Enine Boyuna Eş Cinsellik Konusu – LGBT

LGBTAmerika’da bir kaç gün önce eş cinsel evlilik 50 eyalette Yüksek Mahkeme (Supreme Court) tarafından kabul edildi. Bundan böyle bir erkek ile erkek veya bir bayan ile bayan kanuni evlilik yapabilecekler. Bu karar çok beklenmedik değildi zira 7 senedir gündemde olan bir konu.

Daha önce sadece California tarafından kabul edilen eş cinsel evlilik San Francisco’yu eş-cinsellerin durağı haline getirmişti. Şimdi ise artık bütün 50 eyalette legal duruma geçti. Bu süreç çok tartışmalı geçti çünkü bu evliliği en çok destekleyenler kayıtsız şartsız eşitliği savunan normal insanlardı. Yine de eş-cinsel evliliğe karşı çıkan bir kesim olduğundan gündemin sıcak konusu olmaya devam ediyor. Gelin bu konuyu derinlemesine inceleyelim.

Medyanın Gücü

tv-lgbtAmerika’ya 2007 Ağustos ayında Louisiana eyaletine master için gelmiştim. Louisiana, Texas, Arkansas, Alabama gibi yerler güney muhafazakar yerler. O zamanlar 50 eyaletin bunu kabul edeceğini aklınızdan bile geçiremezdiniz. Çok değil 8 yıl öncesinden bahsediyorum. Gözümüzün önünde Amerikan halkı çok büyük bir değişim geçirdi. Sosyal medyanın etkisi tahmin edilenin ötesinde oldu. Yine asıl etkiyi geleneksel medya yaptı. Tam 7 senedir LGBT (lesbian, gay, bisexual, and transgender) meselesini gündemde sıcak tutuyorlar. Bu konuyu o kadar çok işlediler ki tariflere bile sığmaz. Radyoda, TV’de her yerde LGBT’ler her zaman gündem maddesiydi. LGBT’ler için gerçek mağdur hikayeler gündeme getirildi. Onlarla röportaj yapıldı, toplum bir nevi eş cinsellerle ilk defa bu kadar yakından tanıştı.

İş yerlerinde, klisede, devlet işlerinde cinsel tercihlerinden dolayı uğradıkları haksızlıklar dile getirildi. En çok ta evlatlık edinmek isteyen ancak legal olmadığı için bunu yapamayan eşcinsel partnerlerin hayat hikayelerinin belgeseli çekildi. Bir evlatlık çocuğun iki babaya veya iki anneye sahip olması Amerikan halkının çoğu tarafından benimsenmese de zamanla değişim göstererek bunu normal karşılamaya başladılar.

Amerikan halkı özgürlük ve eşitlik konusunda hassas olduğu için medya eş cinsellik konusunu etik açıdan kesinlikle ele almıyor varsa yoksa özgürlük ve eşitlik mağduriyetlerini dile getiriyordu. Zamanla geleneksel medyanın empozesi halk tarafından kabul görerek eş cinsellik mevzusu sosyal medyada kendine yer buldu. Zaten 2008 yılları Facebook’un en popüler olduğu zaman dilimleriydi. Deyim yerindeyse zift medyasının suyu aktı yolunu buldu. Amerikan halkını nasıl değiştirdiklerini kendi gözümle gördüğümden Amerikan sisteminden de tırsmaya başladım dersem yalan olmaz. Amerikan medyasının başını çekenler, eş cinsellik mevzularını kasıtlı olarak gündeme getirip 7 sene gibi kısa bir zaman diliminde yasallaştırmayı başardılar.

Başkan Barrack Obama’nın Rolü

Yasallaştırma konusunda son gol Başkan Barrack Obama’nın oldu. Obama suyun akışını ve değişimi görünce önceden savunduğu fikirlerinden vazgeçip ortama ayak uydurdu. Bu durumu kendi politik lehine çevirmeyi başararak sürecin hızlanmasında büyük pay sahibi oldu. İlk defa bir Amerikan Başkanı’nın bağımsız Yüksek Mahkeme’yi etkilediğini gördüm. Ancak yine de duruşlarından zerre kadar taviz vermeyen valiler halen mevcut. Amerika’ya ilk geldiğimde Louisiana’da  valilik yarışını kazanan Hintli Bobby Jindal seçime girerken LGBT’yi kesinlikle reddettiğini söylemişti. 50 eyalet legal olarak kabul etmek zorunda kaldığı halde Vali Bobby Jindal halen durduğu yerde ve karar açıklanır açıklanmaz basın açıklaması yaparak aynı görüşünü tekrar dile getirmiştir.

Ve CEO’lar

Apple’ın Steve Jobs’tan sonraki yeni CEO’su Tim Cook bu kadar gelişmeden sonra hızını alamayarak Gay olduğu için ne kadar gurur duyduğunu duyurdu. Onun arkasından irili ufaklı CEO’lar, belediye başkanları (Houston Belediye Başkanı gibi) ve sair yöneticiler de eş cinsel korosuna katılarak seslerini duyurmaya başladılar. Eş cinsellik meselesi artık en tepeden tavana doğru müthiş bir ivme yakalamıştı.

Ve LGBT Türkiye’de

diren-ayolLGBT meselesi Amerika’dan aldığı kuvvetle farklı ülkelere de hızlı yayılmıştır. 7 yıllık bu süreçte Türkiye’de de kendine gündem olarak yer bulmuştur. Hatırlayın İstiklal Caddessi’nde yürüyüşler derken (diren ayol yürüyüşleri) Türk medyasının bunu işlemesi bir anda TV’lerin gündemi olmuştu. Hatta bazı Üniversite’ler LGBT için kulüpler kurulmasına izin vererek tartışmayı iyice alevlendirmişti. O zamanlar ülke her gün şehit verirken ibneler bir anda bir numaralı gündem olmuştu.

LGBT meselesi Türkiye’de ilk çıktığında Türk halkı tarafından çok küçük önemsiz bir mesele olarak görülüyordu. İlk defa Prof. Dr. Osman Özsoy 2009 yılında haber7 ‘de yazdığı yazıyla meselenin vehametini yazısıyla (Türkiye’deki en güçlü lobi hangisi?) dile getirmişti. Özsoy’un yazısı Türk okurları tarafından eleştirilmiş ve gündemi gereksiz boş mevzularla işgal etmemesi gerektiği söylenmişti. Halbuki Sayın Özsoy dünya üzerinde sistematik olarak yayılan önemli bir konuyu gündeme getirmişti ama pek çok kimseyi inandıramamıştı. Hatırlayın Amerikan halkı da bu tarz konuları önceden çok konuşmuyor ve önemsiz görüyordu. Konu çok aşırı uçlu olduğundan aynı hatayı Türk halkı da yapmıştı.

Diyanet’in LGBT ile imtihanı

kuranıkerimAncak çok ilginç bir şey olmuştu. 2009 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı LGBT’lerle ilgili telefonla çok sayıda soru almaya başlamıştı. Kesinlikle sapkınlıktır, dinimizce yasaklanmıştır cevabını alsalar da LGBT’ler meselenin peşini bırakmıyor ve eş cinselliği meşrulaştırmaya çabalıyorlardı. Soruların fazlalılığı, gündemin sıcaklığı Diyanet’i cesur bir adım atmaya zorladı ve ilk defa bu konu hakkında büyük çapta bir seminer yapılmasına karar verildi. Seminerin sonunda alınan kararda eş cinsellerin isim verilmeden yani bireysel olarak kınanmanın doğru olmadığı, yaptıkları eylemin gayri meşruluğunun mutlaka topluma anlatılması gerektiği açık ve net olarak dile getirilmişti.

Bizim diyanet yine iyi, Endonezya’daki Diyanet İşleri eş cinselliğe meşrudur fetvası vermiş ve her zaman olduğu gibi din adamları arasında tekrar farklı bir ihtilaf başgöstermişti. Eş cinsellik mevzusu son 7 yılda bütün dünyada kendine yer bulmuştu. Buna hazırlıksız yakalananlar saçmalıyordu.

Kuran’ı Kerim’de Lut Kavmi

lutkavmiTartışmanın bu kadar büyük olmasının arkasında yatan sebepler daha çok dini sebeplerden kaynaklanıyor. Müslümanlar bu konu açıldığında direkt olarak Hz. Lut kavminin başına gelenleri örnek olarak gösteriyorlar. Lut kavmi gerçekten de eş cinsellik günahını ilk işleyen topluluktur. Hz. Lut onları bir taraftan imana davet ediyor diğer taraftan da bu iğrenç davranışları bırakmaları için mücadele ediyordu. Kuranı Kerim’de bu mesele detaylıca ele alınır. 2 delikanlı suretinde Lut kavmini helak etmeye gelen melekleri genç yakışıklı insan sanan Lut kavminin eş cinsel erkekleri soluğu Hz. Lut’un kapısında bulur. Misafirliğe gelen insanların bile namus güvenliği kalmadığını en beliğ şekilde anlatan Kuran’ı Kerim onların ertesi sabah nasıl helak olacaklarını haber verir. Hz. Lut ve ona inananlar sabahleyin yola çıkarken eş cinselliği meşru gören ve azgınlıkta sınır tanımayan Lut kavmi gökten pişirilmiş azap taşlarıyla helak edilerek yerin dibine geçirilir.

“Lût’un konukları olan melekleri elde etmeye (onlara tecavüz etmeye) kalkıştılar” (el-Kamer, 54/37). “Hz. Lût onlara: “Bunlar benim konuklarımdır; onlara karşı beni rüsvay etmeyin. Allah’tan korkun, beni utandırmayın” dedi” (el-Hicr, 15/68-69). Misafirlere dokunulmaması için. Ey milletim işte bunlar benim kızlarım, onlar sizin için daha temizdir (size nikahlayabilirim). Konuklarımın önünde beni rezil etmeyin. İçinizde aklı başında kimse yok mudur? dedi” (Hûd, 11/78). Sedom halkı sapıklıktan başka bir şey düşünmüyordu. “Andolsun ki senin kızlarınla bir işimiz olmadığını biliyorsun: Doğrusu ne istediğimizin farkındasın” (Hûd, 11/79) diyerek bunu reddettiler.

“Ey Lut, biz Rabb’inin elçileriyiz. Onlar, elbette sana ulaşamazlar. Gecenin bir kısmında, ailenle birlikte yürü.Sizden bir kimse, dönüp geriye bakmasın. Ancak senin karın başka (o bakacak). Muhakkak, onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan (azap), sabah vaktidir. Sabah vakti yakın değil midir?”

(Böylece) emrimiz geldiği zaman, oranın üstünü altına çevirdik ve üzerlerine arka arkaya (Ana Kitap’ta) yazılıtaşlar yağdırdık. Bu helak taşları, Rabb’inin Katı’nda işaretlenmiştir ve bunlar zalimlerden uzak değildir. (Hûd, 11/81-83)

Ehli Kitap’ta Sodom ve Gomore

Burada Müslüman’ların kaçırdığı ilginç bir nokta vardır. Aynı hikaye tahrif olunmuş İncil ve Tevrat’ta biraz daha farklı geçer. Sodom ve Gomore (Lut kavmi)’nin erkek erkeğe cinsellik anlayışlarına yer verilse de mesela Tevrat’ta Hz. Lut Peygamber olarak değil bir aziz olarak tanıtılır. İşin daha kötüsü helak olayından sonra Hz. Lut’a ensest ilişki iftirası atılır. Yani kavmi helak olduktan sonra haşa Hz. Lut güya kızlarıyla ilişkiye girmiştir. Kuranı Kerim’in Hz. Lut’un Peygamberliğini defaatle vurgulamasının nedeni Aziz olarak tanıtılmasına atfen bir cevap niteliği taşır.

Ayrıca 2 delikanlı suretindeki meleklere kötü niyetle gelenlere karşı Hz. Lut’un işte kızlarım, onlarla evlenin demesi Kuran-ı Kerim’in evrenselliğinin ve doğruluğunun en önemli delilidir. Demek ki Kuran’ı Kerim Yahudilerin Tevratı değiştirerek Hz. Lut’a atılan iftiraya da cevap veriyor. Hz. Lut kızlarını onlarla evlendirerek bir nevi aile müessesesi kurmak istiyor. Bazı yorumculara göre bu kızlar kendi kavminin kızları da olabilir. Her halükarda Allah’ü Teala Kuran’ı Kerim’de Hz. Lut’u temize çıkartarak onun Peygamberlik mesleğiyle serfüraz olduğunu dile getirerek ensest ilişki iftirasını çürütüyor.

LGBT ve Dini Kavgalar

İşte günümüzde eş cinsel konularının bu kadar tartışılmaya açık olması dini kaynakların bu gayri meşru fiiliyatı kesinlikle yasaklamasından kaynaklanıyor. Bütün kutsal kitaplar eş cinselliği kesinlikle reddediyor. Bundan dolayı özellikle sosyal medyada dini argümanlar üzerinden çok kavga görürsünüz. Gördüğüm kadarıyla Ehli Kitap’ın (Hristiyan ve Yahudi) işi bu konuda çok zor. Facebook’ta koyu bir Hristiyan Sodom ve Gomore’nin başına gelenleri delil olarak sununca başkası haşa kızlarıyla ensest ilişki yaşayan bir Aziz’in kaale alınmayacağını savunuyor. Yani Hz. Lut’a baştan iftira attıkları için bu konudaki savunmaları zayıf kalıyor. Bundan dolayı Müslüman arkadaşlara tavsiyem Hristiyanlara Hz. Lut’u örnek göstermesinler çünkü onlar baştan bu konuda sapık bir inanca sahipler.

pompeiiLGBT’yi savunan Ehli Kitap bundan dolayı Lut kavminin putçuluktan dolayı helak olduklarını iddia ederler. Ayrıca Sodom Gomore halkı yol kesen, eşkiyalık yapan başka azgın günahlara da sahiplerdi. Hz. Lut’un davetini reddetmeleri bardığı taşıran son nokta olmuştu. Dolayısıyla bir Müslüman ile Ehli Kitap’ın Lut kavmine bakış açısında benzerlikler olduğu gibi farklılıklar da mevcuttur. Ancak tarihi kaynaklar bize İtalya’daki Pompeii halkının da Sodom Gomore gibi aynı sona uğradığını gösteriyor. Onlar da eş cinselliği yaygınlaştırmış ve meşru görmüşlerdi. Sonun da onlar da yanardağdan çıkan küllerle helak olmuş, hatta eş cinsellik sırasında küllere yakalanarak taşlaşmışlar ve bize ibretlik bir müze bırakmışlardır. Ehli Kitap Pompeii halkının sadece doğal bir felaketten helak olduğunu düşünür. Yani onlarla bu konuyu da tartışamazsınız. Emin olun ben her yolu denedim, ama Amerika’nın sözde libarelci kesimiyle bu konuları derinlemesine konuşabilmeniz imkansız. Neye inanmak istiyorlarsa bırakın ona inansınlar.

Günümüzün Eş Cinsel Gerçekleri ve Özgürlük

freedomAşırı dini argümanlar üzerinden insanları ikna etmek bu sapkınlığı önleyici bir etki göstermiyor. Bazı gerçekleri görmemiz lazım. Günümüz eş cinsellerinin Lut kavmi gibi saldırganlık, yol kesme ve eşkiyalık özellikleri yok. İş yerlerinde uğradıkları ayrımcılıklar da başka azınlıkların başına gelebilecek cinsten. Şöyle ki, Arkansas eyaletinde kaldığım yıllarda daha bir kaç ay önce iş verenlerin lehine bir kanun çıkarmaya çalıştılar. Söz konusu kanunda iş veren mesela bir lokanta sahibi eş cinsel yönelimi olan bir müşteriyi kapı dışına atabilme hakkı veriyordu. Yasaya derinlemesine baktığımızda bu yasanın Müslüman’ların aleyhine olduğunu da gördük. Yani eş cinsellere ayrımcılık yapayım derken başka azınlıklara dokunma ihtimali de varmış.

Bir lokanta sahibi isterse bir Müslümanı terörist damgasıyla kapı dışarı koyabilirmiş. İşin ucu bize dayanınca özgürlük meselesinde hata yaptığımızı bir kez daha gördüm. Özgürlüğü savunan herkesle birlikte bu yasaya karşı çıktık. Hani Türkiye’de herkes kendi cemaatini, partisini destekler ya sonra hepsi teker teker sistem tarafından dayak yer aynı onun gibi bir şey. Dolayısıyla herkesin din, dil ve cinsel tercihlerinden dolayı iş yerlerinde, kamu müesseselerinde özgür olmasından yanayım. Evdeki işlerini işe taşımasınlar yeter.

Belki de eş cinseller Türkiye’de Belediye Başkanı, Vali ve Başbakan olursa kursağına kadar ranta yolsuzluğa israfa bulaşmış sözde Müslüman’lardan daha iyi iş çıkartabilir kim bilir.  Yine de eş cinsellik fiiliyatını özgürlük kılıfı altında meşrulaştırmayı kesinlikle reddediyorum. Yaptığınız ne iğrenç şey o. Allah sizi ıslah etsin. Kendi görüşüm bu sapkınlığa bulaşmış insanlara Pedagojik destek sağlamak, oları ayıplamadan, kınamadan profesyonelce ıslahına çalışmaktır. Dini argümanlarla yola gelecek değiller.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s