Takipçiler Güruhu

Forrest Gump filmini hepiniz izlemişsinizdir. IQ su düşük olan bir insanın neler başarabileceğini çok veciz bir biçimde anlatır film. Amerika yakın   tarihini de görme şansını yakalarsınız. Tom Hanks’i unutulmazlar arasına  dahil eden film aynı zamanda bir baş yapıttır.  Ancak benim en çok  hoşuma giden sahnelerden birisi Forrest Gump’ın koşu sahnesidir.

Forrest Gump hiç bir neden olmadan koşmaya başlar. 3 yıl 2 ay ve 14 gün boyunca koşar. Kendisinin dikkatleri üzerine çekme niyeti olmasa da artık haber bültenlerinde bile çıkmaya başlar. Herkes onun bir amaç için koşmaya başladığını düşünür. Bir şeyi protesto ettiğini sananlardan tutun,  hayatın sırrını çözen birisi olduğuna inanan bir genç bile karşısına çıkar. Derken takipçileri  artar ve peşinden ona eşlik eden takipçilerle birlikte koşmaya başlar. Halbuki hiç bir neden için koşmuyordur. “I just felt like running” diyerek sadece içinden geldiği için koşmaya başladığını söyler. Bir gün gelir koşmayı durdurur. İşte benim bittiğim sahne budur.

Takipçilerinden biri  “Durun bir şey söyleyecek” der. Herkes onun ağzından çıkacak söze odaklanır. Forrest Gump ise “Ben çok yoruldum, eve gideceğim.” demekten başka bir şey söylemez. Aynı takipçisi “Peki biz şimdi ne yapacağız” diyerek sahneyi özetler.

Filmdeki bu sahne ile birlikte takipçi-takip edilen ikilisini irdelemeye başladım. Hayatımızda herşeyi takip etmeye çalışmıyor muyuz. Herşeyden önce günümüz dünyasında gruplar, kulüpler, şirketler, topluluklar ve cemaatlerin sayısı o kadar çok ki ve takipçilerinin sayısı da o kadar fazla ki, takipçi-takip edilen ikilisini rahatlıkla gözlemleyip sonuç çıkartabilirsiniz.

Popüler kültürün, İnternet’in ve mobil teknolojinin yaygınlaşmasıyla takipçi-takip edilen ikilisi futbolcular, şarkıcılar, aktörler, aktrisler, gazeteciler ve bütün diğer şöhretlerin facebook ve twitter gibi sosyal ağlarda sanal aleme katılmalarıyla  doruk noktasına ulaşmıştır.

Dikkat edin takipçi-takip edilen diyorum, takipçi-lider demiyorum. Bir  insanı takip etmek için ille de lider olması gerekmiyor artık. Forrest Gump IQ’su düşük bir insan olarak koşuyor. Amacı olmadığı halde takipçi edinebiliyor. Şöhret insanlar da lider değil ama biz artık onları da takip etme gereği duyuyoruz. Hatta takipçi sayısını arttırmak için twitter’da kastıranları da görürsünüz.  Yani bir nevi artık herkes kendi cemaatini kuruyor. Takipçi edinerek hem egosunu tatmin etmek hem de belki ekonomik bir çıkar elde etmek peşinde olanlar da olabiliyor.

Benim en çok dikkatimi çeken bir şirketin ürünlerini takip etmeye çalışan insanlar olmuştur. İhtiyacı olmadığı  Apple’ın piyasaya çıkan yeni ürününü ilk alanlardan olmak için uzun kuyruklara girenler az değil.  i-Phone, i-Pad kuyrukları hep haber olmuştur.

Forrest Gump örneğinde takip edilenin bir amacı yoktur. İşi bittiğinde dükkanı kapatır ve takipçileri ortada kalırlar. Buradaki sahne takipçinin hüsrana uğramaması için bazı ipuçları içerir:

1- Takip edilenin amacı ve niyeti tam olarak nedir?

2- Takip edilenin takipçilerine ne gibi faydası vardır?

3- Takip edilen öldüğünde veya davasını terkettiğinde bıraktığı eserle veya fikirle takipçileri aynen devam edecek midir?

Forrest Gump sahnesinde bu üç maddenin hiç biri yoktur. Ne takip edilenin bir amacı vardır, ne takipçileri bir yarar sağlar ne de Forrest Gump koşmayı durdurduğunda takipçilerinin takip edebileceği bir eser veya fikir vardır.  Takip edilen ortadan kaybolduğunda acı çeken taraf takipçiler olur.

Bundan dolayı takipçinin psikolojisi daha bir gariptir. Takip ettiği insandan ziyade kendi içindeki boşluk veya amaçsızlığından kaynaklanan bir durumdur onunkisi. Aslında çok hüzünlü bir durumdur. Kendisini keşfetmeye çalışır. Kendinde olmayanı veya olmak istediği şeyi onda görür. Çoğu zaman istediği mutluluğa ulaşamaz.

Aşkta da böyle bir durum vardır. Genelde bir taraf daha ağır bir sevgi besler ve takipçi rolüne soyunur. Aşık-maşuklar takip eden-takip edilen ikilisini yaşarlar çoğu zaman.  Ayrılıklarda maşuk çok zarar görmezken aşık acılar içinde ortada kalır. Gerçek sevgiye dayalı ilişkiler bu ikiliden sıyrılıp birbirini takip eden hatta birbirini taklit edenlerin arasında gerçekleşir. Gerçek mutluluğa bu tür sevgiler ulaşır. Bundan dolayı gerçek sevgi karşılıklı olandır.

Siz siz olun neyi takip ettiğinize çok dikkat edin. Kendinizin kişisel yeteneklerinize, kariyerinize ve gelişimine katkıda bulunan insanları, grupları, şirketleri takip edin. Sevgide sizi tamamlayacak insanı hayat arkadaşı olarak seçin.

Forrest Gump’ın sahnesini ise buradan izleyebilirsiniz:

One thought on “Takipçiler Güruhu

  1. Geri bildirim: Monotonluğun Gücü | 2kere2beseder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s