Girişimcilik Akımı (III) – Hayal Edin

earth2012’nin Ocak ayında Avustralya’da çıkan bir haber çok dikkatimi çekmişti.

Avustralya’daki bir hemşire ölüm döşeğindeki insanların en büyük 5 pişmanlığını kitaplaştırmıştı. Birinci pişmanlık maddesi şöyleydi:

 Keşke başkalarının benden beklediği hayatı sürmek yerine düşlerimi gerçekleştirme cesaretim olsaydı.

Hemşirenin ölüm döşeğindeki karşılaştığı yüzlerce insanın ortak pişmanlık duygusu olarak ortaya çıkarttığı bu gerçek etraflıca düşünmeye oldukça değer. Onları pişmanlığa iten başkalarının hayatını yaşamış olmalarıydı. Başkalarının beklentilerini kendi beklentilerinin önünde tutmalarıydı. Bunun için gerekli cesareti bir türlü bulamamış olmalarıydı. Fırsatlar önlerine geldiğinde bunları değerlendirmekten ürkmeleriydi.

Evet insanların en çok pişmanlık duydukları şey başkalarının hayallerini, başkalarının beklentilerini yaşamaları olmuş. Bu dünyada siz hayal kurup peşinden gitmezseniz ya başkalarının hayalini bilinçli yaşarsınız ya da daha önceki yazımda değindiğim gibi bilinçsizce bir akıma kapılıp sahte hayaller peşinde koşarsınız. Her ikisinde de içinizdeki ses hiç dinmez, bastırdığınız hayaller ölüm döşeğinde bile olsa bir gün ölüm meleği gibi sizi yakalar.

Hayal kurabilmek için ilk önce değerlerinizi tekrar gözden geçirin. Niçin girişimci olmak istediğinizi anlamaya çalışın. Değerleriniz ve dünya üzerindeki sayısız sorunlar size mutlaka bir misyon biçecektir. Bu misyon sizi hayal etmeye itecek motivasyon aracı olacaktır. Misyonsuz hayallerle başardığınız her iş egonuzu şişirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Gerçekten ne istiyorsun, ne yaptığında mutlu oluyorsun. Kitap mı yazmak, iş mi kurmak, okul mu açmak, başarılı bir Tenis Raket’i mi olmak, Piyanist mi olmak, yurt dışında en iyi okulda en iyi labaratuarlarda mı çalışmak, yeni bir dil mi öğrenmek, oyuncu mu olmak, Ressam mı olmak, Siyaset’e atılıp ülkeyi mi yönetmek, Yönetmen mi olmak, bir Televizyon haber kanalında Sunucu mu olmak, başarılı bir Psikolog mu olmak, şarkıcı mı olmak, stand-up şovler yapıp insanları mı güldürmek, yurt dışında mı yaşamak, yeni bir İnternet firması mı kurmak ne yapmak istiyorsun, neyi seviyorsun, ne olmak istiyorsun ve en önemlisi NEDEN bunu yapmak istiyorsun?

Kendi rotanızı kendiniz belirleyin. Herkes bir şeyler söylüyor, herkes size bir şeyler diyor. Sizi bazıları bilerek veya bilmeyerek gaza getiriyor. Peki sizin içinizdeki ses ne diyor? Bunu her gün düşünün, kendi sesinizi duymaya çalışın. Hayaller içinizdeki çılgın sesle başlar.  Başkalarının size saygı duyması gerekmez. Herkesin sizi sevmesi de beyhude bir çaba. O zaman siz ilk önce kendinizi kendinize kabul ettirmelisiniz. Kendi içinizdeki iç sesi duyabilmelisiniz.

Gerçekler hayallerle başlar. Hayalinizdeki tutku, enerji ve netlik sizin Kaderinizi belirler. Hayalleriniz sizi yerinizden zıplatmıyorsa siz yürüyen bir ölüden ibaretsiniz. Hayal etmekten çekinmeyin, hayallerinizi süslemekten gocunmayın. Hayallerinizi herkesle paylaşmak zorunda değilsiniz ama geleceğinizin irade gücünüzün hayallerinizle buluştuğu noktada durduğunu bilmek zorundasınız.

Şunu da unutmayın, kendi benliğinizle birlikte kültürel manevi genetik kodlarınızı da katarak kurduğunuz hayalleriniz size hayatın tılsımlı kapılarını mutlaka açacaktır. Bu tılsımlı kapılar kendinizi keşfetmenize yarayacak yegane anahtardır. Hayalleriniz küçük başlasın ama büyük olsun, mütevazi renkleri olsun ama içinde çok insan olsun, engin olsun ama sizin olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s