Değişim Çağına Hoşgeldiniz

degisim2013 yılını değerlendiren pek çok yazarın yazılarını okumaya çalıştım. Herkes Türkiye’deki gezi olaylarının ve Cemaat AK Parti kavgasının en büyük iki olay olduğunu iddia ediyordu. Ben ise meseleye değişim açısından yaklaşıyorum. Bana göre 2013’ün en önemli olayı Twitter’ın etkisiydi. Twitter 2013’deki değişimin sembolü ve motoru oldu.

Bu değişim 2013 yılına mahsus değil elbette. Ergenekon, Balyoz gibi darbe davalarında delillerin Savcılar tarafından nasıl toplandığı da değişimle ilgiliydi. Darbe girişiminde bulunanların bıraktığı delillerin çoğu içeriden birileri tarafından en son digital aygıtlar kullanılarak açığa çıkarılmıştı. 2000 yılından sonra bilginin çok rahatlıkla taşınabilirliğini hesaba katmayan darbeci zihniyet aslında kendi kuyusunu kazıyordu. Eskiden bir radyo istasyonunu ele geçirerek darbe yapanlar çağın değiştiğini fark etmekte zorlanıyorlardı. Çağın o kadar gerisinde kalmışlardı ki bilgisayarın formatlansa bile geri alınabileceğinden haberleri bile yoktu.

2005 yılından sonra bütün dünya toplumunun hayatını şekillendirecek YouTube ve Facebook gibi sosyal medya araçları çıkmaya başladı. Geleneksel medyadan yeni nesil medyaya geçiş o kadar hızlı yaşanıyordu ki yeni Startup şirket kültürü daha da belirginleşiyor, milyar dolarlık sektör başka ülkelerin iştihasını kabartıyor ve girişimcilik kelebek etkisine neden oluyordu.

Ve Kırılma Noktası: Mobilite
2010 yılından sonra ise mobil hayatla tanıştık. Dünyadan göçmeden önce elimize çağın en kullanışlı aletini veren Steve Jobs akıllı telefonları piyasaya sürüyordu. Bu değişim o kadar çok hızlı yaşanıyordu ki Nokia gibi dev bir şirket buhar olup gidiyordu. Bu süreçte mobil aygıtlardan en azami derecede istifade eden şirket ise Twitter oldu. 2006’da kurulmasına rağmen kendisini bulması mobil değişimle birlikte oldu. Sonra Google’ın desteklediği Android telefonlarla birlikte Samsung gibi şirketler de ön plana çıktı ve mobil aygıtlar resmen hayatımızın en önemli parçası oluverdi.

Mobiliteyle birlikte çılgın bir devir başlamıştı. Instagram ile anlık fotoğraflarımızı paylaşıyor, Twitter ile bir gazeteye ihtiyaç duymadan meramımızı ifade ediyorduk. Instagram gözümüz, Twitter dilimiz olmuştu. Facebook’tan artık sıkılsak ta her gün kontrol etme ihtiyacı duyuyorduk. YouTube da penceremize dönüşmüştü. Hangi önemli video varsa oradan paylaşıyorduk.

Tabii değişim bununla sınırlı değildi. Cep telefonumuzda yüzlerce uygulama (app) ile bankacılık işlemlerimizi yapıyor, trafikte en iyi grafik kalitesinde oyunlar oynuyor ve hatta dizilerimizi bile cepten takip eder olmuştuk. Daha çok kentli nüfusta bu değişim kendisini hissettirse de bu değişim dünyanın her yerinde kendine yer buluyordu. Değişim bütün kurumsal iletişim sektörlerini etkiliyor ve geleneksel medya bile artık sosyal medyanın içeriğini haber yapıyordu.

Twitter Etkisi
Twitter gelmiş geçmiş en iyi kelebek etkisidir diyebiliriz. Twitter’ın üye sayısı Facebook’tan az olmasına rağmen etkisi ve önemi son derece fazlaydı. Bazen Twitter insanların başına bela olabiliyordu. Yazıyla meramını anlatmak zor olduğu için yanlış anlaşılmalar, işten atılmalar, bozulan duygusal ilişkiler hayatımızın bir parçası olmuştu. Twitter ile artık normal bir vatandaş resmen bir gazeteye sahip olabiliyordu. Bazı geleneksel medya gazeteleri 100 bin traja sahipken Twitter’da normal bir kullanıcı üç katı bir takipçi sayısına ulaşabiliyordu. Bir gazeteci işten atılsa bile takipçi sayısı gazeteden daha fazla olabiliyordu.

Gezi Olayları
Twitter’ın değişimde bence en önemli rolü toplumsal örgütlenme ihtiyacını karşılaması oldu. Bunun için Türkiye’deki en tipik örnek Gezi olayları oldu. Ben gezi olaylarının ilk tweetlerini yakinen takip eden birisi olarak nasıl başladığını çok iyi hatırlıyorum. Polisin Gezi Parkında aşırı müdahelesiyle Twitter’da inanılmaz bir kıyamet koptu ama ilk günlerde başka kanallar bunu görmediği için insanlar çılgına döndü. Gezi olaylarının ilk gününde Türk iş arkadaşıma “göreceksin buradan çok büyük olay çıkacak” dediğimi hatırlıyorum.

Gezi olaylarının Psikolojik temelleri bizzat Başbakan tarafından daha önce atılmıştı. İçki düzenlemesi, Milli içki ayran, dindar nesil, 3’lü çocuk doğurma ve Ayasofya tartışması gibi insanların özel hayatlarına müdahale algısı yaratan ben dedim oldu mantığında açıklamalarla seküler çoğunluk yeterince ürkütülmüştü. Bununla birlikte AK Parti ve CHP mecliste birbirlerini hiç olmadığı kadar hain ilan etmişti ki Zaman Gazetesinden Hüseyin Gülerce bir yazısında bu kadar kutuplaşmanın tabanda hiç hayra alamet olmayacağını ileri sürmüştü. Kısa zaman sonra Hüseyin Gülerce haklı çıktı. Tepedekilerin aşırı derecede kutuplaşmaları, kavgalar ve AK Parti’nin hiç olmadığı kadar otoriter tavrı toplumsal tabanda negatif bir enerji biriktirmişti.

Korkulan oldu ve bomba bir ağaçla patlayıverdi. Dolasıyla Gezi olaylarının başlamasında ben dış güçlerin olduğuna inanmıyorum, gizli örgütlerin bu olaya sonradan dahil olduğuna inanıyorum. Özellikle İran ajanlarının Sünni-Alevi çatışması çıkartmak için uğraş verdiklerini yakın kaynaktan çok iyi biliyorum. Bölgesel rakip devletler için Gezi olayları mezhep çatışması  için bulunmaz fırsattı. Zaten sonra medyadan İran ajanlarının yakalandığı bilgisi geliyordu.

Kısaca Gezi olayları patlak verince ilk üç gün çevre duyarlılığına karşı polisin gereksiz şiddetinden dolayı haklı bir savunma yaptılar ancak sonra iş çığırından çıktı. Öyle ki Twitter resmen yalan haberlerle dolup taştı. O kadar çok yalan, komik tweetler atılmaya başlandı ki protesto yapan aynı gezi grubu sakinleri Tumblr’dan kendi yaydıkları yalan tweetlerini tekzip etme ihtiyacını duydular.

Twitter kullanımına göre insanları yanlış yönlendiren, rezil eden ve hatta hapse bile girmesine sebebiyet verecek kadar güce sahipti. Geziciler bundan dolayı Twitter’ın kullanımında başarısız oldular. Değişime ayak uydurmak aynı zamanda en son Teknolojileri nasıl kullanacağınız ile de ilgili bir husustur.

Tabii ki AK Parti Twitter’ın önemine geç uyanmış oldu. Normalde AK Partili gençler sosyal medyanın öneminden bahsediyorlar ancak büyüklerini ikna edemiyorlardı. Gezi olaylarından sonra AK Parti Twitter’ı farklı bir propaganda merkezi olarak kullanmaya başladı.

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar
Gezi olaylarının ilk günlerine çok destek vermiştim. Başbakan’ı amansızca eleştirmiştim. Cemaat ve AK Partili arkadaşlarımın çoğu beni Facebook’tan ve Twitter’dan sildiler. Ben özellikle Cemaat’teki arkadaşlara “Başbakan’ın bu otoriter anlayışı gün gelir herkesi vurabilir” dediğimde benimle sözlü tartışmalara girenler oldu. Gezi olayları kontrolden çıktığında bu sefer de geziye katılanları eleştirmeye başladım. Sonra da Sosyal demokrat arkadaşlarım beni Facebook’tan ve Twitter’dan silmeye başladılar.

Türkiye’deki tarafgirlik sorunu olaylara verileriyle birlikte olduğu gibi bakmak yerine, insanların ait oldukları cemaat ve parti gibi topluluklara olan duygusal bağlılıktan kaynaklandığı gibi aynı zamanda kendisi gibi düşünmeyen insanları  “vatan haini”, “düşman” görme gibi Ulusalcı virüslerin de bir sonucu.

Yurt Dışındaki Twitter Ayaklanmaları
Twitter Orta Doğu’daki sözde bahar ayaklanmaları için kullanılan en önemli araçtı. İnsanlar oradan örgütleniyorlar ve birbirlerini etkileyerek kısa zamanda bir araya gelebiliyorlardı. Twitter Gezi olayların ardından Brezilya’daki protestolar için de aktif olarak kullanıldı. Bizim komploculara göre Gezi’den sonra Brezilya’da da ayaklanmaların çıkma sebebi aynı dış mihraklardı. Kendi komplocu argümanlarını kuvvetlendirmek için sadece futboluyla tanıdıkları bir ülke hakkında ahkam kesiyorlardı.

Aslında Brezilya’nın futbolunu da tanıdıkları meçhul. Zira Brezilya’daki ayaklanmaların sebebini buradaki Brezilyalı arkadaşlarıma birebir sordum ve araştırma yaptım. Hepsinden aynı cevabı aldım. Hükümet daha önceleri zaten Futbol endüstrisine aşırı yatırım yapıp halkı fakirleştiriyordu. Futbol eskiden olduğu gibi Brezilyalı halk tarafından özümsenen bir mecra değildi artık. Halk artık farklı alanlarda da başarılı olmak ve zengin olmak istiyordu.

2014 Futbol Dünya Kupasının ev sahipliği Brezilya’ya verilince Hükümet milyarlarca dolarlık harcamalarını bu sektöre ayırdı. Stadların tekrar yapılanması, getto gibi suç oranının yüksek olduğu kırsal bölgelerdeki insanların polis tarafından etraflıca arındırılması ve dev reklam kampanyaları derken Hükümet kendi halkını fakirleştirdiği gibi onları dinlemeye de yanaşmadı. Halk Twitter üzerinden örgütlenerek bütün bu gelişmelere tepki gösterdi.

İşte bizim ukala komplocular Gezi olaylarını Brezilya’daki olaylarla eşleştiriyor ve değişimi yanlış okuyorlardı. Ortak olan şey artık toplumların şeffaflaşması, daha kırılgan olmaları ve en önemlisi de bir haksızlık karşısında kendilerini toplu olarak ifade edebilmeleriydi. Toplumlar artık analogtan digitale geçmişti. Digitallik kentli nüfusun itme kuvvetiyle birlikte değişimin temel nedeniydi.

Ve Cemaat Twitter’a Katılırken
2013’ün en ilginç olaylarından biri Cemaat mensuplarının Twitter’a aktif katılmı oldu. AK Parti – Cemaat kavgasıyla birlikte sosyal medyaya uzak duran Hizmet Hareketi Dershane tartışmalarından beri Twitter’da herkesi şaşkına çevirmiş durumda. Hiç kimse Twitter’daki Cemaat gücünün bu kadar olacağını hesap etmiyordu. Hizmet Hareketini iyi tanıdığını iddia eden Ahmet Hakan gibi yazarlar bile hashtag’lerin haftalarca TT yapmasını şaşkınlıkla karşılamışlardı. AK Parti farkına varmadan Hizmet Hareketinin sosyal medya eksikliğini gidermiş oldu.

Bizim Yiğit Bulut kafalı komplocuların diliyle diyecek olursak “Cemaat Twitter’ı ele geçirdi”. Siz Yiğit Bulut’a üç maddelik yemek tarifi verin, bunu komşunuzun sizi öldürmek için oluşturulan bir komplo olduğuna inandırabilir. Onun için Cemaat’in Twitter’ı ele geçirdi tezini komplocular için çok görmemek lazım.

Değişimi Doğru Okumak
Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya araçlarına iyi bakarsak ortak bir yön göreceğiz. Hepsi bize “anlık” kendini ifade hakkını sunuyorlar. Kimisi görsel, kimisi yazıyla farketmez, artık her bir birey hakkında çıkan bir yalanı tweetleyerek tekzip edebilme şansına sahip. Eskiden olduğu gibi mikrofonlarla basın toplantısı yapma zaruretiniz yok. İşte değişimin “anlık” zaman birimine inmesiyle her şey çok hızlandı. Dikkat edersiniz “değişim” in kendisini tanımladık.

Yani değişim bireyin veya toplumun kendisini mümkün olan en kısa zaman aralığında ifade edebilme yeteneğidir.

Yazının başında ifade ettiğimiz gibi Ergenekon ve Balyoz planları hazırlayanlar değişimi anlamakta zorlanmışlardı ve kaybettiler. Geziciler ise sosyal medya araçlarının en aktif kullanıcıları olmalarına rağmen kendilerini ifade biçimleri yanlıştı ve onlar da kaybettiler. AK Parti değişimi geç anladı ve ne yazık ki AK Parti değişimin araçlarını halen sadece bir propaganda merkezi olarak görüyor. Cemaat ise değişimin araçlarına yeni katıldı ve şu an kendilerini herkesten daha soğukkanlı olarak ifade ediyorlar.

Hizmet Hareketi ve Değişim
Şu an dünyayla entegre çalışan Cemaat yani Hizmet Hareketi değişimi en iyi anlayanlardan diyebiliriz. Hizmet hareketinin sahip olduğu Zaman gazetesi ilk İnternet gazetesi ve gazete olarak ilk i-Pad uygulamaya da sahip. Amerika’daki Hulu.com’un klonu olan Küre.tv de kendi içeriklerini yayınladıkları modern bir video sitesi. Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin daha önce VHS kasetleriyle kendi Cemaat’ini beslemesi yerini Herkul.org’a bırakmış durumda. Hocaefendi’nin kitaplarını artık e-book olarak okumanız da mümkün. TUSKON gibi Konfederasyonlarla Afrika dahil pek çok ülkede ticari ilişkiler başgöstermiş durumda.

Şu anda da California’da Bilişim işlerine de girmek üzereler. Bir taraftan da ülkedeki dernek sayıları artarak resmi olarak sivilk toplum örgütü (STK) hüviyeti kazanıyorlar. ABANT gibi Think-Tank düşünce kuruluşlarıyla farklı sesleri aynı platformda buluşturmaları ve Türkiye için değişik çözümler sunmalarını zaten medyadan herkes tarafından biliyor. Yurt dışındaki okullarını, kültür lokallerini zaten biliyorsunuz. Türkçe Olimpiyatları da malumunuz. En son da sosyal medya açıklıklarını da hızlıca kapattıklarına göre Hizmet Hareketinin yer yüzünde değişime en rahat ayak uyduran topluluk olduğunu söyleyebiliriz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s