Star Trek ve Liderlik

[Dikkat: Film hakkında Spoiler içerir ]

Star-Trek-Into-DarknessGeçen hafta Star Trek into Darkness filmine gittikten sonra filmin baştan sona doğru liderlik konusunu işlediğini görünce şaşırmadım değil. Klasik konulu aksiyon sahnelerini beklerken karşıma liderliği derinlemesine işleyen bir bilim kurgu filmi çıktı.

Eskiden senaryo formatlarında dünyayı kurtarma hikayeleri tek boyutlu anlatılırdı. Genelde Amerikalı kahramanın teker teker düşman birliklerini dağıttığını izler ve sonunda mutlu sona ulaşılırdı. Şimdiki senaryolarda ise karakterlerin zaaflarını tanımlayıp onların telafi ediliş şekilleri ele alınarak yeni bir sinema eleştiri kültürü oluşturuluyor.

Star Trek into Darkness filminde bütün mürettebatın kişilikleri teker teker ön plana çıkartıldığı için kişilik özelliklerini birbirleriyle çarpıştırmaları kaptan mürettebat ilişkisinde bize liderlik namına önemli ip uçları sunuyor.

Her ne kadar filmin başrol oyuncusu ve kahramanı Kaptan Kirk (Chris Pine) olsa da onun en büyük yardımcısı çekik gözlü, uzun kulaklı Spock (Zachary Quinto) ın da ondan aşağı kalır tarafı yok. Ancak aralarındaki fark Kaptan Kirk gerektiğinde kuralların dışına çıkabilirken Spock mantık ağırlıklı, kendisinin hayatını kurtaran en iyi arkadaşı Kirk’ü ihbar edebilecek kadar ileri gidebilecek bir kurallar aşığı kişiliği canlandırıyor. Kaptan Kirk duygusal bir karar mekanizmasına sahipken Spock tamamen mantığının yolunda ilerleyen ilginç bir kişilik olarak karşımıza çıkıyor.

Yalnız en ilginç tarafı gemideki aşk hikayesinin Kaptan Kirk yerine Spock’a atfedilmiş olması. Geminin güzel siyahi mürettabatı Uhura (Zoe Saldana) ile aşk yaşayan Spock, duygusallığı mantık boyutunda temsil ediyor. Bu durum ironik gibi gözükse de ileriki sahnelerde Spock’ın Kirk’ün ölümüyle birlikte göz yaşlarına boğulduğunu ve intikam ateşiyle yandığını gördüğünüzde fikriniz değişmeye başlıyor. Bunun yerine Kirk gemisindeki yeni güzel sarışın mürettabat Carol’ün soyunma anını izinsiz izlemeye çalışan çapkın bir kaptan ve gerçek ilişki yaşamaktan uzak bir karakter olması da benzer bir ironi oluşturuyor.

Aslında Filmi izlerken Kirk mü yoksa Spock mı kaptan inanın karıştırıyorsunuz. Bence ikisi de birbirini tamamlayan en önemli iki lider. Spock arka plandaki soğukkanlı gizli liderken, Kirk geminin deli dolu, tez canlı, yakışıklı duygusal ana lideri. Yeri geldiğinde birbirlerine koltuklarını emanet edebilecek kadar da hasbi kişiler. Çevrenizdeki başarılı liderlere baktığınızda aynen Kirk-Spock ikilisi gibi hikayeler duyacaksınız. Kendini tamamlayan liderlerin başarı hikayeleri liderlikte olmazsa olmazlardan olduğunu anlayacaksınız.

Filmin bence en can alıcı liderlik temasını geminin koltuğu oluşturuyor. Gemide zaruri durumlarda sürekli kaptanın değişmesi ve Kirk-Spock ikilisinin gerektiğinde birlikte dışarıda sahada koşturmasının günümüz liderlerine verdiği sayısız mesajları vardır. Filmde koltuk o kadar çok el değiştiriyor ki, buna rağmen gemi sistemli bir şekilde uzayda hayatına devam ediyor. Bundan dolayı koltuk sevdalı liderlerin bu filmi izlemesini şiddetle öneririm. Böylelikle sistemin lideri mi yoksa insanların lideri mi olduklarına karar verebilirler.

Filmin başında Kirk’ün kendi kaptanının emirlerini yerine getirmemesi ve az kalsın çok büyük yıkımlara sebebiyet vermesi de lidere itaat mevhumunun önemini göstermesi açısından da oldukça manidar. Kuralların dışına çıkmayı seven Kaptan Kirk’ten itaatsizlik herkesin bekleyebileceği bir durum ancak bunu çok ileriye götürmesi ve kendi kaptanıyla karşı karşıya gelecek kadar abartması da istişare ve alınan kararların uygulanması adına bize önemli ipuçları sunuyor.

Kaptan Kirk aldığı yanlış kararlarla herkesi tehlikeye soksa da Spock onun hatasını telafi etmesinde her zaman yardımcı oluyor ve günümüz liderlerine arkanda çok iyi bir yedek bırakmanın zaruretini gösteriyor. Bana göre Kaptan Kirk’ün en önemli özelliği aldığı yanlış kararlardan dolayı enaniyet yapmak yerine onu kabul etmesi ve mümkün mertebe telafi etmeye çalışmasıdır. Bu esnekliği gemisindeki en önemli teknik elemanını çıkardığında da görebiliyorsunuz. Hatasını anladığında onun geri gelmesi için telefon açıp özür dilemesi de liderliğin başka bir boyutunu gösteriyor.

Filmin ayrılmaz iki lideri Kirk ve Spock başta olmak olmak üzere geminin bütün mürettabatının da oldukça cesur, gözü pek, uyumlu ve inatçı olmaları da ekip çalışmasının nasıl olması gerektiği hakkında bize güzel model sunuyor.

İtaat, duygusallık, mantık, karar verme, cesaret, hız, ekip çalışması, paylaşım, affetmek, esneklik gibi liderliğin gerektirdiği bütün özellikler toptan gemideki kaptana yüklemek yerine, mürettabatın her birine farklı oranlarda dağıtılması, liderin hata yapması karşısında bunun birlikte telafi yoluna gidilmesi bizim gibi genç girişimcilere önemli mesajlar sunuyor tabii ki bilim kurgu filmini salt aksiyon olarak izlemeyenler için.

2 thoughts on “Star Trek ve Liderlik

  1. Geri bildirim: Türkiye’de Bilimkurgu Filmi Çekebilme İhtimali | 2kere2beseder

  2. Geri bildirim: Muhafazakârların Sinemayla İmtihanı | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s