Aşk Dediğin..

Turkish Coffee LoveTürk Kahvesi aşkın ta kendisidir. Türk’ün milli içkisidir Türk Kahvesi. Her türlü aşamayı göze almış, adım adım kemale ermiş, yavaş yavaş kaynatılan ve yudum yudum içilendir. Aşk gözümüzün önündeydi de nasıl da farkına varamadık onun.

İlk olarak Etiyopya’da kabuklu halde ağaçlardan toplanıldığında aşkın kendisi olduğunu kim farkına varabilirdi ki. Onun gönüllere hitap edebileceği kimin aklına gelirdi ki. Derken 15. YY da Yemen’de Tasavvuf dervişleri tarafından keşfedilip içilmeye başlanması da aşk yolculuğunun ilk durağı için anlamlıydı halbuki. Oradan Osmanlı aracılığıyla bütün dünyaya yayılması da kutsal emanetçilerini onurlandıracak kadar önemliydi.

İlk kabuklu ve sert olduğu için bir anlam verilemedi. Dişlendiğinde dişleri kıran cinsdendi. Sonra fırında kavrulunca etrafına yaydığı kokunun etkisiyle insanları heyecana getirdi ama halen asıl kıvamını yakalayamamıştı. Derken el değirmenlerinde öğütülüp un ufak edildi. Toz haline getirildikten sonra yine sindirilmesi tek başına işe yaramadı. Aslına varabilmesi için bu kadar çetin yolculuğu hesaplayamayan kabuklu gizem toz haline geldiğinde bile ne olduğu anlaşılamamıştı.

Çekilen o kadar acı boşuna değildi. Son bir hamle daha gerekiyordu o da tekrar ateşe atmak. Tek başına ateşe atıldığı için kül olmaması için suyla karıştırılıp öyle atıldı. Hararet, ısı, su derken kendini göstermeye başlamıştı. Evet bir an cezbeye gelip köpüğüyle birikte taşmaya başlayınca hem tadına hem de kokusuna tastamam ulaşılmıştı. Aşkın tarifi bulunmuştu ama kimse farkında değildi.

Sofilerin dergahlarında içilmeye başlandığı için tencere kapak misali birbirini bulmuşlardı. Süper ikililerin seyri sülük yolculuğu birbirine çok benziyordu. Nitekim derviş te şeyhinin nezaretinde egonun en sert halinden pişe pişe, öğütüle öğütüle, en son da yana yana mütevaziliğin en derin mertebesine erişme şerefine ulaşıyordu aynen onun gibi. Bir şeyi uzun süreli sıcak tutmak için yavaşça ısıtmalısın diyen şeyhlerinin öğütleri hep aynı kapıya çıkıyordu.

Mübarek Sofiler ilk kullanıcıları olduğu için çok saf ve temiz emin ellerde başlasa bile sonra dengeler hızlıca değişti. Osmanlı Hanedanına kabul ettirilerek Sarayın imtiyazlı içeceği haline geldi öyle ki bu işle özel ilgilenen insanlara “kahvecibaşı” ünvanı bile verildi. “Kahva”  ismiyle namını Saraylarda bile duyuran bu kutsal içecek sınıf atlayarak Hanedanın özel ilgi alanına girmişti.

Bu içecek çingenelere kadar yayılacaktı. Fala bakmalar başlayacak ve geleceğe gitmeye çalışılacaktı. Tutulan dileklerin kabul olması için fincanın içindeki çizgiler yorumlanacak, yalanlar söylenecekti. Etrafında kahkahalar atılacak, bir kahvenin kırk yıl hatırı aranacaktı. Bize fala inanma ama falsız da kalma kültürünü aşılayacak, yeni gelir kapıları açacaktı.

İsmi ecnebilerde “Turkish Coffee” bizde ise “Türk Kahvesi” ne dönüşmüş olmasına rağmen özü hiç değişmemişti çünkü aşkın ta kendisiydi. Terkedilenlerin, ayrılanların, mazlumların çektiği acının ta kendisiydi çünkü.

Türk Kahvesi aşkın simgesi değildi, o aşkın ta kendisiydi. Türlü türlü çilekeş yollardan geçenler, içi ateşle yananlar, öğütülüp öğütülüp un ufak toz haline gelenler bir gün aynen onun gibi gerçek hüviyetlerine ulaşacaklardı. Sabırla ateş, değirmen demeden bekleyenler bir gün onun gibi muradına erecekti. Ne var ki ancak onun kıvamına layık olan onu içmeye hak kazanacaktı. Bir gün gelecek acılar son bulacak, fışkıran köpükler bir gün mutlaka gerçek sevgilinin dudaklarına kendisinden önce değecekti.

Kız isterken bile bu milli içecek vefasını gösterecek, gelin adayının elleriyle misafirlere ikram edilecek, damatla tekrar göz göze gelinecekti. Kahvenin alınacağı işte o an sevgilinin kahverengi gözlerinde bu kutsal içeceğin kokusu, rengi ve tadı yerini nihayet sana bırakacaktı. Yudum yudum kahveni içerken boğazından aslında aşkı yudumladığını anladığında tebessümle içinden şunu diyecektin:

Aşk dediğin meğersem bu kahve gibi yanıp kavuşmakmış.

3 thoughts on “Aşk Dediğin..

  1. Çok güzel bir tespit olmasının yanında şiirsel anlatımınız kahveye daha koyu bir mana vermiş Türkiye’ye geldiğinizde size bol köpüklü kırk yıl hatırlı bir keyfe (kahve) ikram etmek isterim 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s