Türkiye’den Silikon Vadisi Çıkar mı?

Hemen ümidinizi kırarak başlayayım, Türkiye’den silikon vadisinin çıkması halihazırda çok zor bir ihtimaldir. İnkübasyon merkezleri, yaratıcı internet fikirleri, büyük Teknoloji şirketleri, başarılı tekno-girişimciler ve tekno-yatırımcılar çıkabilir ancak bir silikon vadisinin çıkması devletin yapısı, politikası ve ekonomisi ile ilgili bir husustur.

Belli bir bölgede yoğunlaşmış sektörleri biraraya getiren ve buradan bütün dünyaya seri üretim yapabilen ilk modelleri sadece Amerika Birleşik Devletleri başarmıştır. Bilişim dünyası için Silikon Vadisi‘ne sahipken eğlence sektörü için Hollywood yerleşim yerlerine sahiptir. Çok tipik 2 dev sektörün etkilerini ister istemez başka ülkeler yaşayınca insan kendi ülkesi için bir silikon vadisi çıkar mı, bir hollywood çıkar mı demeden edemiyor. Şimdiye kadar Hollywood’un bir benzerini Bollywood ile Hintliler başardıkları halde dünyanın 50% izleyici kitlesi halen Hollywood filmlerini tercih etmektedir.

ABD’de bu tarz özel sektörlerin belli bir fiziksel yerde yoğunlaştırılmış halini başka yerlerde de görebiliriz. Mesela yurt dışında yaşayan birisi olarak haftalık yiyecek ihtiyacımı Wall Mart’tan karşılarken ev aletleri için Home Depot’a gitmeyi tercih ediyorum. Ayakkabı almak için de bütün çeşitlerin bulunduğu başka büyük mağazalara giderim. Amerika’da sadece tek bir şey için büyük bir parakende zinciri açmak  (Franchising) son derece bilindik ve yerleşmiş bir kültürdür. Sinema için bile hususi büyük bağımsız sinema gösterim merkezleri vardır. Başka ülkelerde bir alış veriş merkezinde olan sinemalar burada tek başına binalarda tüketilen bir kültürdür.

Amerika’da paranın asıl döndüğü yer de bellidir, yani New York’tur. Petrol rezervlerinin ve türevlerinin üretiminin yeri daha çok güney taraflarında (Texas, Louisiana) olmaktadır. Hatta güney taraflarında Üniversiteler’deki pek çok master programlarında endüstriyel kimyanın zorunlu ders olarak verilmesinin sebebi petrol şirket sayısının güneyde çok olmasındandır. Kısaca tek bir ürün kategorisinden içinde bütün çeşitleri barındıran ve bunu bölgesel olarak programlayan bir devlet politikası veya modeli söz konusudur.

İşte Türkiye’den bir silikon vadisi çıkar mı sorusunu sorarken bu hata yapılmaktadır. Amerika’daki fiziksel ve bölgesel olarak yoğunlaştırılmış sektörler en başta devletin bütün sektörleri için uygun bulduğu bir modeldir. Silikon Vadisi Devlet tarafından başka sektörlerdeki gibi desteklenen sadece örnek tipik bir modeldir. Belki de en büyüğüdür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hangi sektörlerin nerede nasıl desteklenmesi gerektiği açıklık kazanmadığı için silikon vadisi gibi kopyacı bir mantıkla yaklaşması sonu hüsranla bitecek çocuksu bir girişim olacaktır. Nitekim silikon vadisi fikri siyasetçilerimizin ağzında bir seçim malzemesi olarak sakız gibi çiğnenmiştir ve  teknoparklardan öteye geçememiştir.

Türkiye’de yoğunlaşmış bir sektör varsa o da Bursa ve civarındaki Tekstil sektörüdür. Her ne kadar Çin bizim tekstilimizi etkilese de fiziksel olarak yoğunlaşmış bu bölgede çok ciddi bir tekstil kültüründen bahsedebiliriz. Türkiye’nin dünyanın tekstil ekonomisindeki yerini yoğunlaşmış bu modele borçluyuz. Bunun dışında benim aklıma sağlık sektörünün İstanbul’da yoğunlaştığı geliyor. Son zamanlarda hastane sayısının artması ve sağlık sektörünün İstanbul’da yoğunlaşması beraberinde sağlık turizmini bile doğurmuş ve bu sektör bütün dinamikleriyle ekonomimize ciddi katkılar getirmiştir.

Bir aralar Antalya’nın Türkiye’nin Hollywood merkezi olma rüyası dolaşıyordu. Bütün bu rüya ve hedeflerine saygı duyuyorum ancak bu tür yoğunlaştırılmış sektörler sadece özel sektörün çabasıyla değil en başta devletin bilinçli üretim üssü politikalarıyla da derinden ilgilidir.

Yani Türkiye’de pek çok sektörün yeri ve sürdürülebilirliği ancak bilinçli ve disiplinli devlet politikaları ile mümkündür. Türkiye’de silikon vadisi yapmak yerine silikon vadisini oluşturan modeller üzerinde kafa yormalıyız. Modeli doğru tasarlasak bile içindeki kültürü oluşturacak meslek erbaplarını, yatırımcıları, danışmanları ve özellikle Üniversiteleri doğru konumlandırıp doğru kanalize edebilmeliyiz. Bir ülkenin ekonomisi ve refahı eş zamanlı bütün sektörleriyle birlikte gelişir ve Üniversiteler bu işin en büyük ve kritik Ar-Ge merkezleridir. Üniversitesiz yoğunlaştırılmış bir sektörden sözedemeyiz. Eğer işin içine Üniversiteleri katamazsak butik satış yapan ve yenilik, katma değer ve inovasyondan yoksun firmalar olmaktan öteye geçemeyiz.

Yeni Anayasa yapılır mı yapılmaz mı, azınlık sorunları çözülür mü çözülmez mi, basın özgürlüğü özgürlüğüne kavuşur mu kavuşmaz mı, terör sorunu biter mi bitmez mi gibi can alıcı büyük sorunlarımızın halen üstesinden gelememişken devletten böyle bir hamle beklemek çok fazla şey istemek mi olur bilemiyorum. Ancak ilk iş olarak bütün bilişim sektörünün tek elden koordine edilebileceği yeni bir bakanlık fikrini ortaya atmıştım (Türkiye’de İnternet ve Haberleşme Bakanlığı Kurulsun). Sanayi zekasından ziyade silikon zekasına sahip bir devlete ihtiyacımız olduğunu dile getirmiştim. Böyle bir bakanlıkla ilk öncelikle devletle iletişim sorunumuzu halledebiliriz, sonra masaya oturup dertleşebiliriz.

Yalnız devletin bizi kaale alabilmesi için de çok iyi örgütlenmemiz gerekiyor. Bugün henüz devletle masa başına oturabilecek bir ODA’ya sahip değiliz. Biz bilişimcilerin bir araya gelebilmesi bile Burak Büyükdemir (E-Tohum) veya Arda Kutsal’ın (Webrazzi) ve ekiplerinin çabalarıyla mümkün olabiliyor, yoksa hiç bir araya gelemeyeceğiz.  Yeryüzünde herhalde en zor örgütlenen meslek gurubu bilişimciler olsa gerek. Bilişimciler olarak devletin dilini halen konuşamıyoruz, sitelerimizi kapattıklarında ağlıyoruz, herhangi bir hukuki sorunla karşılaştığımızda elimiz ayağımız birbirine giriyor ve soluğu avukatlarda alıyoruz.  Türkiye’den silikon vadisi madisi böyle bir kafayla kesinlikle çıkmaz. Bir devlet ancak siz örgütlenebilirseniz sizi kaale alır.

Bu yazımda da işin devlet boyutunu dile getirmeye çalıştım. Devlet boyutunu bizi yönetenleri yönlendirerek gerçekleştirebiliriz. Lakin örgütlenmenin en zoru bilişim dünyasında olduğundan Silikon Vadisi fikri sadece twitterda çiğnenen sakızdan öteye geçemeyecektir.

9 thoughts on “Türkiye’den Silikon Vadisi Çıkar mı?

  1. Geri bildirim: Türkiye’nin Yeni Üretim Modeline İhtiyacı Var « 2kere2beseder

  2. Hocam “Türkiye’nin Yeni Üretim Modeline İhtiyacı Var” yazını okuduktan sonra bir daha bu makaleyi okumaya karar verdim. Da dikkatimi çekti. -İnkübasyon- ve -inovasyon- nedir hocam. Yeni yeni oluşan dijiyal bir kültürde kopyala / yapıştır mantığıyla devam etmek sizce doğru mu? Kaldı ki siz son yazınızda ve genel olarak kopyacılık yerine özgün ve değerleriyle barışık düşünmemiz davranmamız gerektiğini söylemiyor musunuz?

    Bir kültürün en önemli ortak noktalarından birinin dildir sizinde malumunuz üzere. Dert yandığınız bir milli meselede ve kudretinizin dahilinde olan bir konuda sizin gibi ufku geniş birinin öncü olması beklenir.

    klavyene (tuş takımı) sağlık hocam 🙂

  3. 🙂 🙂 🙂 sitemimi sizedir. yani dostadır. kulladığınız yabancı kelimelerden dolayı. yukarıda kendimi ifade edemedim acele yazmıştım. yani kullandığınız o kelimelerin muadili kullanmayı gerekirse üretimini bekliyoruz.

    • Incubator = Kuluçka Merkezi
      İnnovation = Yenilik

      Belki de dedigiğin gibi yukarıdaki Türkçe kelimeleri kullansaydım daha evla olurdu.. Dil konusundaki görüşlerine katılıyorum, zamanla bu tür sorunların gerçek sahipleri çıkacaktır. Bizim haddimize değil şimdilik, şu an sadece teşhis yapıyoruz.

  4. Geri bildirim: Başbakan’ın popülist çıkışları « 2kere2beseder

  5. Geri bildirim: California Gezim ve Silicon Alley Modeli | 2kere2beseder

  6. Geri bildirim: Startup Kültürü Türkiye’ye Uyar mı? | 2kere2beseder

  7. Geri bildirim: Türk Usulü Startup’lardaki Sorunların Özeti | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s