The American Hustle

AMERICAN-HUSTLE1970’li yılların sonuna doğru Amerika’daki gerçek bir rüşvet operasyonunu kişilik çatışmaları üzerinden anlatan ilginç bir yapım olmuş. Christian Bale, Bradley Cooper, Amy Adams, Jeremy Renner, Jennifer Lawrence gibi usta oyuncularla hikayenin sıkıcılığını aşmaya çalışan ender yapımlardan.

Tefecilik işinden içeri girecek olan düzenbaz takımın kendilerini kurtarmak için FBI ile başka bir operasyon anlaşmasını konu alıyor. Film operasyonun kendisinden ziyade karakterlerin kişilik çatışmalarını irdeliyor. Niyet, tutku, aşk ve ihtirasın her şeyi nasıl değiştirebileceğini kişilik zaaflarından yola çıkarak betimliyor.

Bir FBI ajanı Richie (Bradley Cooper) kariyerinde itibar ve terfi kazanmak için düzenbaz bir tefeci takımla iş yapmayı teklif ediyor. Niyeti rüşvet potansiyeli siyasetçilere tezgah kurarak yeni ve geçerli günahlar icat ederek kariyerinde dönüm noktası yakalamak. Siyasetçilere sağdan yaklaşan modern şeytan rolünü oynuyor. Hiç bir günahı olmayanları potansiyel suçlarından dolayı avlamak isteyen aç bir kurdu andırıyor. O kadar aç ki amirinin kendisiyle paylaşmak istediği hikayeyi bile sonuna kadar dinleyemiyor ancak bu keyifli hikayeyi bizzat yaşayarak öğreniyor.

Bunun için Irvin (Christian Bale) ve Sindy (Amy Adams) tefeci ikilisiyle çalışmaya başlıyor.  Temiz ve dürüst kişiliğiyle tanınan New Jersey Belediye Başkanı Carmine’i (Jeremy Renner) rüşvete ikna ediyorlar. Temiz kişiliğinden zerre kadar ödün vermeyen Belediye Başkanı Carmine Ebu Dabi’den gelecek zengin bir Şeyh’le iş yapması karşılığında ikna ediliyor.

İşte ne oluyorsa bundan sonra oluyor, Şehy sahte, belgeler sahte, insanlar sahte, kısacası her şey sahte. Kahramanlarımızın kişilikleri dışında her şey sahte. Zaten filmin sıkıcı senaryosunu zevkli hale getiren de Oscar’lı usta oyuncuların müthiş performansı ve aralarındaki kişilik çatışması. Bu filmi operasyon kurgusuyla değil de oyunculuk zevkiyle izleyin. Bundan dolayı karakterlere çok dikkat edin, en çok ta Irvin’in eşi rolündeki Rosalyn karakterine odaklanın.

Rosalyn (Jennifer Lawrence)

Irvin sevmediği Rosalyn (Jennifer Lawrence) ile sırf çocuğuna bakması için evlenmiş, yüreğinde sadece Sindy vardır. Rosalyn Irvin’in gönlünü kazanmak için çocuğa katlanmaktadır. Sindy Irvin’in gönlünü tam fethedemediği için FBI ajanı Richie’ya yaklaşarak intikam almak peşindedir. Richie bu oyunu kazanmak için Sindy’yi tamamen kazanmak zorundadır.

İğrenç ilişkiler sarmalı tamamen sahte olsa da kişilikler tamamen gerçektir. Rosalyn ile Sindy karşı karşıya gelirken Irvin ve Richie rekabet halindedir. Rosalyn aslında takımda yoktur ancak Belediye Başkanı’nın ailesi ile kurulan yakın ilişkiden dolayı dolaylı olarak artık o da takımdandır.

Operasyonun içinde olmayan Rosalyn en gerçekçi karakterdir. Arzusu açık ve nettir. Tek sahte duygu barındırmamaya çalışan üvey anne Rosalyn’in tek derdi ihtiyacı olan sevilmek duygusudur. Çok zeki olmasa da içtenliği, duygusallığı, kıskançlığı, cesareti, komikliği ile kendisini seyirciye sevdiren tek karakterdir.

Bundan dolayı sevilmek arzusuna  diğerlerinden daha kolay ulaşır. Mutlu olmak için rüşvetler, tezgahlar, hain planlar, arkadan vurmalara gerek kalmadan sadece kendisini olduğu gibi ifade ederek sevgiye kestirmeden ulaşılabildiğini gösterir. Herhalde Rosalyn olmasaydı biz bu filmde gerçek aşkı göremeyebilirdik. Hayatın en doğal arzusu sevgiyi bize yalın olarak gösterdiğin ve bize Rosalyn karakterini tam sevdirdiğin için teşekkürler Jennifer Lawrence.

Rüşvet çıktı mertlik bozuldu

Hikayemiz aslında son derece güncel bir konuyu işliyor, yani zamalama manidar! Şu anda da Türkiye’de rüşvet haberleri revaçta. Filmdeki siyasetçilerin rüşvete bulaşması günümüzle paralellik arzediyor. En beklemediğimiz siyasetçiler kurdukları yanlış ilişkilerden dolayı başaşağı gidebiliyorlar. Kendilerini korumak için ise bütün her şeyi gözden çıkartabiliyorlar. Bundan dolayı böyle bir film hikayesi şu andaki durumla ilginç bir tevafuk oluşturmuş.

New Jersey Belediye Başkanı Richie oteldeki rüşvet teklifine yoldan geri dönmeseydi çıkmaz sokağa girmeyebilirdi. Çok temizdi, dürüsttü, iyi niyetliydi ama hayatını altüst edecek yanlış bir tercih yapmıştı. Yanlış insanları tanımıştı aynen günümüzdeki gibi, yanlış insanlara güvenmişti aynen şimdiki siyasetçiler gibi, yanlış insanlar onu dibe çekiyordu aynen şimdiki siyasetçilerin farkedemedikleri gibi. Richie çok aşırı seviliyordu ve harika hizmetleri vardı ama rüşvet belası onu dönülmez bir sokağa itmişti aynen şimdikiler gibi.

Ne kadar temiz olursan ol, güce ulaştın mı etrafını saran panterleri tilkileri tanıyabilecek bir özelliğin de olmalı. Seni yukarı ya da aşağı taşıyacak insanları ayırt edebilmen gerekiyor. Güçten istifade ederek seni pohpohlayan insanların gerçek niyetlerini anlayabilmen gerekiyor, onların kişiliklerine nüfus ederek onları çözmen gerekiyor. Bunu yapamadığında ise bedeli çok ağır oluyor.

Silah çıktığında mertlik bozulmuştu ama rüşvet çıktığında da insanlık bozuldu. Rüşveti siyasetçiye mübah görenler, “nasıl olsa herkes çalıyor” diye zilleti baştan kabul edenler ise tamamen bozulmuş durumda. Namertlere çıkan tepki sesleri de yeterli gürültülü çıkmadığı için toptan cezalara çarpıtıldık. Kuraklık, susuzluk, cinayetler, hırsızlık patladı ve ateş hepimizi sardı.

Filmdeki ateş sahnelerini acaba bunun için sembolik bir gönderme olarak mı yaptılar bilmiyorum ama düzenbazların yaktığı ateş toplumu hep birden yaktı. Onun için siz de en azından düzenbazlara Rosalyn gibi dilinizle olmadı kalbinizle buğzedin ki yakaladığınız sevgi ateşi sizi sadece sizi yaksın. Tek mutluluk veren ateş yüreğinizi yakan sevgi ateşidir çünkü.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s