Bruce Lee’nin Hayatından Öğrendiklerimiz

Bruce-LeeBruce Lee denince insanın aklına çok şey geliyordur. Özellikle Bruce Lee’nin efsanesiyle büyümüş bizim gibi 80 nesli için Bruce Lee çok şey ifade eder. Bunu ben henüz yeni anlıyorum desem yeridir. Ne hikmetse son zamanlarda Uzak Doğu Dövüş Sanatı (Martial Arts) hakkında pek çok içerikle karşılaşıyorum. Geçen hafta şu an vizyonda olan The Grandmaster filmine gittim. The Grandmaster filminde Bruce Lee’nin meşhur ustası IP Man‘nin hayat hikayesi anlatılıyor.

Daha sonra gittiğim her lokantada yeni dövüş sanatları broşürleriyle karşılaştım. İnternet’te gerek Facebook gerekse sair sosyal medya sitelerinde “Martial Arts” adı altında değişik reklamlarla karşılaştım. Ne hikmetse Jackie Chan de kendi Facebook sitesinden Martial Arts’ın felsefesini anlatan içerikler yayınlıyordu. Yani bir nevi her yerden Martial Arts (Uzak Doğu Dövüş Sanatı) propagandası yapılıyordu. En son da kardeşimin tavsiyesi üzerine Bruce Lee’nin 2 serilik “Efsane Dövüşçü” filmini izledikten sonra  (1. Bölüm, 2. Bölüm) kendi düşüncelerimi yazmaya karar verdim.

Martial Arts’ın bu kadar dünyada yayılması, dövüş kulüpleriyle, filmlerle, müsabakalarla milyar dolarlık Ekonomi oluşturması bizim için çok dersler içeriyor. Aslında tarihe baktığımızda her şey Bruce Lee’nin küçüklüğünde IP Man ile tanışmasıyla başlıyor. IP Man bütün ülke çapında ün salmış şöhretli bir dövüşçüdür. En son Japon’larla girilen savaştan sonra Hong Kong’a yerleşmek zorunda kalan IP Man Kung-Fu’yu burada da yayarak şöhretini iyice pekiştirmiştir. Bruce Lee’nin bu en büyük üstad ile Hong-Kong’da tanışması ve ondan ders alması ise Kader’in bir cilvesi olsa gerek.

Şimdi isterseniz gelin biz Bruce Lee’nin hayatını sıra sıra gidelim ve onun hayatından neler öğrenebileceğimize bakalım.

Bruce Lee’nin Hayatı

Bruce Lee 1950'de yani tam 10 yaşındayken film setlerinde oyunculuk yaparken - My Son a - Chang

Bruce Lee 1950’de yani tam 10 yaşındayken film setlerinde oyunculuk yaparken – My Son a – Chang

Bruce Lee 27 Kasım 1940‘da San Francisco’da doğar ancak henüz 3 aylık iken ailesi Hong Kong’a geri dönmeye karar verir. Dönüşten kısa bir süre sonra Hong Kong 3 sene zarfınca Japonlar tarafından işgal edilir. Japonlar çekilince Hong Kong çetelerin cirit attığı güvensiz bir yer haline gelir. Bruce Lee’nin annesi Grace Ho güçlü ve asil bir Klan ailesine mensuptur. Babası Lee Hoi-Chuen ise Çin Opera Sanatlarında çalışan ünlü bir aktördür. Zaten Lee ailesinin tanınırlığı Amerika Birleşik Devletleri’de Çin’li cemiyetler için yaptıkları Opera performanslarıyla başlar.  Bruce Lee küçüklüğünde babasının yönlendirmesiyle oyunculuk ile tanışır. Bruce Lee 18 yaşında geldiğinde tam 20 ayrı filmde oynamıştır. Bruce Lee’yi biz dövüş sanatıyla tanısak ta tutkuyla yaptığı ilk işi oyunculuk olmuştur. Yıllar sonra Hollywood ile tanışarak oyunculuk serüvenini dövüş yetenekleriyle birleştirme şansına sahip olacaktır. Zaten dünyaca tanınması da Hollywood filmleri sayesinde olur.

Bu da farklı bir setten Bruce Lee'nin oyunculuğunu gösteriyor.

Bu da farklı bir setten Bruce Lee’nin oyunculuğunu gösteriyor.

Hong-Kong’da 18 yaşında oyunculuğu bırakan Bruce Lee kendisini Kung-Fu öğrenmeye adar. Ailesinin durumu iyi olduğu için Hong-Kong’un en saygın kolejlerinden birine gider. Eğitimli ve iyi İngilizce bilen Bruce Lee’nin tutkusu ise dövüş sanatlarıdır. Kendi yaş dalındaki şampiyonalarda birincilik bile alır ancak bu onun için yeterli değildir. Sokakta çetelerle dövüşerek öğrenme metodunu seçer. Eksikliklerini sokakta dövüşerek tamamlamaya çalışır. Ancak bu durum ailesinin itibarını sarsmaya başlar.

Bruce Lee 18 yaşında IP-Man ile Kung-Fu çalışırken

Bruce Lee 18 yaşında IP-Man ile Kung-Fu çalışırken

İşte bu sıralar IP Man lakaplı (YIP Man) Wing Chun dövüş sanatının üstadı da Hong Kong’da bulunmaktadır. Bruce Lee’nin babası Bruce Lee’yi sokak kavgalarından kurtarıp sistemli bir şekilde dövüş sanatlarını öğrenmesi için IP Man’in nezaretine verir. Böylelikle Bruce Lee’nin hayatını tamamen değiştirecek ilk adım atılmış olur. Bruce Lee’nin özel yeteneklerini ve ilgisini keşfeden IP Man kendisiyle özel ilgilenir. Çok sıkı bir antreman ile Kung-Fu’nun bir çeşidi olan Wing Chun dövüş sanatı yanında Bruce Lee kısa zamanda Box, Judo, Jujitsu gibi farklı dövüş sanatlarını da öğrenir.

San Francisco Hayatı

American Actor Bruce Lee

1967’de Bruce Lee – Linda Lee ve yeni doğmuş oğulları Brandon Lee ile birlikte

Her ne kadar Bruce Lee Kung-Fu üstadı IP-Man’in yanında yetişse de bir alanda tam uzmanlaşmadan Hong Kong’dan ayrılıp soluğu San Francisco’da alır. 1960’lı yıllara kadar Martial Arts tekniklerinin sırları Çin’liler tarafından titizlikle korunduğu için dünyada Kung-Fu’dan haberdar olanların sayısı oldukça sınırlıdır. Bu gelenekçi tutum Bruce Lee’nin 1964’te Long Beach Karate Şampiyona’sında birinci olmasıyla son bulur ve herkes Kung-Fu ile tanışır. En önemlisi de Bruce Lee ilk defa burada keşfedilir ve isim yapar. Kung-Fu ilk defa burada bu kadar çok insan tarafından duyulur.

Sonra Kendi Dövüş Sanat okulunu kuran Bruce Lee Kung-Fu’yu herkese öğrettiği için Çin’li cemiyetler tarafından tedip edilir. Gelenekçi Çin cemiyeti Kung-Fu’nun Çin’liler hariç kimsenin öğrenmemesi gerektiği konusunda hem fikirdir ve Bruce Lee’ye bunun için baskı yaparlar. Bruce Lee ise kendi yoluna devam edeceğini beyan eder. O zamanlarda Çin’lilerin en büyük rakip ve düşmanları Japon’lar Karate’yi bütün Amerika’ya yayarlarken Çin’lilerin Kung-Fu’sunun da bütün herkes tarafından tanınması gerektiğini öne sürer ancak kendi gelenekçi Çin cemiyetini ikna etmekte çok zorlanır.

Bruce Lee bu süreçte boş durmayıp eksikliklerini giderme peşindedir. Bunun için Tekwando dahil pek çok farklı dövüş üstadlarına bilinçli olarak meydan okur. Asıl amacı ise onlarla dövüşerek sahada bilmediklerini öğrenmektir. Kimisiyle ahbap olur ve birlikte çalışırlar. Bu inatçı süreç Bruce Lee’nin kendi meşhur Jeet Kune Do (Jet-Kun-Do) dövüş tekniğini oluşturana kadar devam eder. Çok dayak yese de, zaman zaman kaybetse de sonunda kendi stilini oluşturmayı başarmıştır. Bu sıralarda yeni evlendiği Amerikalı eşi Linda Lee’nin de desteği de oldukça etkili olmuştur.

Ve Hollywood Yıldızı

bruce-lee_hollywoodKısa zaman sonra Hollywood tarafından keşfedilen Bruce Lee film kariyerine tekrar başlar. Bu sefer kendi değerlerini bütün dünyaya pazarlayabilecek imkanlara kavuşur. Peşi peşine farklı filmlerde oynar. Esnekliği ve hızlılığıyla milyonların gönlünde taht kurmayı başarır. Kung-Fu Bruce Lee sayesinde dünyaca tanınmaya başlar. Artık geleneksel Çin’li refleksler geride kalmış, Bruce Lee Çin’in en büyük değerini bütün dünyaya satmayı başarmıştır. Ancak Bruce Lee’nin tanınırlılığı dünya çapında hemen olmamıştır. Mesela Türkiye’ye Bruce Lee’nin şöhreti çok geç ulaşmıştır. Avrupa’da da en meşhur olduğu yıllar 1990’ların başıdır.

Bruce Lee 1973 yılında aşırı baş ağrısı nedeniyle aniden ölmüştür. Daha önceden de baş travması geçiren Bruce Lee bu sefer ölümden kurtulamamıştır. Bazılarına göre Bruce Lee’nin ölümünde ciddi şüpheler vardır. Bazı komplo teorilerine göre ölümünde gelenekçi Çin cemiyetinin parmağı vardır. Onun gelenekçi Çin’li Dövüş Sanatı Cemiyetleri tarafından cezalandırıldığına inananlar olmuştur. 33 yaşında oldukça genç olduğu bir sırada gözlerini hayata kapaması hayranlarında derin üzüntü yaratmıştır. Bu kadar genç yaşına kadar inanılmaz işler sığdıran Bruce Lee’nin hayatı incelenmeye elbette değerdir.

Bruce Lee’den Öğrendiklerimiz – Hedeflerinden asla vazgeçme

Evvela Bruce Lee’nin karakterine baktığımızda hedefine tam kitlendiğini ve asla vazgeçmediğini görürürüz. Bunun yanı sıra sahada öğrenmeyi seven, eleştiriyi ve eksikliklerini kabul eden, eksikliklerini kapatmak için her gün çılgınca çalışan, gelenekçi cemiyet baskılarına aldırmayacak kadar tutkulu ve inatçı bir karaktere sahip olduğunu da söyleyebiliriz. Belki de genç yaştaki oyunculuğu da onun sosyalliğinde ve açık görüşlülüğünde etkili olmuştur.

Yalnız şu var ki Bruce Lee küçüklüğünden itibaren kısa zamanda inanılmaz bir alt yapı kazanmıştır. Oyunculuk, iyi İngilizce, çok kültürlü eğitim hayatı, IP-Man gibi bir üstadın yanında yetişmesi gibi önemli etkenler ona çok sağlam bir alt yapı kazandırmıştır. Sonraları edindiği güçlü alt yapısını bitmez tükenmez tutkusuyla birleştirince onun karşısında kimse duramamıştır.

Lee ailesinin iyi Ekonomik durumu kendisini değiştirmemiş ve Bruce Lee ailesinin saygınlığını hiç bir zaman suistimal etmemiştir. Kendi özünden ödün vermeyen Bruce Lee’nin imkanlarına sahip biri çok farklı tercihler yapabilirdi ama o tutkularının peşinden gitmeyi tercih etmiştir. Zengin ailelerinin şımarık çocuklarının kulakları çınlasın.

Bruce Lee ve zamanın ünlü aktrislerinden Sharon ile birlikte aynı sette

Bruce Lee ve zamanın ünlü aktrislerinden Sharon ile birlikte aynı sette

Başka önemli bir nokta da yaşamak için San Francisco ve Los Angeles şehirlerini seçmiş olmasıdır. Ben bunu bilinçli yaptığını düşünmüyorum. Ailesinin oradaki eski bağlantılarından dolayı oraya geri dönmesi büyük ihtimal dahilindedir. San Francisco ve Los Angeles şehirlerini biz Bilişim ve Hollywood sektörleriyle bilsek te Dövüş sanatlarının da yayıldığı iki önemli şehir konumundadır. Demek ki kendi değerlerini yaşamanın yanı sıra onu yayabilmek için çok güçlü şehirler seçmek gerekiyor. Bu durum Bruce Lee için de geçerlidir. Gayri ihtiyari doğru şehirleri seçtiği için oldukça şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Ne diyelim, şans fırsatlara hazırlıklı olanlarla beraberdir.

Bruce Lee’nin bana göre en önemli özelliklerinden biri gelenekçilere karşı gösterdiği tutumdur. Onlara karşı saygıda hiç kusur etmeden onlarla mücadelenin en güzel örneği olmuştur. Bu durum bana şu anki Türk’lerin kendi gelenekçi cemiyetlerinde yaşadıkları sıkıntıları hatırlattı. Mahalle baskısı olarak tarif edilen bu durum genelde bağlı olunan grup, camia, cemaat, kulüp, dernek gibi toplumsal cemiyetlerin hiyararşi ve kurallarına bağlılıklarıyla bilinir. Onlara saygıda kusur etmeden kişisel bir davanın peşinde olmanın hiç bir mahsuru olmadığını en iyi Bruce Lee bize göstermiştir.

Tutkunun tanımı hiç bu kadar güzel yapılamazdı.

Tutkunun tanımı hiç bu kadar güzel yapılamazdı. – Onsuz Bir gün bile yapamayacağın şey için asla pes etme. Bruce Lee’de Kung-Fu’suz bir gün bile düşünemiyordu

Bruce Lee’deki en önemli ayrıntılardan biri de güçlü İngilizce bilgisidir. İyi İngilizce ile San Francisco’ya yerleşmesi daha kolaylaşmış, orada okul açmaktan tutun Hollywood’da film yıldızı olana kadar pek çok alanda iyi İngilizce’si kendisine oldukça yardımcı olmuştur.

Ayrıca Bruce Lee’nin ırk, dil, din ayırmadan okulunu herkese açması, bütün herkesin Kung-Fu öğrenmesine açık olması, Amerika’lıların deyimiyle “open-minded” olması onun yükselişinde önemli etkenlerden biridir. Amerikan toplumuyla engaje olması, eşinin zaten Amerikan olması onun hedeflerini gerçekleştirmesinde büyük destek olmuştur.

Kung-Fu gibi temel Çin dövüş sanatı bir dövüşten ibaret değildir. Çin’liler için Kung-Fu bir yaşam biçimidir, bir felsefedir. Kung-Fu onların kendi öz değeridir. Bruce Lee’nin kendi değerlerini koruyarak bütün dünyaya pazarlayabilmesi başlı başına büyük bir başarıdır. Bunu gösteriş olsun diye yaptığını kimse iddia edemez. Kendi değerinde samimi olması, her gün değerleri için çalışması, bunun için okul kurması onun samimiyetini gösteriyor. Hollywood gibi bir imkan geldiğinde de sonuna kadar değerlendirmesi elbette meşru bir popülist tercihtir.

Üstüne üstlük Jeet Kune Do (Jet-Kun-Do) gibi kendi dövüş stilini oluşturması ise onun doyumsuz karakterini göstermesi açısından kayda değerdir. İlk önce gelenekçilerle olan farklı dünya anlayışında göstermiş olduğu cesur duruş, sonra da yeni bir dövüş stilini oluşturması onun yenilikçi (inovasyon) yönünün en iyi özetidir.

Bruce Lee her zaman kendisi oldu, hiç bir zaman farklı bir insan olma yoluna girmedi. Kanımca bu aşağıdaki videoyu bütün herkesin izlemesi gerekir.

“Empty your mind, be formless. Shapeless, like water. If you put water into a cup, it becomes the cup. You put water into a bottle and it becomes the bottle. You put it in a teapot, it becomes the teapot. Now, water can flow or it can crash. Be water, my friend.”  – Bruce Lee

İşte asıl bomba video bu.. Jackie Chan’in Bruce Lee ile aynı sette dövüştüğünü biliyor muydunu? Jackie Chan’in kendi ağzından sette yaşananları anlatıyor. Ben bu sahneyi hatırlıyorum ama onun Jackie Chan olduğunu ben de yeni farkına vardım.

Not: Geçenlerde arkadaşlarla Bruce Lee’yi konuşurken içimizden biri Bruce Lee hakkında hiç unutamayacağım şu yorumu yaptı.

Yaa Bruce Lee iyi miyi de çok bağırıyoooo.. 🙂

One thought on “Bruce Lee’nin Hayatından Öğrendiklerimiz

  1. Geri bildirim: Alt Yapıya İnanmak | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s