Karizma Olmana Gerek Yok

Zamanında cember.net diye Türkiye’de iş dünyasından insanların buluştuğu bir forum sitesi vardı. Xing firmasına satılmadan önce güzel ve seviyeli sohbetler dönüyordu. Bazen bu siteye öğrenciler de giriyordu. Bir öğrenci çok ilginç ve komik bir forum başlığı açmıştı.. “Nasıl karizma olabilirim” diye açtığı konuda insanlara ciddi ciddi karizma olmanın sırlarını ve yöntemlerini soruyordu. Sonrasında dönen geyiği görmeliydiniz. Konuyu gördüğümde sabah sabah kahkahayı basmıştım. Zaten benim gibi insanlar da bu konu üzerine o kadar çok geyik yorumları yapmışlardı ki ismini hatırlamadığım bu öğrenci farkına varmadan karizmasını yapmıştı zaten!

Yalnız o günden sonra şekil yapıp karizma olmak isteyen pek çok insan tanıdım. Bunun için kişisel gelişim seminerle gidenlere bile rastladım. İnsanları etkilemek isteyip toplumda kabul edilmek isteyen ve bunun için karizma olmayı önemli bir yöntem gören yığınca genç var artık. Kurtlar Vadisi oyuncuları gibi kasıla kasıla yürümekten tutun, beline tabancayı bağlayanı bile gördüm. Ortamın ağabeyi olup insanlara sözünü dinletecek, istediğini kopartıp alacak ve itaat etmeyenleri ise susturabilecek tipteki bir karizma arayan insanlar zaten magazin sayfalarını süsleyenler değil miydi.

Yeri geldiğinde Başbakan’ı örnek gösteren, yeri geldiğinde de Polat Alemdar’ın gözlerine zoom ederek nasıl sert bakışlar savurduğunu anlatan bir medyaya da sahiptik zaten. Bu kadar medya içeriğinden sonra insanın karizma olmak istemesinden doğal ne olabilirdi. Yalnız benim en çok komiğime giden Mahsun Kırmızıgül’ün mahsun kaşlarını sertleştirip karizma rolüne bürünmesi olmuştur. Vizyonerliğini ve çalışkanlığını takdir etsem de “karizma” bakışlarını gördüğümde kendimi gülmekten alıkoyamıyorum. Doğallık kendinden olmadı mı insanlar karizma yapayım derken komikleşebiliyor işte.

Peki Türk medyasının bu kadar karizma gazına karşı biz “karizma” yı nasıl anlamalıyız. Sanırım biz karizma olmak yerine mütevaziliği seçersek çözüm için ilk adımı atmış oluruz. Benim fikrim mütevazi insanların yeri geldiğinde daha çok karizmaya sahip olabileceğidir. Bahsettiğim fiziksel şekilden ziyade değerler üstüne bina edilen ve insanlarca kanıksanan bir özelliğiniz etrafında hem daha çok beğenilirsiniz hem de çok göze batmazsınız. Mütevazi insanları da genelde başarılı insanlardan yola çıkarak anladığımıza göre “karizma” arayanların genelde başarısız insanlar veya toplum tarafından kabul edilmek istenen hasta ruhlu insan tipleri olarak değerlendirebiliriz.

Doğuştan lider tipteki karizma insanlara da bir lafımız yok, onların zaten yaratılıştan gelen özelliklere sahipler. Bahsettiğim insanlar “karizma” aramayı gaye edinen ruh hastası tipler. Bu tipler küçük bir şeyi de başardıklarında yanlarından hiç geçilmiyor, bulundukları ortamda hep kendilerinden bahsedilmesini istiyor, başka insanların yaşam tecrüblerine değer vermiyor ve en kötüsü de bu insanlar hep kendi bildiğini okuyor.  “karizma” nın toplum tarafından bir değer olarak sunulmasından sonra ortaya çıkan bu bencil insanların aslında tek derdi kendilerini gerçekleştirip insanlar tarafından takdir ve kabul edilme isteğidir.

Madem kendilerini gerçekleştirmek istiyorlar, onlara karşı yapacağımız en güzel iyilik başarılı ve mütevazi insanları ön plana çıkartıp birer model olarak sunmak olacaktır. Değerler etrafında insanların kendi ekollerini oluşturup meşru bir çizgide toplum tarafından kabul edildiklerini insanlara sunabilmeliyiz. Mütevazilik o kadar güzel bir erdem ki size yanlış yaptığınızda da sahip çıkar. Mütevazi insan bir hata da yapsa çok yadırganmaz çünkü zaten kendini başkalarına kabul ettirme derdi de yoktur. Kibirli ve sözde karizma arayanlar ise her anını tetikte yaşar. En ufak bir yanlışta rezil olabileceğini düşünür ve önlem almaya çalışır. Yıllarca uğraşıp didindiği karizmasının tek bir hamlede yok olabilecek bir kağıttan karton olduğunu kendisi de çok iyi bilir.

Bu kadar garip bir ruh hastalığı içindeki insanlara yardım etmenin başka bir yolunu ben bilmiyorum. Kasıla kasıla yürüyüp ses tonunu değiştirenleri de artık görmek istemiyorum. Matrix gözlüklü sahte kahramanlar da kabak tadı vermeye başladığına göre toplum değerlerini de tekrar gözden geçirmekte fayda var diye düşünüyorum.

Doğallığın ve sadeliğin senin karizman olsun varsın kimse bilmesin, sana fazlasıyla yeter.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s