Amerikan Halkı’nın Liderlik Kültürü

Barack Huseyin Obama Mitt Romney’e karşı verdiği mücadelesinde 303’e 206  oyla Amerika Birleşik Devlet’lerinin Başkan’ı olarak tekrar seçildi. Aslında bu seçimle ilgili analizlerimi yazacaktım ama sonradan vazgeçtim. Bu büyük devletin yapısı ve modeliyle ilgili yazılar yazmayı daha makul buluyorum. Evet ABD’de her şeyin bir modelini kurmuşlar, sistem oldukça oturmuş, bir Başkan gelir diğeri gider ama liderlik modeli değişmez.

Amerika’nın liderlik kültürnü ilk defa Southeastern Louisiana Universitesi’nde Master yıllarımda duymaya başlamıştım. 2008 yıllarıydı ve Obama ilk siyahi Başkan adayı olarak yine seçim meydanlarındaydı. Aynı binada  Türkmen arkadaşım Dovran ile birlikte asistanlık yapıyordum. Dovran’ın birlikte çalıştığı Hoca liderlik üzerine pek çok yayını olan ve liderlik dersleri veren önemli birisiydi.

Aynı zamanda ev arkadaşım olan Dovran evde bana duyduklarını ve tecrübelerini anlatıyordu. Doğrusu Amerika’da liderlik eğitimlerinin, konferanslarının ve önemlisi kurumsallaşmanın önemini yeni yeni duyuyordum. Liderlerin belli başlı özellikleri toplum tarafından benimsendiğini de yeni yeni anlıyordum.

Mesela bir Amerika Başkanı seçilirken, seçimler yerelden başlasa bile geçmişini didik didik ediyorlar, herhangi bir fiyasko verebilecek ve ülkenin geleceğini etkileyebilecek bütün geçmiş bilgilerini kontrol ediyorlar. Uzun boylu olmasına, hitabetine, toplum bilimlerinin birinden mezun olmasına ve en önemlisi de aile yapısına çok dikkat ediyorlar.

Amerika Başkanları’nın Hukuk, Politika veya başka bir toplum biliminden mezun olmaları bir rastlantı değil. Harward Hukuk’tan mezun olan Obama ve Georgetown Universitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Bill Clinton’ın aynı fabrika yapısından çıktıklarını anlayabiliyorsunuz.

Bill Clinton’ın daha sonra Yale Universitesi’nde Hukuk bölümünü okumak için burs bulabilmesi da rastlantı değil çünkü ABD’de sosyal bilimlerine çok önem veriliyor. Bu memlekette Hintli, Türk, Çin’liler teknik ve daha çok Mühendislik bölümlerini okurken Amerikalı’ların İşletme, Hukuk ve sair sosyal bilimleri seçmeleri de bizlere Amerika’daki kurulmuş olan liderlik kültürüyle ilgili çok şeyler anlatıyor.

Bill Clinton demişken, şu anda yaşadığım Arkansas eyaleti Little Rock şehri Bill Clinton’ın çıktığı yer. Yani tam merkezinde yaşıyorum. Burada onun adına (Bill Clinton Library) büyük bir kütüphane yaptırılmış. Bill Clinton burayı bazen kendi ofisi olarak kullanmaya devam ediyor. İçinde Başkanlık döneminde kullandığı takvimlerden tutun, makam arabasına kadar her şeyi koymuşlar. Başkanlık müzesi de diyebilirsiniz. İnsan burayı gezdiğinde bakış açısı değişiyor.

Bill Clinton Library

Bill Clinton Library

Başkan’ın gittiği bütün ülkeler, en önemli hitabet anıları, ekonomide yaptığı katkıların digital grafikleri yani aklınıza Başkanlık’la ilgili gelebilecek her türlü şeyi koymuşlar. Tabii biz Türk’ler rahat dururmuyuz hiç. Klasörleri didik didik ettik ve 1999’da büyük depremden sonra Türkiye’ye gelişiyle ilgili  takvimlerine ulaştık.

Kimlerle görüşmüş, neler yapmış her şey vardı içinde, yalnız zamanın rahmetli Dış İşleri Bakanı İsmail Cem’in ismini yanlış yazdıklarını da keşfetmiş olduk. Biz Türk’lerden kaçmaz bu ayrıntı.

Müze’nin içindeki en önemli kısım bence Beyaz Saray’daki Oval ofisin aynısının olmasıydı. Ancak kopya oval ofisi bile tam gezemiyorsunuz, odaya ucundan girip ofisi dışarıdan izleyebiliyorsunuz. İçindeki güçlü semboller, dolgun koyu renkler bana ne hikmetse Osmanlı’yı hatırlatıyordu. Oval ofis Başkan’ın mahrem yerlerinden biriydi çünü ülkenin geleceğiyle ilgili en önemli telefonlar, kararlar buradan yapılıyordu.

Bu ofisi ancak izleyebilirsin, içeri giremezsin, burası sadece lidere ait kutsal bir yer mesajı veriyorlardı sanki bize.  Bilemiyorum, ben öyle hissettim. Bu bina sadece müze değildi, içinde değişik konferans aktivitelerinin de döndüğü faydalı bir kurumdu. Mesela dün Little Rock’taki Türk derneğinin konferansı burada yapıldı.

Amerikan filmlerinde Amerikan Başkanı’nı kurtarma senaryoları da aynı kültürün bir ürünüdür. Başkan ülkenin kendisini temsil eden en önemli sembolü ve etken lideridir. Filmlerde onu kurtarmak herkesin boynunun borcudur. Kendin ölebilirsin ama Amerikan Başkan’ı asla ölemez temalı filmleri dünyanın bilinçaltına iyice işlemiş durumdalar.

Sadece Başkanlar mı tabii ki değil, mesela bu kovboy memleketinde bir şirketteki CEO çok önemli. İstediğiniz politikacıya ulaşırsınız ama CEO’ya ulaşamazsınız. Amerika halkının CEO’ları sevip sevmediğini tam çıkartamadım ama çok büyük saygı gördükleri önemli bir gerçek. Dünyayı politikacılar yönetiyor ama CEO’lar yönlendiriyor dersek çok mu abartmış oluruz?

Neyse biz Başkanlık’tan devam edelim.

Amerikan toplumu şekle çok önem veren bir toplum. Pozitif olacak, güler yüzlü olacak, güçlü olacak, uzun boylu olacak veya uzun boylu olmasa bile en azından karizmatik olacak. Tabii ki bütün bunlar bile yeterli değil çünkü Amerikan Liderlik Kültürü’nde ailenin çok ama çok önemli bir yeri var. Ülke’nin Başkanı çok iyi bir aile babası da olacak. Eşini yani First Lady’yi zaman zaman ön plana çıkartacak, onu övecek, öpecek, sevdiğini söyleyecek. First Lady bütün Amerikan kadınları temsil edecek, ikisi birlikte çocuklarını sarmaş dolaş yapıp mutlu bir aile tablosu çizecekler.

Evet Amerikan Liderlik Kültürü’nde istediğin kadar karizmatik ve başarılı ol, iyi bir aile hayatına sahip değilsen toplum tarafından çok hoş karşılanmıyor. Amerikan toplumunu Hollywood filmleri üzerinden tanımaya kalkarsanız çok yanılırsınız. Ben Avrupa’da (İsviçre) 5 yıl yaşadım, sizi temin ederim Avrupa ile karşılaştırdığınızda Amerika halkı çok dindar bir halk, aile değerlerine önem veren ve çok genç yaşta evlenmeyi seçen bir halk. İş yerinde benim Cuma namazına gitmemi çok saygıyla karşılayan bir halk. Yani dini değerler önemli olunca peşinden ailevi değerler de otomotik olarak geliyor.

Boşanma oranlarının yüksek olması başka bir problem ama aile değerlerini çok önemli buluyorlar ve şahsen 19, 20 yaşında evlenen bir çok Amerika’lı arkadaşım var. Aile değerleri Califonia, New York gibi endüstrinin gelişmiş olduğu yerlere doğru azalma gösterse de genel Amerikan değer kaideleri değişmiyor.

Bundan dolayı kendi liderlerinin iyi bir aile babası olmasına çok önem veriyorlar, yani ideallerindeki kişinin olmasını yeğliyorlar. Amerika halkının en ilginç yönü ise Ataerkil yapısı. Demokrat Parti’den Hillary Clinton ve Barack Obama kendi parti içi seçimlerinde bir kadın başkan adayını kaldıramayan Amerikalı arkadaşlarımın varlığını dün gibi hatırlıyorum. İlk kadın Başkan mı yoksa ilk Siyahi Başkan mı seçiminde gururuna Kadın Başkan’ı yediremeyen Demokrat Partili seçmenlerini hiç unutamadım. Belki de Obama’nın karşısına güçlü bir erkek adayı çıksaydı bu konumda olamayabilirdi, bilemiyorum.

Obama’nın seçimi kazandıktan sonra attığı tweeti gördünüz mü? Bu bloğun fotoğrafından bahsediyorum.  “Four more years” tweetinde açık bulutlu gökyüzünü arkasına alarak eşine sarılan bir fotoğrafını paylaştı. Bu tweet en kısa zamanda en çok retweetlenen tweet olarak tarihe geçti. Tarihte yerini alacak önemli bir tweet oldu. Bu fotoğrafta eşine sarılması size çok şey anlatmıyor mu?

İyi aile ve iyi liderliğin birlikte olması gerektiğini düşünen Amerikan Halk yapısını iyice görmek isterseniz aşağıdaki videonun ilk kısımlarına iyi bakın. Obama ailesiyle birlikte geliyor ve seçmen kitlesini birlikte karşılıyorlar. Biraz sabırlı olup 20 dakikalık videoyu izlerseniz göreceksiniz ki eşini ve çoçuklarını anıyor, eşini ne kadar çok sevdiğini söylüyor ve çocuklarını övüyor. Beyaz Saray’ın bahçesinde çocukları için bir köpeğin yeterli olduğunu söyleyerek espri yapıyor. (… I think one dog is enough)

Sonradan öğrendiğime göre Obama ve Romney birbirlerini tebrik ederken, birbirlerinin eşlerini ve çocuklarını da tebrik etmişler. İkisi de birbirine iyi aile babası iltifatı yapmışlar. Neyse bizimkiler liderliğin niteliklerini konuşacaklarına daha Başkanlık sisteminin şeklini şemalini tartışmaya devam etsinler bakalım..

5 thoughts on “Amerikan Halkı’nın Liderlik Kültürü

  1. Mehmet bey merhabalar;
    Bahsettiğiniz kütüphane ile ilgili bizlerle paylaşabileceğiniz daha detaylı, özellikle görsel içeren bilgi var mı acaba veya yazınızdaki bilgiler doğrultusunda araştırma yapmamız yeterli olur mu ?
    Ayrıca CEO konusunda yıllar önce okuduğum bir kitabı hatırlattınız bana Dünyada CEO kültürünün var olmasını sağlayan LEE IACOCCA nın kitabını abd de ceo lar a duyulan saygının, müessese kültürünün değerli olmasından kaynaklı bir saygı olduğunu düşünüyorum
    Bilgilendirmeleriniz için tekrar tekrar teşekkür ederim
    sağlıcakla kalın
    Hakan ÇELEBİ (ÇELEBİ KAPTAN)

  2. Geri bildirim: Bir Liderin Psikolojisi | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s