MENA Modeli

Daha önceki yazımda “Türk Girişimcilerin Ego ile İmtihanı” konusuyla MENA’ya atıfta bulunmuştum. Tekrar hatırlatayım MENA Middle East and North Africa yani Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi demek oluyor. Buradaki ülkeleri listeleyecek olursak: İsrail, Mısır, Türkiye, Ürdün, Lübnan, Fas, Tunus, Cezayir, İran, Yemen, Suriye, Irak, Sudi Arabistan, Katar, Umman, B.A.E, Kuveyt, Bahreyn ve Libya.

Bu ülkeler arasında İsrail gelişmişlik olarak başı çekiyor. Türkiye haricindeki diğer ülkeler ise ya Arap baharıyla rejimlerini tekrar düzenliyorlar ya da iç savaşlarla boğuşuyorlar. Özellikle kendi petrol zenginliklerini süper güçlere kaptıran Orta Doğu ülkelerinin durumu elbette daha içler acısı. Sudi Arabistan, B.A.E, Katar, Kuveyt ve Umman gibi ülkeler de petrollerini büyük güçlerle paylaşmaktan çekinmiyorlar.

Bütün bu olumsuzlukların yanında MENA gibi bir ekonomik kalkınma modelini sunmak tezat gibi gözükse de bu ülkelerdeki ortak kültür ekonominin şekillenmesinde önemli etken. Türkiye’nin yıllardır Avrupa Birliği konusundaki göstermiş olduğu enerjiyi buraya kaydırdığını görüyoruz son zamanlarda. Artık yatırımcılar ve iş adamlarına MENA bölgesi dediğinizde kayıtsız kalmıyorlar. Özel sektör kendi dinamikleriyle bu bölgeyi keşfetmeye çalışıyor.

Bir taraftan da devlet vize gibi uygulamaları kaldırarak özel sektörün işini kolaylaştırsa da elbette bu yeterli değil. İlk öncelikle Devletin MENA modelini ekonomik bir vizyon olarak benimsemesi gerekiyor. İkinci olarak bu ülkelerin kültürlerine yönelik katma değerli içerik üretmesi ve pazarlaması gerekiyor. Bugün Türk dizilerinin bu ülkelerde çok tutulması MENA modelinde ilk bölgesel ekonomik içerik olarak göze çarpıyor.

Daha önceki yazıda belirttiğim Peak Games Türk mobil oyun firması bu modelde başarılı olanlardan. Oyunlarını lokal kültüre adapte ederek bu ülkelerin insanları tarafından tüketilen mobil oyunlarımız var artık bizim. Peak Games firmasının başındaki gençlerin bu başarısı son derece gurur verici bir durum.

MENA bölgesinde daha fazla içeriğe ihtiyacımız var. Diziler, filmler ve oyunlar yetmez, aynı zamanda eğitim, sanayi ve gıda alanında da ticaretin pekişmesi ve gerekirse yenilikçi üretimin buralara kaydırılması zaruri bir ihtiyaç. Genç nüfusun MENA bölgesinde artması da bizim böyle bir modele iten en önemli nedenlerden biridir. Türkiye Stateji Araştırmalar Enstitüsü‘ne göre bölgenin nüfusu 2015 yılında 420.2 milyon, 2050 yılında ise 636.2 milyon olarak öngörülmektedir. 25-64 yaş çalışabilir nüfusun ise 116.7 milyondan 2050 yılında 326.5 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir.

Her bir zorluk içinde bir kolaylık vardır. MENA bölgesinin bu kadar politik ve ekonomik sorunlarının olduğu bir zaman diliminde böyle bir model geliştirmek her ne kadar hayal gözükse de bu modelden zamanla MENA bölgesindeki ülkeler de azami derecede yararlanacağı için MENA modeli kendiliğinden daha çok gelişecek ve karşılıklı dayanışma ve ticaretle bu model daha çok tutacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti hali hazırda demokrasi ve ekonomik yönden daha ileride olduğu için MENA modelinde bölgenin lideri olarak kabul edilecek ve ürettiği ekonomik içerikler MENA ülkeleri tarafından daha çok benimsenecektir. Türkiye aynı zamanda kendi içindeki eğitim gibi ciddi sorunları da hallettiğinde bir mıktanıs gibi başka öğrencileri kendine çekebilecek ve ABD deki gibi çok uluslu yabancı öğrenci akınına uğrayabilecektir.

MENA Türkiye için uygulayacağı modellerden sadece biri olacaktır. Orta Asya’daki Türki Cumhuriyet’lerle ortak çalışmalar yapılsa da tam anlamıyla bir Orta Asya modelinin varlığını duymuş değiliz. Türkiye Orta Asya’da ağabeylik tasladığı için büyük bir fırsatı heba etmiştir. Aynı ağabeylik hatasını umarım MENA bölgesinde tekrarlamaz. Ağabeylik yerine kendi içeriğini üreterek kendisini kendiliğinden kabul ettirmenin yollarını aramalıdır. Böyle bir durumda Türkiye belki de ilk defa jeopolitik durumunu somut olarak kullanıp bölgesel kalkınmayla ekonomisini sayılı gelişmiş ekonomiler arasına sokmayı başaracaktır.

Tabii ki başarılı ve oturmuş bir MENA modeli için 30-50 yıllık bir zaman diliminden bahsediyoruz. MENA bu süre içinde daha çok şekillenecek ve 50 yıl sonra bu satırları okuyan kahraman Türk genç nesli umarım bizi rahmetle anacaktır.

3 thoughts on “MENA Modeli

  1. Geri bildirim: Devir yerel girişimci devri « 2kere2beseder

  2. Geri bildirim: Başarının Kutsanması | 2kere2beseder

  3. Geri bildirim: İçeriğe İnanan Lider İhtiyacı | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s