Onlar Hiç Vazgeçmediler

Beyazıt Öztürk peltek dilinden dolayı radyo programından çıkartılmıştı. Beyaz şu anda 10 seneden fazladır Beyaz Şov TV programını sunuyor ve sayısız standup’ları var. Peltek dili onu hayallerinden vazgeçirememişti.

Michael Jordan okulun Basketbol takımına alınmadığında odasına gidip hüngür hüngür ağlamıştı. Ancak hayalleri üzüntüsünden daha büyüktü, hiç vazgeçmemişti, bir sonraki seneye kadar daha sıkı çalışıp okulun takımına girmeyi başarmıştı. Sonradan aldığı burslarla birlikte kademe kademe kendini geliştirmesi kendisine Basketbol’da ben de varım dedirtmişti.  Michael Jordan hayallerinden hiç vazgeçmemişti ve dünyanın en ünlü ve başarılı basketbolcusu olmuştu.

Harry Potter kitabının yazarı Joanne Rowling boşanıp depresyona girmiş ve kitabı 12 yayınevi tarafından reddedilmişti. Ne yayınevleri ne de çok ilaçlarla atlatmaya çalıştığı ağır depresyonu kendisini romanlarını yazmaktan alıkoyamamıştı. Onun ilacı vazgeçememekti. Joanne Rowling’te şu an dünyada romanı en çok satılanlardan biri olarak dünya rekorunu kırdı ve aynı zamanda Amerika’da başta olmak üzere bütün dünyada Ergenlik Ekonomisini başlatan kişi oldu.

Kentucky Fried Chicken’ın kurucusu Harland David Sanders kızarmış tavuk formülünü kabul ettirene kadar 3000‘nin üzerinde geri çevrilmişti. Bu kadar red cevabından sonra halen ilk satışını yapamamıştı. 50 yaşında yaşadığı derin hayal kırıklıkları onu yine de durduramamıştı. Şimdi onun kızarmış tavuklarını hepimiz severek yiyoruz.

Finlandıyalı oyun şirketi Rovio Entertainment 51. oyunlarını yaptıklarında pes etmemişlerdi, 52. oyunlarında Angry Birds mobil oyununu geliştirerek dünya çapında en çok satılan oyunun mucidi olarak tarihe geçtiler. Oyun o kadar çok tutuldu ki, Hollywood animasyon filmini yapmak için kolları çoktan sıvadı.

Bill Clinton Üniversite’nin ilk yıllarında Öğrencilik Temsilciliği için yarıştığı ilk seçimini kaybetmişti çünkü okul arkadaşları onun çok “politik” olduğuna karar vermişlerdi. İlk önce Arkansas Valisi, sonra da Amerikan Başkan’ı seçilene kadar benimsediği politik duruşundan hiç ödün vermemişti.

Mimar Sinan profesyonel kariyerine başladığında 50 yaşındaydı. Yaşım geçti dememiş, hayalinin ve arzularının peşinden koşmaya devam ediyordu. Şu an halen Selimiye Camisinin sırlarını çözmeye çalışıyoruz. Geride müthiş mimari eseler bırakacak ve yüzyıllar boyunca kendisinden söz ettirecek bir üne kavuşmuştu.

Zurich Polytechnic Üniversitesi’sinin başvurusunu reddettiği kişi Albert Einstein idi. Onlara göre bu kişi bu Üniversite’ye layık değildi. Gerçekten de o zamanlar Matematik’i zayıf olan Einstein bildiği yoldan hiç geri dönmedi. Bir yandan Matematik’teki açığını kapatırken, diğer taraftan da Fizik’in yeni kurallarını keşfediyordu.

Henry Ford’a daha hızlı at arabaları istediğini söyleyen insanlar onu dev otomotiv sektörünün mucidi olmaya ittiklerini hesaplayamamışlardı. Banka’ya kredi için başvurduğunda kredisini reddeden banka memuru ona araba gibi bir şeyin ancak geçici bir moda olabileceğini söylemişti. Henry Ford odadan ayrılırken ona “bir gün bu yollarda at arabası kalmayacak, tüm ulaşım otomobille sağlanacak” derken sadece banka memuruna değil bütün dünyaya kendi vizyonundan zerre kadar vazgeçmeyeceğini haykırıyordu.

Thomas Edison 1868 de bir atölye kurdu ancak yaptığı elektrikli kayıt aygıtının patentini satamayınca bir yıl sonra parasız ve borçlu olarak Boston’dan New York ‘a gitmek zorunda kaldı. Kışları Florida’da geçiren Edison Henry Ford ile orada tanışmıştı. İki önemli büyük endüstrinin mucitlerini kader buluşturmuştu ve iyi arkadaş olmuşlardı. Edison evlerimizi ve iş yerlerimizi aydınlatacak “Ampul” ün buluşundan önce tam 1000 (bin) kere başarısız olmuştu.  Ancak o da en yakın dostu Henry Ford gibi hayallerinden hiç vazgeçmemişti.

Brad Pitt genç lise delikanlısıyken Dallas dizisinde oynadığını biliyor muydunuz? YouTube‘tan izleyebilirsiniz. Peki kariyerine Hollywood sokaklarında tavuk kostümlerini giyerek başladığını duydunuz mu? Evet Brad Pitt egoyu bir tarafa bırakmış Hollywood’un en dibinden yukarıya doğru adım adım tırmanıyordu.

Evet bana çok başarılı birisini gösterin, ben size orada derin bir dram göstereyim. Hepsinin acıklı, zorlu hikayeleri var ama onları diğerlerinden farklı kılan sabır, inat ve sebat duygusuydu.

Onlar fikir saplantısında değildiler, sadece ne istediklerini iyi bildikleri için tutkularının peşinden koştular. Yeteneklerinin farkındaydılar, başkalarının kendilerini övmeleri veya yermeleri önemli değildi, onlar kendilerini iyi biliyordu zaten. Heves ile tutkuyu birbirinden ayırabilmişlerdi çünkü yaş, reddedilme korkusu, hayal kırıklığı, ego, depresyon, peltek dil hiç bir engel hayallerinden daha önemli değildi. Onlar hiç vazgeçmediler, lütfen sen de vazgeçme!

7 thoughts on “Onlar Hiç Vazgeçmediler

  1. Geri bildirim: Ben de Hiç Vazgeçmedim | 2kere2beseder

  2. Her gün duyduğum bu hikayeleri etkilli bir dille ve sade anlatman çok güzel. Yanlız sen de vaz geçme.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s