Startup Kültürü Türkiye’ye Uyar mı?

cultureŞimdiye kadar blog yazılarımda startup (yeni tekno girişim), lean startup (yalın girişim) ve Growth Hacking (Büyütme Korsanı) hakkında yazılar yazarak düşüncelerimi paylaşmaya çalıştım.

Yalın Girişim’in Türkiye’ye uyup uymadığını da irdelemiştim ancak Startup modelini eleştirmek hiç nasip olmamıştı. Dolayısıyla biraz geç bir yazı oldu.

Startup dünyada olduğu gibi Türkiye’de de revaçta ve gençlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Merkezi Bay Area, Silikon Vadisi olmasına rağmen dünyanın her yerinde artık binlerce startup şirketi var. Gençler yeni tekno girişimlerle İnternet veya Mobil projelerle Silikon Vadisindeki benzer başarı hikayelerine talipler.

İyi güzel de neden bir türlü mesela Türkiye’den global Startup başarıları çıkmıyor? Yoksa bu acele bir soru mu, yoksa biraz daha mı sabırlı olmamız gerekiyor?

Bence bu sorun Startup şirketlerinin kendine ait kültürüyle ilgili bir husus. Amerika’nın garaj kültürünün yaratmış olduğu girişimcilik ruhu binlerce yatırımcısıyla birlikte Silikon Vadisi’nde kendine yer bulmuştur. Güçlü Üniversite’leri ve Sanayi döneminin büyük Yazılım şirketleriyle beraber Silikon Vadisi doğal nedenler ve ihtiyaçlar sonucu gelişmiştir.

Yani Silikon Vadisi aynı zamanda organik bir Amerikan kültürüdür. Silikon Vadisine sadece teknik gözle bakmak sizi yanıltabilir. Silikon Vadisini bir yerleşim birimi görmekten ziyade kültür havuzu görmek bize daha sağlıklı bakış açısı sağlayabilir.

Dolayısıyla Startup şirket modeli Amerika’nın Silikon Vadisi kültürünün bir parçası hükmündedir. Bu kültürü direkt olarak alıp hiç filtrelemeden bir ülkeye angaje etmeye çalışmak bir özentiden ibarettir. Bugün pek çok Türk girişimcisinin bir tutku yerine heves olarak giriştiği Startup şirketlerinin varlığı bunun için en büyük delildir.

Çünkü tutku bir toplumun neyi sevdiği, neyi beğendiği ve neyin arkasından gitmek istediği ile ilgili bir iç motordur. İçten gelen kültürel güdülerin yaratmış olduğu ivmeyle tutkunun girişime dönüşmesi gerekir. Şu andaki Startup’larda ise bu kendisini Facebook, Instagram, Twitter, Airbnb gibi başarı hikayelerinin yaratmış olduğu heves olarak göstermektedir.

Ne olmak istediğinden ziyade bu şirketler gibi milyar dolarlara hükmetmek, ilgi odağı olmak ve bir çeşit ego tatmini kendisini heves kültürü olarak hissettirmektedir. Yani tutku içeriden gelirken heves dışarıdan gelmektedir. Şu anda Türk’ler olarak biz hevesi tercih ediyoruz ve bunun bedelini zaman kaybıyla ödüyoruz. Bundan dolayı Startup’larda iyi rol modelleri de çıkmıyor.

Startup’larda Yerel Faktörler

Ayrıca Startup kültürü San Francisco gibi güçlü bir şehirden çıkmıştır. Startup şirketler için her zaman güçlü şehirler gerekir. Güçlü şehirlerde insan kaynakları, teknik alt yapı ve yatırımcı ihtiyacını karşılayabilecek imkanlar mevcuttur. Güçlü bir şehirden çıkan bir Startup şirketinin Amerika’nın başka eyaletlerine yayılma hızı da oldukça yüksektir. Amerika’daki standart İnternet ve Mobil kültürü gelişmiş olduğu için güçlü şehirlerden akıp gelen bir ürünü benimsemeleri de kolay olur.

Türkiye’de ise siz İstanbul veya Ankara gibi güçlü bir şehirden bir Startup çıkarsanız bile başka şehirlere yayılma hızınız son derece yavaştır. Bu durum ülkenin kültürel coğrafi yapısıyla ilgili bir husustur.

Doğu ve Güney Anadolu’daki insanların gelir durumu ile Batı’dakilerin gelir durumu arasındaki uçurumları da hesaba katacak olursanız Startup’ların bir E-Ticaret veya Mobil projeler için her şehire hitap edemeyeceğini daha iyi kestirebilirsiniz.

Bununla birlikte İstanbul gibi büyük şehirlerde milyonların birikmiş olması da ayrıca farklı bir sorundur. Türkiye’de coğrafi nüfus dağılımı İnternet ve Mobil Ekonomi için ciddi sorun oluşturmaktadır.

Türkiye’deki kırsal yerleşim birimlerindeki insanların yaşam biçimleri coğrafi kültürlerinin bir sonucudur. Memleketim Elazığ’a her gittiğimde insanların daha çok kağıt gazete takip ettiklerini ve Doğalgaz, Elektrik fatura kuyruklarında sıra beklemelerini gördüğümden Türkiye’nin kırsal kesimlerinin henüz Analog devrini tercih ettikleri sonucuna varabiliriz. Yani Türkiye henüz standart digital kültürünü yakalamış değil. İnsanların çılgınca cep telefonu almaları sizi yanıltmasın.

Amerika’da ise Louisiana, Mississippi, Arkansas gibi kırsal bölgelerdeki köylü halkın bile bir digital yaşam standardı mevcut. Herhangi bir startup’ı desteklemeleri ve özümsemeleri Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden farklılık arzediyor.

Önemli Startup Örnekleri

Mesela son zamanlarda büyük sükse yapan Airbnb ve Uber bunlara en güzel örnek. İkisi de güçlü şehirlerden çıkma. Biri New York’ta diğeri ise San Francisco’da kendisine hayat buldu. Birisi otellere alternatif kendi evini kiraya vermek uygulaması diğeri de taksi paylaşım uygulaması. İkisi de paylaşım odaklı ve Amerika’nın başka şehirlerinde de yayılmaya başlayan başarılı uygulamaları.

Ancak sizin bu tarz paylaşım odaklı uygulamaları Türkiye’de İstanbul, Ankara ve İzmir dışına yayma olasılığınız düşük olacaktır. Türk insanı dünyanın en misafir perver insanı olduğundan belki de Airbnb’yi misafir uygulamasına dönüştürmeniz gerekebilir. Bu bile sorun yaratabilir çünkü Türk insanın da çok ciddi güven sorunu var. Tanımadığı insanlara genelde uzak durur.

Taksi paylaşım uygulaması ise şehir merkezlerinin küçüklüğünden dolayı zaten tutması zor bir ihtimal. Zaten Türkiye’nin kırsal şehirlerinde var olan ihtiyaçları Startup’ların gidermesi mümkün değildir. İnsanların temel eğitim, gıda ve ekonomik ihtiyaçları söz konusuyken Startup’lar bu tarz şehirlere lüks kaçmaktadır. İşte fantazi olarak adlandıracağınız bu tarz girişimlerden size Elazığ’da yaşanan traji-komik bir örnek:

Bundan yıllar önce Fırat Üniversitesi’nden iki öğrenci Şehirler arası otobüslerinin İnternet sitelerinin olmadığını farkederler ve gidip bir Otobüs firması için Online sipariş yapabilecekleri bir site yapmayı teklif ederler. Sitenin veribankasını ve kendsini çalışır hale getirdikten sonra firma yetkilisi bu iki gence şu soruyu sorar: “Evet bunun için bize ne kadar para vereceksiniz?” Gençler şaşkın şaşkın birbirlerine bakarlar ve oradan ayrılırlar. Yani anlayacağınız firma yetkilisi bu iki gence iyilik yaptığını zannediyor ve onlardan bunun karşılığını bekliyor.

Türkiye’de bu genel hastalıklı bir zihniyettir. Firmalarda stajyerleri karın tokluğuna çalıştırırken zaten bizden çok şey öğreniyorsun zihniyeti hakimdir. Onları sigortalamak ise zaten imkansızdır. Türkiye’de kurumsal zihniyetin gelişmemesi, emekçinin hakkının ödenmemesi gibi ciddi sorunlar var ve bu sorunlar kırsal şehirlerde kendisini daha çok hissettiriyor.

Startup’larda Taklitçilik Hastalığı

Neyse konuyu çok dağıtmayalım ve Startup’larda farklı bir soruna geçelim. Türkiyede’deki başka bir sorun da hızlandırıcı programlarının ve Startup ile ilgili farklı teşvik programlarının Amerika’yı birebir kopyalamasıdır. Hiç filtreden geçirmeden Startup ile ilgili beylik sözleri İngilizce olarak duvarlara asmak ta özünden kopuşun simgesidir zira insanın kendi dili de kültürün en önemli öğesidir. Taklit yaparken bir de bunu İngilizce yapmak kadar insanı özünden uzaklaştıran bir durum yoktur. Dikkat edin halen Startup diyoruz, halen Yeni Tekno Girişim dediğimizde çok bir şey ifade etmiyor. Demek ki terminoloji olarak ta henüz sindirmiş değiliz ki bu da kültürel olarak ta Startup’ların Türkiye’de henüz yerleşmediğini gösteriyor.

Türkiye’de Startup kültürünü oluşturmak için iyi niyetli insanların yanıldığı belki de en büyük handikap var olan Startup dinamiklerini aynen ülkeye adapte etmeye çalışmakta yatıyor. Daha önce Yalın Girişim’in Türkiye’ye uyup uymadığını irdelediğimizden dolayı burada tekrar etmiyoruz. Ancak özetle Yalın Girişim’de de Erken Kullanıcılar (Early Adapters) sorunu var. Yani digital yeni projeleri hemen kullanacak, deneyecek ve tadına bakacak bir kitleye ihtiyaç var ki mobil projeler haricinde bu pek mümkün gözükmüyor.

Kısaca Türkiye’de Startup’lar İstanbul, Ankara ve İzmir’e sıkışmış durumda ve unutulmamalıdır ki Türkiye de bu üç şehirden ibaret değil. Ayrıca kuru Startup taklitçiliği de bizi bir yerlere götürmekten aciz. Çözüm olarak Startup mantığının Türkiye kültürüne göre tekrar ele alınması gerekiyor. Bunun nasıl olması gerektiğini daha sonra irdeleyeceğiz. Şimdilik şunu diyelim:

Kültürü es geçme (Culture matters)

One thought on “Startup Kültürü Türkiye’ye Uyar mı?

  1. Geri bildirim: Türk Usulü Startup’lardaki Sorunların Özeti | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s