İngilizce Eğitiminde “Listening”

Yurt dışında zaman zaman değişik resepsiyonlara katılıyorum. En son Türkiye’den milletvekillerinin de katıldığı ve Houston Başkonsolosluğu dahil olmak üzere pek çok Türk iş adamının iştirak ettiği bir resepsiyona katıldım. Bir milletvekilimiz meramını anlatmak için tercüman kullandı ve konuşmasının başında aynen şunu söyledi: “Türkiye’de aldığım İngilizce eğitimi bu konuşmayı yapmak için yeterli değil, bundan dolayı tercüman aracılığıyla düşüncelerimi dile getireceğim”

Ne yazık ki Türkiye’deki İngilizce eğitimi veya yabancı dil eğitimi de diyebilirsiniz üzerinde ciddi ciddi düşünülmesi gereken bir konudur. İlk öncelikle müfredattaki İngilizce eğitimini seven öğrenci sayısı yok denecek kadar azdır. Öğrenciler daha en baştan kaybediyorlar zira dile gönül vermeyen birisi o dili yarım yamalak öğrenir ve Milletvekilimiz’in durumuna düşme ihtimali her zaman söz konusudur.

Aslına bakarsanız Türkiye’de Türkçe ve Edebiyat dersleri bile çok sıkıcı işlenmektedir. Uygulamalı Türkçe derslerini biz kompozisyon yazmaktan ve “giriş, gelişme ve sonuç” şeklinde tanımlamaktan ibaret görüyoruz. Öykü tasarımı, hikaye anlatımı, düzgün diksiyon, Türkçe’yi sunum taktikleri ile birlikte düzgün kullanma, senaryo eğitimi gibi çağdaş yaşama ayak uydurabilecek zevkli uygulamalı derslerimiz yok. Yani geriye gittiğimizde Türkiye’de bir “dil eğitimi” sorunuyla karşı karşıyayız. Ben bu kadar geniş bir konuyu sadece İngilizce eğitimi üzerinden giderek açıklamak istiyorum.

İngilizce eğitiminde “Listening” yani “Dinleme” derslerinin başlıca ders olarak okutulmasının bir çözüm olarak görüyorum. Daha çok gramer ve okuma ağırlıklı İngilizce eğitimi sunan dil kurslarına ve eğitim kurumlarına sahibiz. “Listening” için ayrılan süre diğerlerine göre oldukça az oluyor. Bir İngilizce hazırlık okulunda bile “Listening” e ayrılan süre haftalık bir kaç saat oluyor. Halbuki listening o kadar ehemmiyetli bir öğretme metodudur ki hem dersleri rahat ve zevkli kılar hem de “Speaking” (Konuşma) için bir ön ayak oluşturur. Kulak alışkanlığıyla sözcükler ve kalıplar beyinde bir yerlere yerleşir ve daha sonra karşılaşılan kelimeler ve cümleler bu depodan çekilerek öğrenme ve belleme kabiliyeti arttırılmış olur.

Ben Listening’in önemini yurt dışında master yaparken tecrübe ettim. Kulak aşinalığım olmadığı için insanların benimle konuştukları şeyleri ilk etapta anında algılayamıyordum. Bütün Türk dostlarımın tecrübesidir bu. Amerika’ya geldikten ancak bir kaç ay geçtikten sonra kulak aşinalığıyla anlama kabiliyetimiz aynı oranda arttıryordu. Master’a ilk başladğımda hemen bir çözüm bulmam gerekiyordu ve ben de kardeşimin tavsiyesi üzerine “Speech Teraphy” kliniğinde bir Amerikalı’dan bire bir konuşma terapi dersleri aldım. Hayatımdaki en önemli tecrübelerden birisidir.

“Speech Teraphy” alanında okuyan  3. veya 4. sınıf öğrencilerden birisiyle kameralı bir odada derslere başlıyorsunuz. Bütün terapist öğrencileri kontrol eden dersin hocası merkezi bir odadan öğrencilerini ekrandan izliyor. Hem terapist öğrenciler karşısındaki kişinin diksiyon ve düzgün İngilizce konuşma seviyelerini arttırarak tecrübe kazanıyor hem de kliniğe katılan benim gibi yabancı öğrenciler İngilizce konuşma yeteneklerini arttırıyor. Programın amacı kişinin yanlış telaffüz ettiği “th”, “r”, “ae”, “v”, “w”, “b” gibi heceleri daha düzgün hale getirmek. Derste en çok kullanılan teknik ise “Listening”. Eski bir teyp kasetini sürekli dinleyerek karşınızdaki klinik öğrencisinin de yardımıyla pek çok hatamın farkına varmıştım. Bununla birlikte kendi sesinizi de dinleyerek hatalarınızı daha hızlı giderebiliyorsunuz. Yani heceleri bile düzgün çıkartabilmek için en çok kullanılan yöntem “Listening” idi. Bundan dolayı “Listening” olmadan “Speaking” derslerinin nasıl sıkıcı geçeceğini tahmin etmek bile istemiyorum.

Küçükken ailecek İsviçre’de yaşarken kardeşimle birlikte Televizyondaki filmleri VHS kasetlerine çekme alışkanlığımız vardı. Daha sonra aynı film kasetini en az on kere izlerdik. Küçüktük ve hiç bıkmıyorduk aynı Van Damme ve Jackie Chan filmlerini izlemekten ancak ikimiz de halen filmlerdeki Almanca diyalogları çok iyi hatırlıyoruz. Aradan 15 yıl geçti, şu an bile bir Almanca filmi rahatlıkla anlıyoruz. Almanca konuşma kabiliyetimiz azalsa da Almanca konuşulan bir ortamda bir kaç ay kalmamız yeterli olacaktır tekrar hatırlamak için çünkü “Listening” ile bir kere kulağımızdan girerek beynimizin bir köşesinde kendine yer edindi.

Yabancı dil eğtiminin en önemli kısmı küçük yaşlardan başlamasıdır. Daha Türkçe’yi öğretemedik gibi absürd mazeretleri bir tarafa koyarak çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren bir yabancı dil öğretebilmeliyiz. Merak etmeyin, çocuğunuz kendi dilini unutmaz, unutmaması için bir çok Türk arkadaşı annesi, babası ve kardeşi zaten var. Kardeşimle ben Almanca’yı halen hatırlıyorsak bunu aynı zamanda çocuk yaşta öğrenmemize de borçluyuz.

İngilizce eğitiminde “Listening” günümüzün digital aygıtlarıyla çok daha zevkli işlenebilir. Yabancı müzik ve filmlerden tutun, hükümetin Fatih projesiyle hayata geçirdiği Tablet Bilgisayarlar yardımıyla öğrencilere İngilizce eğitimi sevdirilebilir. Öğrenciler ekip çalışması yaparak İngilizce skeçler hazırlayabilir. Özellike “Listening” ile “Speaking” eğitimi birlikte işlenebilirse geleceğimiz için bütün dünya ile daha rahat bir şekilde entegre olabilecek bir nesil yetiştirebiliriz. Ben kendim İngilizce anlayabilen ve konuşabilen bir nesil istiyorum ve babamın bu konuda dediğini hiç unutamıyorum “Oğlum bir yabancı dil bir Üniversite bitirmek demektir”.

3 thoughts on “İngilizce Eğitiminde “Listening”

  1. “Oğlum bir yabancı dil bir Üniversite bitirmek demektir” belki daha fazla. Çok haklısınız hocam hatta eğitim sisteminin en baştan yenilenmesi gerekiyor. Bir büyüğümde bize şöyle demişti bir konferansta. Bizim eğitim sitemimiz öğretmek değil öğretmemek üzere kurulmuş. Vel hasıl listening yapabileceğimiz bir web sitesi var mı hocam bildiğiniz ? 🙂

  2. en iyi listening saytı yerine en iyi listening bence radio dur,hem ekonomik hemde her yerde istifade oluna bilinir bir kaç ay sıkıcı ola bilir sonra düzelir,en iyisi haber kanallarıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s