Türkiye’nin Yoğun Gündemi ve Düşündürdükleri

medyaYurt dışında yaşayan birisi olarak Türkiye’nin aşırı gündem yoğunluğunu daha soğukkanlı şekilde takip edebiliyorum. Türkiye’de yaşayanlar ise şüphesiz bu manyak gündemini daha derinlemesine hissediyorlardır.

Ana Haber bültenleri ilk önce Siyasi gündemle başlıyor. Haberlerin başında Başbakan’ın demeçleri, diğer Siyasi Parti Genel Başkanları’nın cevaplarıyla devam ediyor. Sonra cinayet haberlerine geçiliyor. Haberler öyle bir sunuluyor ki her yer kan revan, herkes birbirini öldürüyor hissiyatı izleyicilere sunuluyor.

Derken başka bir olumsuz habere geçiliyor ve izleyicinin bilinçaltı negatifliklerle yıkanmaya devam ediliyor. Eskiden şehit haberleriyle moralimiz iyice bozulurdu. Şimdi ise şehit haberleri duymuyoruz ama bundan sonra da duymayacağımız anlamına gelmez. Şehit haberleri olmadığından dolayı zora giren basın kuruluşları var Türkiye’de.

Haber sitelerinin de TV’den geri kalır tarafı yok. Haber sitelerindeki köşe yazarlarına bakın, neredeyse tümü Türkiye’nin yoğun gündemini tartışıyor. Kürt meselesinden tutun, Alevi meselesine kadar ne varsa bütün hissiyatlarını okuyucuyla buluşturuyorlar. Öyle yazıyorlar ki, inanın kendilerini bazen sosyolog sanıyorum. Siyasi partileri eleştirenler de öyle bir edayla konuşuyorlar ki sanki Başbakan’ın yerinde olsa kendisi ülkeyi daha iyi yönetirmiş havası estiriyor.

Bir gündem bitiyor diğeri başlıyor. O bitiyor başkası başlıyor. İnanın bazen Türk haberlerini okuyamaz hale geliyorum. Yurt dışında kalmanın avantajını kullanarak Türk haberlerinden bir süre uzak kalıyorum ve kendimi tekrar yeniliyorum. Türk haberlerine bir hafta sonra tekrar geri döndüğümde kendimden hiç bir şey kaybetmediğimi anlıyorum.

 

Peki Gerçek Gündem Hangisidir?

Peki Türkiye’nin gündemi gerçekten böyle bir şey mi? Yani bütün her şey Siyasi haberlerden mi ibaret. Zaten insanlar Siyasilerin yüzlerini her gün TV’de görmekten sıkılmadılar mı? Türkiye’de gençlerin sorunları ne kadar çok tartışılıyor? Yaşlıların hiç sorunu yok mu? Hayvan hakları ne kadar çok işleniyor?  Herkese örnek bir portrenin baştan sona hikayesi hiç haber niteliği taşımıyor mu? Yoksa olumsuz gündem tercihleri yine dış güçlerin bir oyunu mu!

Gerçekleri kabullenecek olursak, ne yazık ki Türkiye’deki Rating kaygısı diye bir şey var. Rating sonuçları medyanın haber içeriğini şekillendiren bir yapıya sahip. Olumsuz haberler yapmadıklarında yeterli Rating alamayacaklarını düşünüyorlar çünkü Rating düşük olduğunda reklam pastasından yeterli pay alamıyorlar. Yani zincirleme bir kazaya sahip.

Aynı sorun Haber sitelerinde de mevcut. İnsanların sayfa başı tıklama sayılarını arttırmak için resimli sayfa haberleri yapıyorlar. Ünlülerin makyaşsız halleri, Yemek yerken kaçınılması gereken 10 şey, Erkek’lerin sizi aldattıklarını anlayabileceğiniz 5 detay gibi sizi sayfa sayfa tıklamaya iten haberlerlere siz de mutlaka meraktan tıklamışsınızdır. Tıklamanız için de sizi meraklandıran başlıklar atıyorlar. Zaten normal haberleri de aşırı abartılı.

Mesela “Hadise Amerika’yı Salladı” haberine baktığınızda ünlü şarkıcının Amerikan eyaletinin bir şehrinde çok kısıtlı bir kitleye konser verdiğini görüyorsunuz. Bu tarz sitelerin kaygısı sayfa başına tıklama sayısını arttırarak reklam çekebilmek. Onların işi TV’den daha zor zira Alexa’dan sayfalarının ne kadar ziyaretçi aldığı belli. TV’deki Rating aldatmacası gibi insanları kandırabilme imkanları yok. Google amca sağolsun, kimin ne kadar çok ziyaretçi aldığını size ayan beyan söylüyor.

Türk medyası ayakta kalabilmek için içerik ne olursa olsun yeter ki reklam çekebilelim mantığındalar. Yani bir nevi kısır döngü söz konusu. Yine de buradaki asıl sorun 75 milyonluk Türk Milletine neden başka bir içerik sunmuyorlar sorusudur. Yani işin dozunu fazlasıyla kaçırırken ve insanların moralini iyice bozarken neden insanların gerçek sorunlarını anlatan konulara yeterince değinmiyorlar.

Türk gündemi etkisinde kalan herkesin zihni bulanıyor. Zihin nöronları siyasi, cinsel ve spor haberleriyle tamamen kirleniyor. Yatağa uzandığınızda bile aklınıza onların size sunmuş olduğu içerikler aklınıza gelebiliyor. Böyle olunca koskoca bir toplum medyanın akıl almaz içeriğiyle yetişiyor.

 

Cevabı Bekleyen Sorular

Peki insanımızın gerçek derdi nolacak? Süper manyak bir medya pompalaması karşısında gençlerimiz kendilerini nasıl yetiştirecek. Biz onları yetiştirmek için her şeyi yapsak bile maruz kaldıkları bilinçaltı bombardımanına karşı onları nasıl koruyacağız? İdealist, girişimci ve kendisini yetiştirmek isteyen gençlerimizi nasıl kanalize edeceğiz?

Bu soruların cevaplarını vermek gerçekten de çok zor. Bu çağda kendini yetiştirmek, uzun vadeli planları yapmak, yurt dışına çıkıp yeni bir yabancı dil öğrenmek, yeni bir müzik aleti öğrenmek, yeni bir iş kurmak, ruhsal dünyanıza ait manaları keşfedecek yeni kitaplar okumak, yeni bir eğitim kursuna katılmak, yeni bir bilgisayar paket programı öğrenmek, kısacası kendinize yatırım yapmak tam bir irade meselesi haline geldi. Çelik gibi bir iradesi olmayanın bu zamanda yeni bir şeyler ortaya çıkarması gerçekten de çok zor.

Yani kendi dar küçük dünyanız sizin geleceğinizi belirlediği halde geniş ve heyecanlı gündemlerin tesiri altında kalmak günümüzün en büyük hastalığıdır. Siyasi cereyanların etkisinde kalanlar, zamanlarını tuttukları spor takımının haberlerini okumakla geçirenler ve duydukları her olumsuz habere sitelerde yorum getirenler oldukça büyük bir yoğunluk teşkil ediyor.

Değişime Hazır Olun

İnsanımızı bilinçlendirerek bütün bu sorunların üstesinden gelebiliriz. Kendi küçük dünyalarının her şeyden çok önemli olduğunu onlara kabul ettirerek onları daha iyi kanalize edebiliriz. Eğitim sistemimizi bu istikamette değiştirebiliriz. Bütün bunların gelecekte mecburen gerçekleştireceğimizi düşünenlerdenim çünkü bu gidiş çok tehlikeli bir gidiş. Siz her gün olumsuzluklar pompalayarak farkına varmadan toplumsal bir patlamanın ön hazırlığını gerçekleştirirsiniz.

Şimdiye kadar olan medyanın tutumu kendisine elbette bir gün geri dönecektir. Çok yakın zamanda yeniliklere hazır olun derim. Artık açık şeffaf bir toplumun bireyleri olarak son derece kırılgın bir Ekonomi’de yaşıyoruz. Toplumsal değişimin akıl almaz hızının doruk noktalarına şahit oluyoruz.

Yakın zamanda yeni medya grupları ortaya çıkacak, elenenler olacak. Değişime ayak uyduranlar Yeni Dünya Ekonomisinin lokomotifi olacak. En önemlisi de bu yeni medya grupları bireyin gerçek ihtiyaçlarını ön plana çıkartacak ve yerini daha da sağlamlaştıracak.

Velhasıl, Türkiye’nin manyak yeni gündemini Değişim‘in kendisi durduracak!

2 thoughts on “Türkiye’nin Yoğun Gündemi ve Düşündürdükleri

  1. Bayramınız mubarek olsun hocam. Bekledim bayramla ilgili bir yazı yazarsınızda altına tebrik yorumu yaparız diye yazmadınız. Bende buraya yazıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s