Sır Saklamak

sir_tutmakAtalarımız sır mevzusunu çoktan çözmüşler. Söyleme sırrını dostuna söyler dostu dostuna veya sırrın senin esirindir söylersen esiri olursun gibi klasik Atasözlerini bilmemize rağmen sır saklayabilmek çok az insana nasip olmuştur.

Sır saklamak imtihanların en büyüğüdür. Şeytan dürter de bir an önce söylemek istersin. İçinde bir yük oluşur, onu atıp rahatlayıp bir an önce boşalmak istersin. Onun için sırrını herkese söylemek istersin. İki kişin bildiği sır değildir desen de en azından biriyle paylaşmak istersin. Eğer bir de kadınsan işin daha zor çünkü söylemezsen çatlarsın.

Sır saklamak bir terbiye işidir. Başkalarıyla paylaştığın özel anıların senin sırrındır, açığa çıkardığında sana bela olarak geri dönecektir. Sır bir emanettir, bazen başkasının emaneti bazen de kendi kendine verdiğin bir emanet. Sır seni olgunlaştırabilecek, başkalarından seni farklı kılacak özel bir emanettir.

İnsanlara güven verdiğin için sır deposu olacaksın. İnsanlar seninle dertleşecek, göz yaşı dökmek istediklerinde seni arayacak ve özellerini sana açacaklar. Bilecekler ki sen hiç kimseye söylemezsin, masada konuşulan masada kalır, telefonda konuşulan telefonda kalır diyecekler ve seni en yakın dostları olarak görecekler. Onların nazarında mezara kadar sırlarını emanet edebilecekleri kişisindir.

Eğer sır kendine ait ise işin daha zor çünkü o zaman sır kalbinin hapishanesindeki mahkumu olur. Sen de bilirsin ki kilidi dilindir. Dilinin fermuarını açmayıp mahkumunu içeride tuttuğun sürece onunla birlikte sen de yanarsın. Acıyı birlikte paylaşırsınız, birlikte kor olup birlikte yanarsınız. Onu iyiliği için orada tutarsın, dışarıdaki kıskançlardan, zalimlerden, dedikoduculardan korumak için onu demir parmakların arkasına mahkum edersin.

Kendi sırrını koruyup sakladığın sürece düşmanlarından uzun bir müddet emin olursun. Kıskanç arkadaşlarının nazarlarından korunursun. Hedefine daha hızlı varırsın. Onun içindir ki Mevlana “sırrını kalbine mezar et ki maksadın hızlı hasıl olsun” demiyor mu? Evet hedefine ulaşabilmek için gerekirse sırrını zehir gibi yutup içine atacaksın. Onunla kıvranacaksın, onunla yanacaksın. İçindeki ateşin yanacak, senin yakıtın olacak ve yorucu, uzun, dikenli yollardan umduğundan daha kolay geçeceksin.

Sır sabır işidir, bir sınavdır. Bazen sonsuza kadar tutman gereken sırlar vardır. Devletin, ailenin, dostlarının ve akrabalarının sırları vardır da onlarla imtihan olursun. Sükutunun altın olmasını arzu ediyorsan içinde en az bir sır saklamalısın. Sır saklayanın konuşması daha aydınlık ve hikmetli olur. Kalbinde kordan ateş taşıdığı için sözleri daha etkili olur. Kararları daha isabetli olur.

Hem bilir misin ki sır saklamak liderlerin en önemli özelliklerinden biridir. Hz. Muhammed Mekke’yi fethetmek için ordusunu yola çıkardığında en yakın arkadaşı Hz. Ebu Bekir gibi “sıddık” ünvanını almış kişiye bile niyetini söylemiyordu. Mesele güven meselesi değildi, Hz. Ebu Bekir bu sırrı saklayabilirdi. Mesele liderliğin en büyük özelliklerinden biri olan “sırrın” mahiyetiydi. Bir insanın iyi bir lider olup olmadığını tespit edebileceğiniz en önemli erdemlerden biriydi.

Bazen gerçekten de susacaksın. Özdemir Asaf gibi Sus be yüreğim, ben de biliyorum özlediğimi; Sus da bilmesin özlendiğini deyip içine atacaksın. Şikayet etmeyeceksin, açığa vurmayacaksın, hiç yokmuş gibi davranacaksın. Susanın hal dilindeki kelimeleri meleklerin sahibine kavuşturacağına inanacaksın.

Kimsenin anlayamayacağı kelimeleri teleffuz etmektense duygularını sırrına emanet edeceksin. O seni pişip kavuracak, özünü ortaya çıkartacak, seni doğru yola iletecek ve en sonunda Bob Marley gibi “mutlu mu olmak istiyorsun, kimseden bir şey bekleme” diyeceksin. Sırlı kapılar sana aşırı beklentinin ne tür bir bela olduğunu öğretecek. Hayal kırıklıklarının baş mimarının yanlış insanlardan beklentiye girmek olduğunu öğretecek. Aşk, iş, aş, eş, arkadaş ve çocuğun Mevla’dan geldiğini öğretecek ve onların kalplerini senin kalbine bağlayanın sahibini hatırlatacak.

Zamanı geldiğinde mahkumunu dışarı çıkardığında artık bu sefer onun esiri olmayı göze alacaksın. Onun için zamanlamasını çok dikkatlice yapmalısın, geri dönüşü yok çünkü. Sırrın dilinden çıktıktan sonra onun etkisinde yaşamayı göze alacaksın. Yapacağı etkiyi taşıyabilirsen eğer sır sınavını geçmiş olacaksın. Sır potasında eridiğin için de maksadına ulaşacaksın.

One thought on “Sır Saklamak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s