Unuttuğumuz değer: Sabır

Hayatımız çok hızlı akıyor ve kısa zaman içerisinde çok şey görüyoruz, işitiyoruz ve duyuyoruz. İlişkilerimiz daha karışık, iş hayatımız daha heyecanlı ve biz belki her hafta türlü türlü insanlarla karşılaşıyoruz. Kendimize çizdiğimiz hayat rotasında bir şeyleri başarmaya çalışıyoruz. Peki bu hızlı yolda sebat edebiliyor muyuz? Herşeye rağmen hedeflerimizin peşinden gidebiliyor muyuz? Başta yakaladığımız heyecanı koruyabiliyor muyuz? Bütün bu soruların cevaplarını ben çok az konuştuğumuz sabırı anlamakta buluyorum.

Sabrın önemini biliyoruz ama ne hikmetse üzerinde çok az kafa yoruyoruz. Zorluklarla karşılaştığımızda çabuk pes edebiliyor ve isyanları oynayabiliyoruz. Peki hiç düşündük mü bizim gibi pek çok insanın benzer sıkıntılardan geçerken karşılaştıkları engelleri sabır silahıyla aştıklarını. Sabır çekilen zorluğun tipine göre farklılık gösterir. Bazen aylar sürebilir bazen de seneleri alabilir. Ancak bütün başarılı insanların ortak noktaları da sabırdır.

Arapça’da ruhun daralması haline “Kabz” hali denir. “Kabz” ve “Bast” halleri birbirinin zıddı olmakla beraber, “kabz” ruhunuzun türlü türlü nedenlerden dolayı daralması ve sıkışması olurken, “bast” hali de son derece ferahlık, sevinçli ve sürurlu haliniz olur. “Kabz” halinde sabır göstermeniz gerekirken “bast” halinde sizden şükür ve mütevazilik beklenir ve dengenizi korumanız önerilir. Konumuz sabır olduğu için kabz hali üzerinde yoğunlaşmak istiyorum.

Kabz hali kavram olarak ruhen tutukluluk, içe kapanma ve içinizin daralması anlamlarına gelir. Bu durum genellikle sosyal hayatınızda sürekli ters giden bir şeyler olduğunda meydana gelir. Kabz halinde elinizdeki tek silahınız sabırdır. Sıkıntılar ve zorluklar o kadar birikir ki bir gün gelir kabz hali üzerinizden kaldırıldığında bir patlama meydana gelir. Bütün başarılı olmuş sanatçı, showmen, futbolcu, siyasetçi ve iş adamlarının hayatlarını incelediğinizde kabz halini derinden derine yaşadığını göreceksiniz.

Beyazıt Öztürk radyo programcılığı ile başlayan hayat serüveninde bize yaşadığı türlü türlü sıkıntıları anlatırken aslında bir nevi kabz halini tasvir ediyordu. Halbuki “r” harfini çıkaramadığı için ilk radyo programlarını sunma hakkı verilmemişti kendisine. Ancak sebat ederek radyo programlarını değişik kanallarda sunmaya başladı ve İstanbul’a geldiğinde bir taraftan radyo programlarına devam etti diğer taraftan da Kanal 6’da tv programlarına başladı. Bu uzun ve yorucu günlerinde biz onu tam olarak tanımıyorduk ancak şu anki “Beyaz Show” programını 13. senesine girdiyse onun kabz halindeki birikiminin büyük payı vardı bunda.

Kabz halini yaşayan tipik örneklerden biri de Hakan Şükür idi. 1996 yılının sezonu başladığında bir türlü gol atamıyordu ve Fatih Terim onu sürekli ilk 11 de oynattığı için de hem Hakan Şükür hem de Fatih Terim çok eleştiriliyordu. Hakan Şükür gerçekten çok zor günler geçiriyordu. Ben bir Galatasaraylı taraftar olarak o zaman çok sıkılmıştım ve olanlara bir türlü anlam veremiyordum. Ancak Hakan Şükür’ün kabz hali sona erince goller birbiri adına geldi. Galatasaray’ın 8-1 mağlup ettiği Altay maçında Hakan Şükür ligdeki 100. golünü atarak “Kral” lakabıyla anılmaya başlandı. Kral Milli Takım’a yaptığı katkılarıyla da daha sonra kendinden hep söz ettirecekti. Hakan Şükür’ün yaşamış olduğu bu patlama anının öncesindeki yaşadığı kabz hali ve göstermiş olduğu sabrı biz ıskalamıştık.

Beni derinden etkileyen hikayelerden birisi de Harry Potter kitabının yazarı Joanne Rowling’in hayatıdır. Şu an J.K. Rowling olarak bilinen yazar küçüklüğünde fantastik hikayeler yazarak kız kardeşine kendi ağzıyla okurmuş. Hikaye merakı hiç bitmemiş ve daha sonra esinleneceği romanlar okumaya devam etmiş. 1990’da Manchester’dan London’a gittiği bir seyehatta Harry Potter karakteri ve bu karakterin çevresindeki karakterlerleri ilham yoluyla aldığını anlatan Rowling bu sıralarda en çok sevdiği annesini kaybetmiş. Kendisinin anlattığına göre annesinin ölümü kendisini o kadar derinden etkilemiş ki Harry karakterinin detayları konusunda annesinin ölümünden gelen kaybı ona ilham olmuş. 1992’de Portekiz’e İngilizce öğretmeni olarak gitmiş ve orada Portekiz bir televizyon habercisiyle evlilik yapmış. Kısa zaman içinde Jessica isminde kızları olmasına rağmen 1993’te eşinden ayrılmış ve kızıyla birlikte İskoçya’daki kız kardeşinin yanına taşınmış. Bu sıralar o kadar bunalımdaymış ki intihara teşebbüs bile etmiş. Bir taraftan klinik depresyon tedavisi gören J.K. Rowling 3. kitabındaki ruh kabzedici yaratık (“Dementors”) fikrini bu depresyonda edinmiş. Bir taraftan işsiz olan yazar Harry Potter kitabını yazmayı hiç ihmal etmemiş ve çoğu zaman oluşturduğu karakterleri bunalımlı yıllarındaki ruh halinden yola çıkarak yazmış. Yazılarını yanında taşıdığı eski daktilo makinesiyle dışarıda cafelerde yazmış.

Harry Potter’ın ilk romanını Edinburgh’taki “The Elephant House” cafesinde yazmış. Tabii bir yandan tek başına kızına bakmak zorunda kalmış diğer taraftan da bütün enerjisini romanına ayırmış. Sonunda 1995’te “Harry Potter and the Philosopher’s Stone” ismindeki ilk Harry Potter’ın romanını bitirmiş ve tam 12 yayın evine sunmuş ama hepsinden red cevabı almış. 1 sene sonra £1500 karşılığında London’daki “Bloomsbury” yayın evinin editörü Barry Cunningham yeşil ışık yakmış ve kitap ilk defa basılmış. Kitabın kabul edilme nedeni ise daha ilginçmiş. “Bloomsbury” başkanı ilk bölümünü sekiz yaşındaki kızı Alice Newton’a okutmuş ve kızının beğendiğini gören başkan kitabın basılmasını kabul etmiş. “Bloomsbury” yayın evi yine de J.K.Rowling’e günlük bir iş bulması gerektiği, çocuk kitaplarının çok tutmadığı için çok ümitvar olmamasını telkin etmiş. Zaten Bloomsbury yayın evi kitabın sadece 1000 kopyasını basarak 500’ünü kütüphanelere göndermiş.

5 ay sonra kitap Nestlé firması tarafından farkedilmiş ve “Nestlé Smarties Book Prize” ismiyle ilk ödülünü almış. Daha sonra İngiltere’de yılın en başarılı kitabı ödülüne layık görülünce Amerika’daki Scholastic yayın evi de kitaba talip olarak “Harry Potter and the Sorcerer’s Stone” adıyla Amerika’da basılmış. Kitabın Amerika’da basımı ile birlikte o kadar çok geniş çocuk kitlelerine ulaşılmış ve beğenilmiş ki J.K Rowling elde ettiği sonuca kendisi bile inanmakta zorlanmış. Hollywood’un da kitabın filmini çekmesiyle dünyada yeni bir “teenager” endüstrisinin ilk adımını oluşturduğunu daha önceki yazımda belirtmiştim. Rowling daha sonra Harry Potter kitap serilerine devam ederek tarihteki gelmiş geçmiş en çok satan kitap rekoruna da ulaşmış. J.K. Rowling’in şu anda yaklaşık 1 milyar dolar serveti mevcut ve İngiltere’de en zengin kadınlar listesinde yer alıyor. Kitapları şimdiye kadar piyasada $15 milyar değer yaratmış. 2011 yılına gelindiğinde 450 milyon kopyayla ve 67 dilde tercüme edilmesiyle tarihte kendisine önemli bir yer edinmiş.

J.K. Rowling her türlü bunalımı yaşasa da ve hayatın zorluklarıyla karşı karşıya kalsa da yazmaktan hiç durmamış. Kitabı pek çok yayın evi tarafından reddedildiğinde bile mücadelesine devam ederek hakkettiği yeri falasıyla kazanmış. Ben yazarın kabz halindeki göstermiş olduğu sabrın onu çok ileriye taşıdığını düşünüyorum.

Başarılı insanların acıklı hikayeleri arkasında hep kabz halini göreceksiniz. Yukarıdaki gibi yüzlerce örnek gösterilebilir. Sonunda hepsi sabrederek bir patlama yapmış kimisi ulusal çapta kimisi de bütün dünyada yankı uyandırmış.

Sabır göstermenin ruhsal bir zorluğu vardır. Bir işi başaramadığınızda içiniz daralır, onu aşmak için türlü türlü yollar denersiniz de sonuca varamazsınız bir türlü.  Çoğu zaman da kalbinizi ve gurunuzu kıran insanlara karşı sabır göstermek zorunda kalabilirsiniz. Çok büyük bir hedefe odaklanmışsanız eğer muhtemelen kabz halini yaşayacaksınızdır. En büyük sabır imtihanını kabz halinde vereceksiniz ve istedikleriniz konusunda test edileceksiniz. Ancak sonunda yaşadığınız ruhsal zorluklar, acılar birikecek ve bir gün meyvesini verecek, kabz hali sona erecek ve siz müthiş bir patlama yaparak istediğinize ulaşabileceksiniz. Onlar ulaştılar, siz de ulaşabilirsiniz.

2 thoughts on “Unuttuğumuz değer: Sabır

  1. Geri bildirim: İyi hissetmek | 2kere2beseder

  2. Geri bildirim: Hayal ile Heves Arasındaki Fark | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s