Şimdi Öğrenci Olmak Vardı

Zaman çok hızlı akıp geçiyor. Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde okurken hiç bitmeyeceğini sanmıştım. Dersler o zamanlar çok ağırdı. Gereksiz kredili dersler vardı. Mezun olmaya yakın gereksiz dersleri kaldırarak kredileri azaltmışlardı. Bana yetişmedi yeni sistem. Çok derslerin altında özellikle ağır projelerle ve labaratuar dersleriyle çok ciddi bir emek harcıyorduk. Çok iyi bir öğrenci olduğumu da söyleyemem. Ancak geriye baktığımda öğrenci olmanın ne kadar da büyük fırsatlar içerdiğini şimdi daha iyi anlayabiliyorum ve tekrar öğrenci olmayı özlüyorum.

Zaten Bilgisayar Mühendisliği derslerinde Matematik ve Fizik ağırlıklı dersleri sevmemiştim. Yazılım ağırlıklı derslerin projelerini yapıp kıl payı geçtiğim çok dersim oldu. Bu kadar meşguliyet arasında kulüp faaliyetlerine de katılmayı ihmal etmiyordum. 2000 yıllarının başlarından bahsediyorum. Girişimcilik Kulübü ve Mühendislik Kulübü’nde son derece aktiftim. 2003 yılında mezun olduktan sonra en çok özlediğim anlar kulüp aktivitesi yaptığım zamanlar oldu. O kadar dersin arasında yine de vakit bulabiliyordum.

İşte öğrenci olmanın en güzel tarafı çok vaktin olması. Bunu mezun olduktan sonra daha iyi anlamıştım. Belli bir süre sonra sabahtan akşama kadar bir şirkette çalışmak hiç te cazip bir şey gelmemişti bana. 4 senede 4 şirket değiştirmiştim. Yani her bir yıla 1 şirket sıkıştırmıştım. Sonra öğrenciliği tekrar özledim ve yurt dışına masterın yolunu tuttum.

Öğrenciyken etrafımdaki fırsatların farkına varamadığımı düşünüyorum şu an. Meğer ne kadar çok şey yapabilirmişim. Şimdiki aklım olsaydı boş zamanlarımda ne kadar proje yapardım. Değişik sitelerde veya dergilerde makaleler yazardım. Film dersleri alırdım. Senaryo yazmayı öğrenirdim. Kısa film çekerdim. İspanyolca kursuna giderdim. Okul yabancı dil fırsatlarını sunuyorsa ondan faydalanırdım. Kafamı biraz kampüsün dışına çıkartırdım ve networkümü genişletmeye çalışırdım. İş derneklerine üye olup iş çevremi genişletirdim.

Özelikle lisans öğrencilik yılları bir öğrencinin piyasaya hazırlanması için inanılmaz fırsatlar sunuyor. Kulüp faaliyetleriyle kişiliğinin ve iletişim dilinin gelişmesi sağlanırken derslerle akademik dünya için hazırlık yapılır. Üniversite herşeyi öğretmez, öğrenmeyi öğretir, sosyalleşmeyi öğretir, bilginin tek başına yeterli olmadığı ve bilgiyi bir ekip çalışması içinde kullanmanın daha önemli olduğunu öğretir. Herşeyden bir gram verir ve mezun olduktan sonra gerçek hayat başlamış olur.

Türkiye’de mezunların en çok şikayet ettiği şeylerden birisi aldıkları derslerin gerçek hayatla bir ilgisinin olmamasıdır. Bir bakıma doğru olabilir ancak mevcut imkanlar bile değerlendirilmiyorsa böyle bir serzenişte bulunmak abes kaçacaktır.

Öğrenci olunurken zamanın kıymeti bilinmiyor dedik. Dedik ama muhtemelen zamanın kıymetinin şimdiki öğrenciler de farkında değildir. Ne hikmetse mezun olduktan sonra hayat inanılmaz hızlı akıyor. Bir de bakmışsınız ki aradan yedi sekiz sene geçmiş. Bundan dolayı öğrencilik yıllarını dolu dolu geçirmek gerekiyor. Geriye baktığınızda keşke dememek için öğrencilerin şimdiye odaklanması gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s