Hababam’a sakın güvenmeyin

Yılmaz Özdil yaptı yapacağını ve “Hababam’a güvenin” yazısını kaleme aldı. Aslında Yılmaz Özdil gibi yazarlara “Diyalektik Yazarlar” konulu bloğumda değinmiştim. Yine aynı üslupla insanın içini gıcıklayan ve nokta vuruşu yapan bir yazıyla çıktı Sayın Özdil. Sosyal medyayı yine salladı ve beğenildi.

Popülist yazılarını önermelerle başlamayı sevmeyen Özdil bu sefer şöyle başlamıştı:

Fırlaması avanağı, şehirlisi köylüsü, zengini fakiri, doğulusu batılısıyla, Türkiye’nin özetiydi.

Sonra Hababam gençliğinin hergele gençlik olduğunu, kutuplaşmaların olmadığını ve gençliğini doyasıya yaşadıklarını belirtiyordu:

Çünkü, sağcı-solcu, dinci-laikçi falan değildir aslında mesele… Hani, lise yıllarında aynı sıraları paylaşmanıza rağmen, suratını hayal meyal hatırladığınız, varlığıyla yokluğu bir,hafızanızı zorlasanız bile ismini çıkaramadığınız ‘gençliğini yaşamayan‘ tipler vardır ya… İşte onları koymamıştı

Daha da ileri giderek şimdiki badem bıyıklı politikacıları ve muhafazakarları ima ederek onların aşktan, gitardan, romantizmden, biradan nasiplenemeyip gençlik anılarını heba ettiklerini de şöyle betimliyordu:

Vazgeçtik okulu kırıp kafelerde yan yana, el ele oturmayı, otobüs duraklarında bile kızlı-erkekli duramadılar. Mesela gençliğin adeta uzvudur gitar, ne kadar uzak onlara…Plajda yakılan romantik bi ateşin etrafı, kantinde şamata, mezuniyet şenliğinde mırıldanan aşk şarkıları, belki alt tarafı bi bira..Ne kadar uzak

Yazısının devamında beğenmediği insanları küçümseyerek mahalle baskısından, duvarlardan, yoksun geçen baharlı gençlik yıllarından, sanattan geri kalmalarından bahsederek en büyük hatanın gençlik yıllarını Hababam gibi yaşayamamak olduğunu anlatıyordu. Gençlik yıllarını yaşayanların şimdiki iyi yöneticiler olduğunu vurguluyordu.

Yılmaz Özdil kendine has üslübuyla her Kemalistin yaptığı gibi bin dereden su taşıyıp konuyu Atatürk’e getiriyor ve onu sahiplenmeye de çalışıyordu. Aslında Özdil’in yazılarını okuyanlar çok iyi bilirler. Seküler hayat tarzını benimsemiş kitlenin duygusuna inebildiğini, onları yansıttığını da iyi bilirler. Özdil yine duygusal olarak başarılı bir yazı yazmış ve amacına ulaşmıştı. Hababam’da kutuplaşmanın olmadığını söylediği halde tipik bir bir kutuplaşma yazısıyla karşı tarafa dokunduruyordu.

Ben işin siyasi kısmında değilim, zaten Özdil tamamen haksız da değil. Muhafazakarlara yaptığı sanat eleştirisi yerinde bir eleştiridir.  Yalnız bu sefer Hababam’ı kendi ideolijisi desteklemek için kullanması son derece büyük teknik bir hata olmuştur. Tekrar okuyalım:

Fırlaması avanağı, şehirlisi köylüsü, zengini fakiri, doğulusu batılısıyla, Türkiye’nin özetiydi. 

Hababam’da herkes Anadolu’nun farklı yerlerinden geliyordu ama ortak önemli bir özellikleri vardı. Hepsi zengin aile çocuklarıydı. Şımarıklıkları Kel Mahmut hocaya dert olmuş ve seyirciye muziplikleriyle kendilerini sevdirmişlerdi. Yani onlar fakir makir değildi. Kel Mahmut onları hizaya getirmek istediği halde müdürü ikna etmekte bile zorlanıyordu çünkü okulun parası bu çocukların ailelerinden geliyordu.

Müdür’den imtiyazlı olan Hababam kopya çekiyor, derste maça kaçıyor, okulun camını kırıyor, öğretmenleriyle dalga geçiyor ve yarışmada hile yapıyorlardı. Garibim Kel Mahmut Hoca’da onları idare etmeye çalışıyordu. Rahmetli Hafıza Ana (Adile Naşit) yı bile kendilerine alet edebiliyorlardı.

Hababam senaryosu zengin sınıf olgusunu öğrenci seviyesinde kılıflayarak halkın seviyesine indirgeyebilen ender büyük buluşlardan biriydi. Referansını da Rıfat Ilgaz’ın 1957’de Dolmuş isimli dergide yazdığı hikayeleri kitaplaştırmasından sonra almıştı. Nasıl şimdi uyarlamalar çok başarılı oluyor, o zaman da bu kural hakimdi. Filminden önce tiyatrolarda bile oynanmıştı. Konu iyice oturmuş, karakterler yerleşmişti.

Herkesin bir öğrencilik geçmişi vardı, 70’li yıllarda bu muzip öğrenci kitabı film senaristlerine yol açmıştı. İlk filmi çok beğenilince ardı arkası kesilmedi, yenileri çekildi. Hepimiz de hababamı çok sevdik, halen seviyoruz, izliyoruz. Yalnız önemli bir husus var, biz hababamın kendilerini seviyoruz, temsil ettikleri değerlerini değil!

Hababam felsefesi gün görmemiş, gününü gün eden, gelecek kaygısı ve planı olmayan bohemce yaşamayı temsil ediyor. Bohenism anlık yaşamda duyulan zevk, hazzın adıdır. Vahşi kapitalizm ile birlikte Bohenizm şu anda başta Amerika olmak üzere dünyanın pek çok yerinde önemli bir yaşam hastalığıdır. İdeali olmayan, hafta içi kazandığını hafta sonu harcayan tiplerdir bunlar.

Şu andaki başarılı yöneticiler ve liderler de feleğin çarkından geçen insanlardır. Özdil hergeleliği Hababam üstünden öne çıkartıp başarılı insanlarla eşleştirirken binbir türlü zahmetlerle oralara gelmiş insanlara da haksızlık etmiş oluyor. Bugün büyük holdinglerin, şirketlerin arkasında nice yüreği dağlayan hikaye duyarsınız. Gün görmüş insanlardır bunlar, sabırlı ve çalışkanlıklarıyla başarıyı yakalamışlardır.

Kaldı ki insanı başarılı kılan hergeleliği veya sakinliği değil, baş koyduğu yolda izlediği tutarlılıktır. Sürekli hedef değiştiren, bukalemun gibi karakter değiştiren sabırsız insanların bir şeyleri başardığını hiç görmedim. Olsa olsa belki baba parasıyla bir yerlere gelmiş olabilirler.

Bugün hababam gibi bir gençliğe değil, tam tersine yarınını düşünen, üretim yapan, girişimci, hayal kuran, kurnaz, idealist gençliğe ihtiyaç var. İster birasını içsin, ister her ay başkasına aşık olsun, ister kumar tutkunu olsun, ister gitar çalsın, ister namazlı niyazlı olsun, ister dili dualı olsun, ister hergün yoga yapsın bunlar farketmez.

Yeter ki sosyal hayatında kimseye zararı olmasın, üretim yapsın ve ekonomiye katkıda bulunsun, geleceğini planlasın, yeni bir dil öğrensin, yurt dışına çıksın, master yapsın, doktora yapsın, yeni insanlar tanısın, seminerlere katılıp bilgi paylaşımında bulunsun.

Ne yazık ki sosyal hayatın kendisi Hababam felsefesine sahip tilki panterlerle dolu. Öylelerine de çok dikkatli ve uyanık olmak gerek. Siz siz olun Yılmaz Özdil’in gazına kesin gelmeyin ve Hababam’ı sevin, izleyin ama sakın güvenmeyin!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s