Steve Jobs’ın Ardından

Steve Jobs‘ın öldüğü aynı ay bilgisayar dünyasının önemli bir ismi Dennis Ritchie de vefat etmişti. Dennis Ritchie günümüzde kullandığımız işletim sistemlerinin temelini oluşturan “C” programlama dilinin mucididir. Bilgisayar dünyasının atalarından kabul edilir. Steve Jobs’un ölümünün medyatik oluşu ve Dennis Ritchie’nin de hiç anılmayışı beraberinde ciddi bir tartışma başlattı.

Önemli bloglarda Dennis Ritchie’nin göz ardı edildiği, o olmasaydı Steve Jobs’ın da olamayacağı ve kendisine haksızlık yapıldığı iddia edildi. Dennis Ritchie’nin yaptığı icatlar anlatılarak Steve Jobs’tan daha üstün olduğu ispatlanmaya çalışıldı. Tartışmalar o kadar büyüdü ki, sosyal medyada Steve Jobs ve Dennis Ritchie karşılaştırmalı resimler paylaşıldı. Özellikle bilgisayar dünyasındaki programcılar ve bilişimciler Dennis Ritchie’nin daha çok anılması gerektiğini iddia ederek medyayı ikiyüzlükle suçladı.

Bana göre kendi sahasında 2 dev insanı karşılaştırmak ikisine de haksızlık etmek anlamına gelir. Sanırım buradaki kafa karışıklığını mucit&yenilikçi kavramlarını açıklayarak giderebiliriz.

Mucit (inventor, creator)  bir şeyi sıfırdan keşfeden, başka insanların hiç düşünmediği bir alet, ürün, algoritma veya formülü icat edene denirken, yenilikçi (innovator, developer) var olan bir aleti, fikri, ürünü  değiştirerek son kullanıcıya ulaştıran demektir.

Mucit ve yenilikçi‘nin görev tanımları son derece nettir. Mucit işin mutfağında çalışırken, yenilikçi sahada top koşturan girişimcidir. Mucit yeni bir şey icat etmek için ter dökerken yenilikçi var olan üzerinden eski köye yeni adet getirmek peşindedir. İkisi de aslında birbirine ihtiyaç duymaktadır. Steve Jobs ile Dennis Ritchie’nin karşılaştırmasında işte bu hata yapılmaktadır. Steve Jobs ve Bill Gates gibi yenilikçiler olmasaydı biz son kullanıcılar Dennis Ritchie’nin icatlarından istifade edemeyebilirdik. Dennis Ritchie gibi mucitler olmasaydı yenilikçilerin üzerinde inovasyon yapabileceği bir ürün olmazdı.

Bu iki gurup ta son derece saygın insanlardan oluşur. Mucit yeni bir şey oluşturmak için araştırma yapıp ter dökerken, yenilikçi son kullanıcının yani halkın dilinden anlamak zorundadır. Yenilikçi özellikle inovasyon yaptığı ürünü halkın düzeyine indirmek zorundadır. Bu konuda ciddi sıkıntılar, kayıplar ve riskler yaşayabilir. Mucit ise labaratuarında veya ofisinde bir iş üzerinde zaman harcadığı için halktan kopuktur, zaten onun öyle bir derdi de yoktur ve olmak zorunda da değildir.

Yenilikçi halkın düzeyine inen kişi olduğu için şöhret, şan ve şeref bu insanlara atfedilir. Halkın önünde olduğu için medya tarafından yenilikçiler ön plana çıkartılır. Bu konumda mucit doğal olarak genelde fakir veya orta düzeyde bir servete sahip olurken yenilikçi çok zengin olabilir ve bu gücünü medyaya ve insanlara kabul ettirebilir.

Ben mucit&yenilikçi karşılaştırmasını James Bond filmlerine benzetiyorum. Filmin başında James Bond bir labaratuara girer ve yanında bir mucitin yardımıyla kullanacağı silahları, ajan aletlerini ve özellikle sofistike bir şekilde donatılmış arabasını tanımaya çalışır. Şu düğme ne işe yarar gibi bir klasik mizah sahneyi eklemeyi ihmal etmeyen Bond filmlerinde biz izleyiciler olarak ileriki sahnelerde bu silahları ve arabayı baştan tanımış oluruz. Burada biz James Bond’u düşmanlarla mücadele eden bir kahraman gibi görürken ona mücadelesi için hayati önemdeki alet adevatı sağlayan muciti es geçeriz. Halbuki burada işin gizli kahramanlarından biri de mucittir.

Hayat işte ne yazık ki hep böyledir. Bir lokantada biz yemeğe ve iş yerinin sahibine odaklanırken mutfaktaki ahçıyı hiç akıl etmeyiz. Bence en iyisi bu gizli kahramanları yenilikçilerle karşılaştırmayı bırakıp, bu iki gurubu aynen James Bond filmlerindeki gibi bir arada çalışmalarını sağlayabilecek ortamları hazırlamak olacaktır. Her ne kadar ikisi birlikte çalışsa da biz yine de işin doğası gereği yenilikçiyi hep tek kahraman olarak göreceğiz.

Hem mucit hem de yenilikçiye sonsuz saygı duyan birisi olarak bu sefer sadece Dennis Ritchie ve onun gibi gizli kahramanları saygıyla anıyor ve bize yaptıkları katkıların mükafatını diğer alemde almalarını diliyorum. Dennis Ritchie gibi kahramanları model almak yerine sırf para ve şöhret uğruna yenilikçi olmak isteyenlerin kulakları çınlasın. Bu arada dikkat ettiyseniz başlıkta Steve Jobs’ın ismini seçtim, çünkü muhtemelen merak edip bu yazıyı okumayacaktınız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s