Bireysel Sistemler Tehlikelidir

Şahsa bağlı sistemler er geç bir gün çökecektir ve yerine gelen yeni kişi çok farklı bir sistem getirerek bulunduğu kurumu felç etme riski yaşatabilecektir. Türkiye’de pek çok yapının bireylere bağlı olduğu, sorumlu kişinin bulunduğu konumdan ayrılmasıyla sistemin aşırı derecede sekteye uğradığını gözlemlemek mümkündür.

Ne yazık ki Türkiye’de pek çok şey şahsi kararlarla yürümektedir. Şu anda eğitim sistemimizin sürekli değişmesi, öğrencilerin her yeni hükümetin kararlarıyla yeni sistemle tanışması ülkenin eğitim sistemini tek kelimeyle felç etmiştir. Şirketlerimizin sisteme inanmayışı kurumsal bir yapıya ulaşmalarına engel olmuştur. İşe alımda doğru dürüst mülakat tekniklerini bile bir sistem dahilinde uygulayamayan pek çok şirketin varlığını bizzat tecrübe etmişimdir. Çok uluslu büyük  şirketler hariç orta ölçekli küçük işletmelerin çoğunda alınan kararların şahsi olması şirketin hem sistemci bir yapıya kavuşmasını engellemiş hem de üretim hızlarını keserek işlerin verimsiz olmasına neden olmuştur.

Bugün mesela Türk politikasında da benzer bir durum yaşanmaktadır. Dış politikada tek bir bakanın vizyonuyla gidilmiş, istişareye ve sisteme yeterince önem verilmemiş ve son beş yılda alınan kararlar Orta Doğu’da meydana gelen değişikliklerle birlikte tersine dönmüştür. Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu ne zaman eleştirsem özellikle muhafazakar arkadaşlarım tarafından ciddi bir tepkiyle karşılaşıyorum. Benim buradaki eleştirim Sayın Davutoğlu’nun kararlarının son derece şahsi olması ve dış politikanın bir sisteme bağlanmaması olmuştur. Sayın Bakan’ın aşırı özgüveni ve bireyselliğinin ülkeye getirdiği zararları artık cesurca konuşabilmek zorundayız.

Aynı şekilde Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı da son derece şahsi kararlar alan ve istişareye yeterli derecede önem vermeyen birisi olarak görüyorum.  Sayın Başbakan’ın hastalık zamanında bu şahsi boşluğu sonuna kadar hissetmiştik. Her ne kadar hasta yatağından şike yasasının geçmesini isteyerek liderliğini ispat etse de böyle bir tutum ileriki zamanlarda son derece tehlikeli olabilecektir. Başbakan koltuğu boşaldığında sistemin eksikliğini ve şahsi politikanın ne kadar benimsendiğini unutarak onun liderlik yönünü övmeye devam edeceğiz.

Sadece politikacılar değil, bugün işletmelerdeki CEO’ların güçleri de artık sorgulanır olmuştur. Amerika’daki büyük şirketlerin CEO’ların yanlış kararlarından dolayı battığını medyadan takip ediyoruz. CEO’ları aşırı yetki ve gücü beraberinde işletmeye büyük bir risk getirerek çöküşünün de başlangıcı olmuştur. CEO yapısını eleştiren pek çok makale ve kitap bulmak mümkündür artık.

Sistemci bir işletmede veya ülkede izlenecek adımlar son derece nettir. Bir sonraki adım herkes tarafından görülerek liderlik boşluğunda bile işler devam edebilecektir.  Kurumsal yapıya ulaşmış şirket ve devlet organında müthiş bir işlem hızı ve devri daim olacaktır.

Yukarıda yaptığım eleştirilerde herhangi bir siyasi mesaj vermeden sistemci zihniyete ihtiyacımız olduğunu vurgulamak amacını güttüm. Umarım bir gün şahsi sistemlerden sıyrılıp istediğimiz şekilde  sistemci bir yapıya kavuşurak kurumlarımızın ve devlet organlarımızın risklerini azaltabiliriz.

One thought on “Bireysel Sistemler Tehlikelidir

  1. Geri bildirim: ODTÜ’lünün Başbakan’ı Protestosu | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s