Küçük Düşünün


Türk kültüründe yetişmiş birisinin en çok zorlanacağı şey büyük düşünmeyi terkedip küçük düşünmek olacaktır. Küçüklüğümüzden beri beynimizi “büyük düşün” sloganıyla yıkadılar. Hiç kimse küçük düşünmenin önemi üzerinde durmadı. Şanlı tarihimizde medeniyetler üstüne medeniyetler kurmuş, üç kıtada fetihler gerçekleştirmiş ve büyük zaferlere imza atmıştık. Bu kadar milli değerlerin ardından nasıl küçük düşünebilirdik.

Doğrusu Türk kültüründen mi kaynaklanıyor yoksa şanlı tarihimizden mi yoksa suç tamamen eğitim sistemimiz ile mi ilgili tam bilemeyeceğim ama küçük düşünmenin önemini ve sistematiğini Amerika’da master programıma başladıktan sonra farketmeye başladım.

Amerika’nın büyük binalarına, arabalarına ve büyük bütçeli fimlerine hepimiz aşinayızdır. Ancak master programım ile birlikte Amerikalı bir insanın düşünce sistematiğinin ne kadar küçük olduğunu görünce bu durum ilgimi çekmeye başladı. Konuşmaları beylik laflardan oluşmuyordu, sesli, gür ve açık konuşuyorlardı. Tabii Amerikalı siyahi arkadaşlarımı hariç tutuyorum. Siyahileri anlamakta ben halen güçlük çekiyorum. (u see wat I’m saaaayyyyinnnnggg)

Sonra Amerikalı öğrenci arkadaşlarımın bir soruna yaklaşım tarzını incelemeye başladım. Son derece yalın ve sade düşünerek bir problem çözmeye çalışmaları, prezentasyon yaparken bir kaç slayt koyup konunun ana fikrini ön plana çıkartıp tartışmaları ve soru sorarken de kısa ve öz soru sormaları beni onların düşünce sistematiğini anlamaya iten başlıca nedenler oldu.

Biz Türkler bir prezentasyonu 20 slayt ile 30 dakikada anlatmaya çalışırken, aynı konuyu akıcı bir şekilde özet olarak 10 dakikada bir kaç slayt ile anlatan pek çok Amerikalı sınıf arkadaşım oldu. Elbette kendi dillerinde sunum yapmaları da önemli bir etkendi ancak bu benim için yeterli bir neden değildi. Çünkü biz Türk’lerin veya başka milletlerden insanların bir soruya verdiği çözümler de çok karışık ve anlaşılmaz oluyordu.

Üniversitede asistan olduğumda ilk iş olarak bir web projesi verdiler. Hiç unutmuyorum ilk toplantımızda projenin sadece anasayfasını tartışmıştık. Bir saat boyunca küçük bir projenin sadece ana sayfasını tartışmak benim için güzel bir deneyim oldu. Küçük bir ana sayfa için 10 kişilik bir toplantı yapmıştık. Bu toplantıdan sonra 1 yıl boyunca başka sayfaları anasayfadaki şablonu kullanılarak hazırladık ve ortaya güzel, sade bir proje çıktı. Okul içerisinde kullanılan bu ana sayfa son derece basit bir tasarıma kavuştu. İlk defa Amerikalı’larla birlikte çalışıyordum ve bir kez daha sadeliklerine şahit oluyordum.

Sanırım biz Amerikalı’ların sadelik ve büyüklük anlayışlarını karıştırıyoruz. Evleri, arabaları, binaları, herşeyleri büyük ama yapı itibariyle son derece sade olduklarını göreceksiniz. Estetik açıdan bir kaygıları olmadığı için mesela binaları ve arabaları son derece kaba olarak dizayn edilebiliyor. Buradaki amacım Amerikalı’ların bizden üstün olduğunu vurgulayıp aşağılık psikolojisi yaratmak değil. Amacım onlarda olan küçük ve sade düşünme sistematiğinin bizde olmayışını vurgulamak. Amerikalı hep küçük düşünüp küçük başladığı için istediği sonuca bizden daha çabuk ulaşabiliyor. Bir problemi küçük düşünerek yaklaşanlar genelde daha sade ve anlaşılır çözüme ulaşabiliyorlar.

Peki nasıl oluyor da bu kadar büyük bir devletin çocukları bu kadar basit ve sade düşünebilirdi diye artık bütün sektördeki Amerikalıları gözlemlemeye devam ettim. Hemen evime bir uydu çektim ve Amerika TV lerindeki showları, dizileri ve haberleri dikkatle izlemeye başladım. Kendi ülkemdeki formatlarla karşılaştırmaya karar verdim.

Mesela Bizim “Beyaz Show” ile onların “The Tonight Show” unu karşılaştırdım. İkisi de “Talk Show” formatında olmalarına rağmen bizim showumuzda bir gariplik vardı. İkisi de Talk Show formatında programlardı ve bu tür programlarda önemli insanlar ağırlanır, ünlü misafirlerden eğlencelik espriler beklenir ve özellikle Showmen ünlü misafirini yönlendirmeye çalışarak izleyecilere eğlencelik anlar yaşatmaya çalışır.

Buraya kadar tamam da bizim Beyaz Show’da pek çok ünlü misafirin birlikte ağırlandığını ve showun süresinin çok uzun sürdüğünü görünce farkı tekrar anlamaya başladım. The Tonight Show’da misafirler birer birer ağırlanır ve süre maximum 10-15 dakika ile sınırlı tutulur. Ünlü misafirin aktör, aktris, şarkıcı veya dizi yıldızı olup olmamasına göre Showmen bu kısa sure içerisinde kendisiyle konuşacak şeyler bulur. Hem misafir sıkılmaz hem de Showmen için daha kolay olur. Hiç unutmuyorum Beyaz Show Lost dizisinin “Sawyer” karakterini canlandıran Josh Holloway’i 20 dakikalığına ağırlayınca kendisi de oldukça bunalmıştı. Hatta sonunda şarkı bile söylettirmeye çalıştılar ama istemeyince Beyaz diretmekten vazgeçmişti.

Aynı şekilde bizdeki dizilerin 90 dakika olduğunu ve tartışma programlarımızın da çok uzun sürdüğünü söylememe gerek yok sanırım. Bu bağlamda Amerikan dizileri genellikle 20-30 dakika arasında değişir. Sezon finalini 45 dakikaya çıkartabiliyorlar. Elbette bunların pek çok yan nedenleri de var ancak herşey dönüp dolaşıp bizim bir işi abartıp rayından çıkartıp, karışık hale getirmemizde yatmıyor mu?

Başka bir örnek son 15 yıldaki büyük İnternet şirketlerin varlığı olarak gösterilebilir. Google, Amazon, E-Bay, YouTube, Facebook ve Twitter gibi sitelerin hepsi çok küçük fikirlerle başladılar. Başlangıç aşamasında tasarımlarının son derece bayağı olduğuna ben kendim şahitim. İçerik açısından çok az şey içeriyorlardı ve sadeydi. Pek çoğunun büyük bir şirket olmak amacı bile yoktu. Küçük bir fikir etrafında projelerini hayata geçirdiler ve ilk modeli elde ettikten sonra da hemen gerçek kullanıcılarla test etmeye koyuldular. Küçük bir lokasyonda tutan bu İnternet projelerini başka eyaletlere kolayca yayabildiler, sonra da bütün dünyaya.

Küçük düşünmek ve küçük başlamak o kadar önemli bir şey ki, bundan sonra üzerine eklenecek bütün herşey onun etrafında şekillenir. Film izlemeyi çok seven birisi olarak kendi ülkemdeki film senaryolarımızla yabancı film senaryolarını da karşılaştırıyorum. Dikkat ettiyseniz kendi sinema filmlerimizde konu oldukça dağınık oluyor. Bir konu ile başlayıp çok farklı bir konu ile bitebiliyor.

Örneğin Mahsun Kırmızıgül’ün New York’ta Beş Minare filmi bunun en tipik örneği. Çok global bir sorun olan Müslüman terörist değildir konusu ile Amerika’ya uzanan filmin sonu bir kişisel intikam ile bitebiliyor. İstediği mesajı da sadece replikler ile vermeye çalışması da ayrı bir gariplik. Senaryo tek bir küçük fikrin etrafında örgülenmediği için filmin ana çatışması da ileriki sahnelerde bozuluyor ve kaliteli bir film çıkartamıyoruz bir türlü. Hatta ben fragman işini de becerebildiğimizi düşünmüyorum. Anlaşılır fragman sessiz fragmandır. Sesini kısıp fragmanı izleyip anlayabiliyorsan başarılı fragmandır.

Bir fikrin veya ürünün küçük düşünülmesi, küçük başlanılması ve küçük bir modelinin oluşturulması dünyanın aslında en zor işidir. Zaten bunu başardıktan sonra özellikle Amerika gibi standart bir ülkede ürünü bütün eyaletlere yaymak işin en eğlenceli kısmı olsa gerek. Küçük düşünmek beraberinde odaklanmaya imkan verir ve başarının ilk anahtarını eline verir. Küçük düşünmek probleme sade ve yalın çözümler bulabilme imkanı da verir. Küçük düşünmek bir projenin, ürünün, sanatın ilk önemli adımıdır.

Ah “Küçüklük” seni anlayamadık bir türlü, ismine takılıp kaldık ve önemini göremedik. “Büyüklük” ü senin ağabeyin olarak takdim ettiler bize ve zihnimizi bulandırdılar. Ne doğru dürüst bir proje tasarlayabildik, ne anlaşılır bir film çekebildik ne de sorunlarımıza kolay bir derman bulabildik. Halbuki “Büyüklük” senin toplamından oluşuyordu ve biz özü kaçırarak hata ettik. Belki de seni anlamak işimize gelmedi çünkü seni anlamak hücreyi, zerreyi, atomu anlamak gibi zor bir şeydi. Onun yerine gözümüzü hep uzaya diktik ve yanıbaşımızdaki önemli fırsatları heba ettik.

3 thoughts on “Küçük Düşünün

  1. Geri bildirim: Amerika’ya Yeni Gelen Türk’ler | 2kere2beseder

  2. Geri bildirim: Acemi Startup Girişimcileri | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s