Yurt Dışı Tecrübesinin Önemi

heykel5 yıllık İsviçre maceramdan sonra şimdi de 7 yıllık Amerika hayatıyla birlikte Türkiye’nin dışında ne kadar farklı bir hayat olduğuna şahit oldum. Hızlı ve boğucu Türk gündeminde işlenen aşırı dozdaki siyasi, spor ve magazin konularından sıyrılıp kendinizi keşfetmek istiyorsanız sizin de mutlaka yurt dışına çıkmanız gerekir.

Ben öyle yaptım ve hiç te pişman değilim. Cebime biraz para koyup master için Louisiana’nın yollarına düşmüştüm. Şu anda yaklaşık beş yıldır Bilgisayar Mühendisi olarak bir hastanenin bilgi işleminde çalışıyorum. Bu süreç boyunca edindiğim en önemli yurt dışı tecrübelerini sizinle paylaşmak istiyorum:

Lokasyon Faktörü
Amerika’ya geldiğinizde yaşadığınız eyalet geleceğiniz için belirleyici faktör oluyor. Gideceğiniz okuldan çalışacağınız yere kadar yaşadığınız muhitin imkanları ölçüsünde varsınız. Küçük bir şehirde mi yaşıyorsunuz, önemli değil masterı bitirdikten hemen sonra mutlaka farklı bir eyalete sıçramalısınız. Louisiana, Arkansas, Mississippi güneyde kalan yerlerde alacağınız eğitim ve karşılaşacağınız insanlarla sınırlısınız. Nüfusun daha yoğun olduğu New York, Chicago ve Los Angeles gibi yerlerin çekim kuvveti güçlü olsa da samimi ilişikiler geliştirmek adına Güney’den başlamanın daha büyük avantajları da olabiliyor. Kaldı ki Dallas ve Houston gibi yerler de büyük yerleşim yerleridir bundan dolayı Güney muhitlerini küçümsememek lazım. Örnek mi istiyorsunuz, Little Rock şehrinden dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Wall-Mart çıkabiliyor. Bu küçük şehir aynı zamanda Bill Clinton’ı çıkaran şehir.

Çalışmak kutsaldır
Buradaki en güzel şeylerden biri ne olursanız olun ve ne işte çalışırsanız çalışın, yaptığınız işten dolayı sizi kimse yargılamıyor. Çalışmak burada çok kutsal bir şey. Pizza veya garsonluk deneyimi olmayan Amerikalı gençler ileriki hayatlarında tuhaf karşılanıyor. Gerçekten de Amerika’nın aşırı kapitalist yapısı sizi çalışmaya zorluyor ve bu yolda kendinize olan özgüveniniz dahil olmak üzere hayat tecrübeniz artıyor. Amerika’nın her yerinde Hispaniklerin ne kadar çok zorlu işlerde çalıştığını gördüğümden en çok ta onlara saygı duyuyorum. Hiç bir şeyden şikayet etmeyerek saatliği taş çatlasa en fazla $10’a arı gibi çalışıyorlar. Hispaniklerin legal durumu Amerika için ciddi bir sorun ama işlerine geldiği için göz yumuyorlar.

Türk’lerin İş Durumu
Amerika’ya gelen düşük gelirli Türk’ler pompacılık, garsonluk, tamircilik, fast food ve gerekirse hamallık yapıyorlar. Hayat şartları gözüktüğü gibi kolay değil. Burada saatlik olarak çalışılıyor. Türkiye’deki 4 yıllık şirket hayatım boyunca ben saatlik diye bir şey duymadım. Bizde aylık veya senelik olurken burada saatlik üzerinden ay ve yıl hesaplanıyor. Alış veriş merkezinde 6 ay boyunca saatlik $7’a çalıştıktan sonra paranın gerçek hayatta aslında ne kadar çok zor kazanıldığına şahit olmuştum. Bundan dolayı dışarıda küçük işlerde çalışıp ondan sonra şirket hayatına atılmak önemli bir ayrıntıdır. Direkt olarak Google veya Microsoft’tan çalışan arkadaşlarım da var ama bizim kadar tecrübeli değiller.

Dışarıda Çalışın Kendinizi Tanıyın
Güneş gözlüğü satışında çalışmam benim için en önemli hayat tecrübelerinden biriydi. Pazarlama ve sosyal yeteneklerimin farkına varmıştım. Gerçekten de bir ürünü çok iyi derecede satabiliyormuşum. Müşteri ilişkileri konusunda oldukça deneyim sahibi oldum. Daha sonra Türk festivallerinde satış işine bilinçli olarak katkıda bulunmaya çalıştım. Özellikle girişimcilik işleriyle de uğraşıyorsanız mutlaka bu tarz satış işine girmelisiniz. Ayrıca tuhafiye deposu işinde de çalıştığım için depo hayatı diye bir şeyin varlığının farkına varmıştım. Demek ki dışarıda türlü türlü ne kadar farklı hayat çeşitleri varmış ama biz sürekli kalem veya klavye peşinde olduğumuz için bunları görmüyormuşuz. Yeteneklerinizin gerçekten de farkına varmak ve kendinizi keşfetmek istiyorsanız dışarıda farklı işlerde mutlaka çalışmalısınız.

İngilizce’yi Öğrenebilmek
Türk’ler dil konusunda bir kalıpta kalıyor ve yıllar boyunca aynı dille devam ediyorlar. Kendilerini geliştirmek konusunda sıkıntıları var. Benim tanıdığım Türk arkadaşlarımın İngilizce’si 4 yıl öncekinin aynısı. Yabancı dil öğrenmek biraz dikkatli dinlemeyle de ilgili. Amerikalı’ların kelimeleri tam olarak nasıl çıkardığı, nelere dikkat ettiği gibi farkındalığa sahip bireylerin yabancı dil seviyelerinde sürekli artış görülüyor. Bunun için Amerika’ya gelen bazı yeni Türk arkadaşlar kısa zaman sonra yıllarca yaşayan insanların önüne bile geçtikleri olabiliyor.

Çin ve Hindistan Gerçeği
Dünyada herkes İsrail ve Amerika gibi önemli ülkeler hakkında konuşur ama bence asıl konuşulması gereken ülke Çin’dir. Siz bunun yanına Hindistan’ı da katabilirsiniz. Amerika’da her alanda sayıları çok fazla. Özellikle teknik sahalarda Çin’liler ve Hint’liler büyük ihtiyacı karşılıyor. Amerika’da en eğitimli milletin Hintli’lerin olduğunu biliyor muydunuz? Evet öyle çünkü hemen hemen çoğu Üniversite’lere doktora ve master için geliyor. Bununla birlikte okulda ve şirket hayatımda çok sayıda Çinli ve Hintli çalışma arkadaşlarım olduğu için onların düşünce tarzlarından çalışma kültürlerine kadar pek çok konuda malumat sahibi oldum. Kendi memleketlerinden buralara gelmek çok zor olduğu için gelenler de ortalamanın çok üstünde ve çok eğitimli oluyorlar.

Amerika’da Çinli’ler
Çinlilerle çalışırken karşılaştığım en büyük problem sosyal iletişim problemi oldu. Konuşarak anlaşmak çok zor oluyor ama e-posta ile meseleleri daha rahatlıkla çözdüğüme şahit oldum. Tabii e-posta da insandan insana değişen bir kültür. Eğer e-posta iletişimi konusunda zaafiyet gösteren bir Çin’liyle çalışıyorsanız işiniz gerçekten çok zor. En kötüsü de öğrendiklerini kendilerine saklamaları ve bilgiyi sorsanız bile gram gram paylaşmaları. Teknik mevzuları sorduğunuzda bile size sadece döküman yolluyorlar, teknik ayrıntıyı az paylaşıyorlar. Şirkette Türk arkadaşımla kafa kafaya verip Programlamada önemli bir yeri olan Spring Framework alanını çapraz öğrenme (cross learning) metodunu kullanarak öğrendik. Yaptığımız farklı projelerde Çinli’lerden çok yardım alamadığımız için birbirimizin eksiğini kapatarak onların ulaştığı bilgi seviyesine biz de ulaştık. Yine de haklarını teslim edelim, inanılmaz derece çalışkanlar ama üretimlerinin kalitesi konusunda sıkıntıları var.

Çinli’lerin Bilgi Hırsızlığı
Bilgiye ulaşma konusunda ise ellerine kimse su dökemez. Ne yapıp edip istedikleri bilgiye ulaşıyorlar. Siz Amerika’nın peşinde koştuğu en büyük Uluslararası suçun Terör olduğunu düşünüyorsunuz ama gerçekler öyle değil. Amerika’nın en çok mücadele ettiği konu Çinli’lerin bilgi hırsızlığıdır. Bundan dolayı pek çoğu vize problemi yaşıyor. Little Rock’ta aynı masada yemek yeyip tanıştığım bir FBI görevlisi yaşadıklarını anlattığında meselenin vehametini daha iyi anlamıştım. Mesela Louisiana’da kimyevi formülleri çalan Çinli’lerin Çin’de daha ucuza getirerek Amerika’daki şirketleri nasıl batırdıklarını anlatmıştı. Bazılarını ise havalimanında kıskıvrak son anda yakalamışlardı ve daha nice nice maceralar. Önemli yerlerde çalışan Çinli’ler takip ediliyor ve dinleniyor. Bundan dolayı akıllı Türkler de onlara çok fazla bulaşmıyor.

Amerika’da Dini Özgürlük
Amerika’nın en sevdiğim yönü dini değerlere saygılı olmaları. Özellikle Güney kesiminde her mahalle başında klise var. Muhafazakar oldukları için biz yabancılara biraz uzak durdukları da oluyor. En azından bizdeki gibi İrtica ve Paralel gibi saçmalıkları yok. İbadet özgürlüğü var ve kimse sizi bunun için aşağılamıyor. Ayrımcılık yapacaklarsa da bunu belli etmeden profesyonelce yapıyorlar. En ilginci de Tarikat veya Cemaatlar Anayasa ile güvence altına alınmış durumda. Bu tarz örgütlenmelere çoğulculuk olarak bakıyorlar. Amerika’da binlerce tarikat, din ve cemaat var. İstedikleri gibi okul, dernek ve hastane kuruyorlar. Bizdeki gibi tehdit unsuru olarak görülmüyorlar.

Çoğulculuk
Nitekim ayağından ameliyat olan bir Türk arkadaşım Baptist bir cemaate ait bir hastanede tedavi görmüştü. Arkadaşım hastaneyi öve öve bitiremiyordu. Sizinle o kadar çok ilgileniyorlar ki eğer gerçekten de paranız yoksa size yardım bile ediyorlar. Bundan dolayı burada Hristiyan hastenelerden çokça var ve insanlar oldukça memnunlar. Hem istihdam oluşturuyorlar hem de kaliteli sağlık hizmeti veriyorlar. Yalnız Amerika dini propaganda yapmak için elverişli bir yer. Bir mağazadan çıkarken broşür dağıtan çocuğa bu ne diye sorduğumda “yeni bir din” diye karşılık vermişti. Yani dinin özgürlüğü olduğu gibi özgürlüğün dinini de biçimlendirip ayarını kaçırmışlar. Bu memlekette neye taparsan tap yeter ki vergini ver, suça bulaşma zihniyeti hakim olduğu için kim neye inanmış kim neye tapmış kimsenin umurunda değil.

 

Neyse ben çok uzattım, daha söylenecek o kadar çok şey var ki şimdilik bu kadar.

One thought on “Yurt Dışı Tecrübesinin Önemi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s