Alt Yapıya İnanmak

alt_yapiÇevremizdeki sosyal gelişmeler eski tarihlere göre çok hızlı akıyor. Adeta bir hız yarışına girmişiz. İletişim, sağlık, eğitim ve medya evrimleşirken kısa zamandaki müthiş değişimlerin etkisinde kalıyoruz. Sanırım bütün bu değişimlerin değişmeyeni sabrın gerekliliği olacak. Bundan dolayı bu çağın hızını yakalamak için kendinizi azami derecede yetiştirmeniz icap edecek. Kısaca kendi alt yapınızı sağlamca tasarlamanız kaçınılmaz olacak.

Alt yapınız bireysel çabanız ile birlikte içinde bulunduğunuz çevrenizin kişisel donanımınıza olan etkisiyle doğru orantılılık gösterir. Son zamanlarda girişimci adaylarıyla yaptığım sohbetlerde söz konusu alt yapı meselesini daha iyi gözlemledim. Onların çok iyi bir çevrede olması bir şeyi değiştirmezken tek başına kişisel becerilerin de hayat kurtarmadığını gördüm.

Girişimcilikte Alt Yapı

Peki alt yapınızı nasıl güçlendirirsiniz? Bir işe başladığınızda ihtiyaç duyduğunuz donanımlar nelerdir, nasıl bir strateji uygulamalısınız? En önemlisi de alt yapıya gerçekten inanıyor musunuz?

Geçen hafta yerli bir Amerikalı girişimciyle yaptığım sohbet tam ibretlik cinsten. Kendisi iOS programlamada Objective-C dilini öğrenmiş ve değişik uygulamalar geliştirmiş. Yalnız bir sorun var, ürettiği uygulamaların içeriği, performansı ve mimarisi oldukça zayıf kalmış. Sadece uygulama geliştirmenin kendisini kurtarabileceğini zannetmiş. Kendisine sorduğumda Backend (Sunucu bazlı programlama) için takım arkadaşı aradığını söyledi. Ne RESTlet API’lardan haberi var, ne açık kaynak sunucu kurulumundan (RedHat, CentOS gibi) haberi vardı. Amazon Bulut sistemlerinde halen tek bir kurulum denemesi yapmamış. Veritabanına hiç girmek bile istemiyorum. Java biliyor musun, yok, PHP biliyor musun yok peki ne biliyorsun “Objective C” biliyorum. Bu tarzı stratejiler elbette yeterli değil.

Startup’larda teknik donanımlı kurucuların alt yapılarını iyice güçlendirmesi taraftarıyım. Yoksa mobil programlamanın sadece kendisi sizi kullanıcı arayüzü (client) ile başbaşa bırakarak sizi kurtarmaz. Alt yapıya inanmanız gerekiyor. Silikon Vadisi’nin hikayelerine aldanıp iş kurma konusunda acele edip geleceğinizi karartmayın. Yapabiliyorsanız ilk önce yurt dışına çıkın, en az bir Master dereceniz olsun. Sonra yurt dışında İngilizce’nizi mutlaka halledin, yapabiliyoranız oturum izni alın. Farklı kültürdeki insanlarla mesai yapıp çeşitliliğin nimetlerinden faydalanın.

Kısaca alt yapıya inanmanız gerekiyor ve bunun için doğru stratejileri belirlemeniz gerekiyor. Daha önceki yazımda Bruce Lee’nin erken yaşlardaki başarısını sıralarken alt yapısına dikkat çekmiştim. Küçük yaşta oyunculuğa başlaması, sevdiği dövüş sanatlarında en iyi hocalardan ders alması, bununla yetinmeyip Amerika’ya yerleşmesi, Kung-Fu’yu ilk defa Los Angeles’ta kazandığı bir turnuvada bize duyurması, Kung-Fu ile yetinmeyip Jet-KunDo sanatını keşfetmesi, Japon’ların Karete’sine karşı Kung-Fu okulunu açarak geleneksel Çin’li yaşlı kurtlara verdiği mücadele (Kung-Fu Çin’in sırlı bir dövüş sanatı kabul ediliyordu), sonrasında Hollywood’a adım atması gibi hayatında bize dersler içeren önemli kilometre taşları var. Hepimiz ekranlardan hem kendisini tanıma imkanı bulduk hem de Kung-Fu’nun Çin’in önemli bir değeri olduğunu öğrendik. Bruce Lee çeşitliği erken yaşlarda kavramış ve kendisini Kaderin potasında iyi yetiştirmişti.

Bruce Lee 30’lu yaşların başında aşırı baş ağrısından vefat etti. Bazı komplocular geleneksel yaşlı Çin’li örgütlerin onu öldürdüğünü söylerler. Ölüm sebebini tam olarak bilmiyoruz ama 30 yaşına kadar neleri hayatına sıkıştırabildiğini görmüş olduk. Alt yapısını oluşturmaya çocuk yaşta başlamış, bizim çok geç hallettiğimiz meseleleri kendisi o zaman küçük yaşta halletmişti. Elbette vizyoner bir ailesinin bunda büyük bir payı vardı. Buradaki en önemli husus Bruce Lee’nin her şeyi öğrenmesi için beklememesiydi. Her şeyin mükemmel olmasını beklemeden öğrendiklerini hızlıca sahaya aktarmış, pek çok müsabakayı da kaybetmiştir böylece kaybettiklerinden de öğrenmiştir. Yani sizin de her şeyi öğrenmek için zamanınız yok, öğrendiklerinizi hemen hayata geçirmelisiniz.

Fatih Sultan Mehmed ve Büyük İskender gibi önemli tarihsel Fatih’ler de alt yapı için önemli örnekler. Devletin şartları onları desteklemiş ve çok küçük yaşta kendilerini iyi yetiştirmişlerdir. Her ikisi de büyük ideallerle Fetih’lerin arkasından koşmuşlar her şeyi öğrenmek için vakit kaybına girmemişler, ekiplerini yönlendirerek isimlerini tarihe altın harflerle yazdırmışlardır.

Evet alt yapınızı kuvvetlendirirken her şeyi öğrenmeyi denemeyin. Hızlıca öğrendiklerinizi pratiğe döküp sahaya atılın, yeni insanlarla tanışın, çevrenizi genişletin. Yurt dışına çıkın, dil öğrenin. Kendi ekibinizi kurun, açıklıklarınızı onlar kapatsın. Alt yapıya her zaman inanın ve sahaya atılmadan önce iyice gerilin ki okunuz daha ilerilere fırlasın. Geleceğiniz alt yapınızın size kazandıracağı ivme kadar hızlı akacaktır.

2 thoughts on “Alt Yapıya İnanmak

  1. hocam öncelikle kaleminize sağlık. Uzun zamandır yeni yazınızı beklyiorum. Her gün ilk yaptığım işlerden biri zaman.com.tr ve fuat avninin tivitır hesabına baktıktan sonra sizin hesabınızı ve blogunuzu kontrol etmek oluyor. Neyse meselenin birde diğer yönü var. Klasik nasihatler hep yerine ulaşır ve evrenseldir. Lakin iş pratiğe olduğu gibi yansımıyor. İnançlı olalım alt yapımızı ve kendimizi geliştirelim. Dil öğrenip dışarı açılalım.Ama gerçekte olan nedir anadoluda bir üniversite okuyosundur ve etrafında kimse girişimcilik kelimesini bile duymamıştır. Yine temasta olduğun herkesin ve içinde bulunduğun toplumun nihai hedefi memur olmak ve sırtını devlete yaslamaktır. Gerçi hakkını vermek lazım bunların bir nesil üst modelinin nihai hedefi fabrikada sigortalı bir işti 🙂 . Ya aynı duygu ve heyecanı paylaşan bir tek adam olmaz mı ya. Yok işte. yok. Yazılımdan anlayan yok. İdealist insan yok. Hem şakirt ve ya sofi hem geek kimseyi bulamazsın. Teknolojik geri kalmışlık kimsenin umrunda değildir. Heyecanını anlayan yok. Memleketle insanla teknolojiyle dertlenen insan yok. Hocam bildiğin gibi değil. Genç bir üniversite talebesinin en büyük tutkusu ve hobisi yatmak olabilir mi hocam ? soruyorum ? Dayanamadım dedim hayu gençler kafayımı yediniz yoksa benmi uzaydan geldim ula gençsiniz dersle alakanız yok bari çıkın gezin tozun hovardalık yapın olmadı ona buna sataşın slogan atın. Hasılı çevremdeki atalet ve miskinlik beni o kadar vuruyorki hocam aşmaya gücüm yetmiyor. Tek sorunum bu. Yok sa çok şükür alt yapım var inancım tam kendi çapımda bu meselelerle dertleniyorum fakat olmuyor. Elim klavyede tuşlayamıyorum. Kafamda tasarladığım algoritmayı koda dökemiyorum elim gitmiyor zaman zaman.Bilmiyorum belki ben mubalağa ediyorumdur ama durum bu. Sonra dönüp sizin yazınızı tekrar okuyorum yav diyorum hocam haklı ve olayı tam özetlemiş yol göstermiş. Pek çoğunu kendimde görüyorum. Ama olmuyor olmuyor. Kusura bakmayın içimden geldi yazdım. Tam da anlatamadım meramımı fakat bence esas mevzu üzerimizdeki ölü toprağı.

  2. Geri bildirim: Bizimkisi bir Geek Muhabbeti | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s