack Dorsey ile umutlandırdılar, Brad Pitt ile ezdiler, Rihanna ile bozdular,  Madonna ile boğdular ve Justin Bieber ile aşağıladılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s